28 Şubat 2021 - 14:48
Bin Selman ve Kaşıkçı Kabusu

Amerika hükümeti Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti ile ilgili gizli bilgileri ve belgeleri paylaşarak, bu cinayetin sorumlusunun Suudi Veliahdı Muhammed bin Selman olduğunu belirtti.

Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Şimdi  Amerika makamlarının  Muhammed bin Selman ile görüşmeyeceklerini bildirmelerinden yola çıkarak ,  bu raporuna ve  genel olarak Biden hükümetinin yaklaşımının  Bin Selman'ın siyasi devamına nasıl etki yapacağını görmek gerek. 

Bu alanda göze çarpan ilk husus bin Selman'ın  Suudi Arabistan'daki konumunun sarsılmasıdır.  Suudi Veliahdı  Trump döneminde Amerika'nın desteklerine özel bir şekilde göz dikmişti. Ancak Donald Trump'ın yenilgiye uğraması ile  pratikte en önemli destekçisini  kaybetti.  Cemal Kaşıkçı cinayeti ile ilgili rapor  bir kez daha   Bin Selman'ın  şiddet yanlısı yüzünü gözler önüne serdi.  Bu yüzden   Suudi hanedanı içinde de  Bin Selman'ın  Suudi kraliyet koltuğuna oturmasının  bu ülkenin konumuna zarar vereceği kanaati  yaygın düşünce haline gelmiştir.  Sonuçta  bin Selman'a karşı  iç gelişmelerin de artacağı söylenebilir. 

İkinci önemli nokta   Muhammed bin Selman'a karşı yaptırımlar gibi birçok uluslararası  girişim ihtimali bulunmasıdır.    Bu doğrultuda  BMT'nın raportörü Cemal Kaşıkçı cinayeti ile ilgili sözlerinde de    bu cinayetin failleri ve  amirlerinin   dışlanmasının   uluslararası arenada   adaletin uygulanması doğrultusunda önemli bir adım olduğunu  ve benzer cinayetler işleyenler için  önemli bir mesaj sayıldığını belirtti.  

BMT Cemal Kaşıkçı cinayeti raportörü  sözlerine şunları da ekledi:"   Beyaz Saray'dan   sırf  Muhammed bin Selman'ın değil   onun uluslararası ilişkilerini de yaptırımlara tabi tutmasını istiyoruz. "

Amerika hükümetinin Muhammed bin Selman'a karşı yaptırım uygulama ihtimali uzak bir ihtimal olsa da   bu kez Suudi veliahdına karşı dış baskıların iyice artacağı söylenebilir. 

 Bu alanda göze çarpan üçüncü husus    Muhammed bin Selman'ın  kraliyet tahtını elde etme şansının  azalmasıdır.   Onun rakiplerinin durumu bu raporlar ile iyileşmiştir.   Bu bağlamda Amerika hükümeti  eski veliaht Muhammed bin Naif'e odaklanmıştır. Naif ise özellikle Muhammed bin Selman tarafından  iyice sıkıştırılmıştır.  

Bu doğrultuda  Brookings düşünce kuruluşunda olan  Broos Riedel şöyle yazıyor:"   Uluslararası toplum şimdi de  Suudi eski veliahdı  Muhammed bin Naif'in  özgür bırakılmasını istiyor.  Bin Naif ise  belli bir suçtan dolayı değil   Muhammed bin Selman'ın başına bela olduğu için  tutuklanmıştır. "

Muhammed bin Naif   ise  onlarca ve yüzlerce Amerikalının canını kurtarıp  El Kaide'yi doğum yerinde yendi.  Washington'un   Suudi liderlerine bu hususta baskı yapması  anormal bir girişim görünse de  acil bir durumdur. Çünkü  Muhammed bin Naif   Amerikalıların güvenliğine verdiği destekten dolayı  özel bir konuma sahiptir. 

Son nokta ise    Amerika hükümetinin bu raporu ile    Suudi veliahdının  siyasi kaderinin  etkilenmesinin yanı sıra   bir kez daha  Bin Selman'ın  siyasi  çaylaklığı gözler önüne serildi.  Şimdi de  Suudi veliahdı   bir kez daha  Suudi kraliyet tahtına sırtını yaslamak için  Amerika hükümetinin desteğini kazanmalıdır.  Belki de bu kez petrodolarlar bile Muhammed bin Selman'ı kurtaramaz. 

342/