Akdeniz anemisi, Akdeniz kansızlığı ya da tıptaki adıyla Talasemi, kansızlık hastalığı olarak bilinmektedir.
İranlı yetkili "Yunes Arab" Pazartesi günü Dünya Talasemi Günü münasebetiyle duyurdu: "Talasemi hastalarının ihtiyaç duyduğu ilaçların yüzde 80'den fazlası yerli olarak üretilmesine rağmen bazı talasemi hastalarının vücut sistemleri tedavi edebilecek durumda olduğu için tedavi edilmesi gerekiyor ancak bu kesimin yabancı markalı ilaçları düzenli ve ömür boyu kullanmaları gerekiyor. Buna rağmen ilaç ambargosu nedeniyle ciddi sorunlar yaşıyorlar. " Son yıllarda İran İslam Cumhuriyeti yetkilileri, tek taraflı ve yasa dışı ABD yaptırımlarının İran'daki bazı hastalar da dahil olmak üzere insanların sağlığı üzerindeki etkisi konusunda defalarca uyarıda bulundu ve şunları vurguladı: "Bu yaptırımlar, aralarında talasemili olanlar da dahil olmak üzere tüm hassas hastaların günlük ölümüne neden oluyor.Geçen yılki yeni ölüm istatistikleri de bu hastaların ölümünün artan trendini gösteriyor. İran'da yaptırımlar nedeniyle 1397'de, 70, 1398'de, 90, 1399'da, 140 ve 1400'de, 180 talasemi hastası öldü."
Bu duruma rağmen, başta ABD olmak üzere Batılılar, tıbbın hiçbir zaman yaptırım listesinde yer almadığını iddia ediyor ancak bankalara uygulanan ambargo ve döviz bozdurmada yaratılan sorunlar nedeniyle uygulamada ilacın temin edilmesinin zor hatta bazı durumlarda imkansız olduğunu iddia etmektedir. Bu çerçevede özel ve tedavisi olmayan hastalıklardan mustarip olanlar için ilaç büyük bir sıkıntı haline gelmiştir. Bu yaptırımların sonucu, İran'da talasemi, kanser ve kelebek hastaları da dahil olmak üzere onbinlerce hastanın hayatını tehdit ediyor. İran Gıda ve İlaç Kurumu Başkanı "Seeyed Haydar Muhammedi" bu konuda şunları söyledi: "Bazı Batılı şirketlerinin temsilcileri bizim yaptırım uygulamadığımızı duyuruyorlar ama ya İran'dan ilaç ihtiyacını karşılamak için gelen talepleri yanıtsız bırakıyorlar ya da ilaç ihtiyacını karşılamak için gelen talepleri onaylayıp ilaç göndermiyorlar veya birkaç ay sonra çok sınırlı miktarda ilaç gönderiyorlar.Aslında bu şirketlerin çok hissedarı olduğu ve başı belaya girebileceği için resmi olarak açıklama yapmıyorlar ve biz yaptırım uygulamadık diyorlar. Ama aslında bize ilaç vermiyorlar."
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi uzmanları da İran'daki talasemi hastaları ile ilgili yaptıkları araştırmalarda Amerika Birleşik Devletleri'nin yaptırımlarının bu kişilerin yurtdışındaki hayati ilaçlara erişimini azalttığını ve bu nedenle yaptırımlardan doğrudan etkilendiklerini ortaya koymuştur. BM Özel Raportörü Alena Dohan da şuna inanıyor: "Sağlık hakkı söz konusu olduğunda, her kategoriden İranlı hasta yaptırımlardan etkileniyor. " İlaç şirketlerinin performansı, tek taraflı yaptırımlar ve bu şirketlerin Amerikan hükümetinin mali cezalarından korkması nedeniyle İran'da özellikle talasemi hastalarına ilaç sağlama imkanının ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Örneğin, İsviçreli ilaç grubu "Novartis" ve Fransız şirketi Roquette Frères'in İran'a ilaç göndermesi yasaklandı. İsveçli "Molnlycke" şirketi de ABD yaptırımları nedeniyle İran'daki kelebek (EB) hastaları için tıbbi bandaj göndermeyi reddetti. ABD'nin İran'a yönelik tek taraflı yaptırımlarının, diğer ülkeleri tehdit etmek ve tıp ve sağlık merkezlerinin hizmet sunumuna ve donatılmasına, özel ve acil ilaçların satışına ve laboratuvar ekipmanlarının transferine engel olmak ile ilişkilendirilen olumsuz sonuçları olduğu açıktır. İnsanların sağlığını olumsuz etkileyen ve birçok ölüme neden olan bu durumun, Amerika ve müttefiklerinin insan hakları ihlali ve insan haklarına aykırı davranışlarının bir başka örneğidir.
342/