Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Şimdi Amerika makamlarının Muhammed bin Selman ile görüşmeyeceklerini bildirmelerinden yola çıkarak , bu raporuna ve genel olarak Biden hükümetinin yaklaşımının Bin Selman'ın siyasi devamına nasıl etki yapacağını görmek gerek.
Bu alanda göze çarpan ilk husus bin Selman'ın Suudi Arabistan'daki konumunun sarsılmasıdır. Suudi Veliahdı Trump döneminde Amerika'nın desteklerine özel bir şekilde göz dikmişti. Ancak Donald Trump'ın yenilgiye uğraması ile pratikte en önemli destekçisini kaybetti. Cemal Kaşıkçı cinayeti ile ilgili rapor bir kez daha Bin Selman'ın şiddet yanlısı yüzünü gözler önüne serdi. Bu yüzden Suudi hanedanı içinde de Bin Selman'ın Suudi kraliyet koltuğuna oturmasının bu ülkenin konumuna zarar vereceği kanaati yaygın düşünce haline gelmiştir. Sonuçta bin Selman'a karşı iç gelişmelerin de artacağı söylenebilir.
İkinci önemli nokta Muhammed bin Selman'a karşı yaptırımlar gibi birçok uluslararası girişim ihtimali bulunmasıdır. Bu doğrultuda BMT'nın raportörü Cemal Kaşıkçı cinayeti ile ilgili sözlerinde de bu cinayetin failleri ve amirlerinin dışlanmasının uluslararası arenada adaletin uygulanması doğrultusunda önemli bir adım olduğunu ve benzer cinayetler işleyenler için önemli bir mesaj sayıldığını belirtti.
BMT Cemal Kaşıkçı cinayeti raportörü sözlerine şunları da ekledi:" Beyaz Saray'dan sırf Muhammed bin Selman'ın değil onun uluslararası ilişkilerini de yaptırımlara tabi tutmasını istiyoruz. "
Amerika hükümetinin Muhammed bin Selman'a karşı yaptırım uygulama ihtimali uzak bir ihtimal olsa da bu kez Suudi veliahdına karşı dış baskıların iyice artacağı söylenebilir.
Bu alanda göze çarpan üçüncü husus Muhammed bin Selman'ın kraliyet tahtını elde etme şansının azalmasıdır. Onun rakiplerinin durumu bu raporlar ile iyileşmiştir. Bu bağlamda Amerika hükümeti eski veliaht Muhammed bin Naif'e odaklanmıştır. Naif ise özellikle Muhammed bin Selman tarafından iyice sıkıştırılmıştır.
Bu doğrultuda Brookings düşünce kuruluşunda olan Broos Riedel şöyle yazıyor:" Uluslararası toplum şimdi de Suudi eski veliahdı Muhammed bin Naif'in özgür bırakılmasını istiyor. Bin Naif ise belli bir suçtan dolayı değil Muhammed bin Selman'ın başına bela olduğu için tutuklanmıştır. "
Muhammed bin Naif ise onlarca ve yüzlerce Amerikalının canını kurtarıp El Kaide'yi doğum yerinde yendi. Washington'un Suudi liderlerine bu hususta baskı yapması anormal bir girişim görünse de acil bir durumdur. Çünkü Muhammed bin Naif Amerikalıların güvenliğine verdiği destekten dolayı özel bir konuma sahiptir.
Son nokta ise Amerika hükümetinin bu raporu ile Suudi veliahdının siyasi kaderinin etkilenmesinin yanı sıra bir kez daha Bin Selman'ın siyasi çaylaklığı gözler önüne serildi. Şimdi de Suudi veliahdı bir kez daha Suudi kraliyet tahtına sırtını yaslamak için Amerika hükümetinin desteğini kazanmalıdır. Belki de bu kez petrodolarlar bile Muhammed bin Selman'ı kurtaramaz.
342/