Hutbesinde, İsrail’in direnişi kırma çabalarının başarısız kaldığını ve uluslararası toplumun direnişi bastırma konusundaki rolünü eleştirdi. Ayrıca, İslami ve küresel farkındalığın arttığını, Siyonist rejim içindeki bölünmelerin belirginleştiğini ve Batı’nın insan hakları iddialarının gerçeğiyle yüzleştiğini ifade etti. İran, Irak, Lübnan ve Yemen’in direniş hattına katılmasının önemine dikkat çeken Kabbaçi, direniş ekseninin güçlenmekte olduğunu da vurguladı. İran'ın saldırılarının İsrail’in savunmasız olduğunu kanıtladığını belirtti.
Ayetullah Sistani ile ilgili olarak, "İsrail, Ayetullah Sistani'yi suikast için hedef aldı, oysa bu kişinin barışın ve insanlığın bayrağını taşıdığını biliyordu" dedi. Bu durumun, İsrail’in bir terör örgütü olduğunu gösterdiğini vurgulayarak, Irak’a yönelik her türlü saldırıya karşı uyarıda bulundu. Irak'taki yabancı güçlerin varlığının sona ermesine ilişkin de açıklamalar yapan Kabbaçi, "27 Ekim, yabancı güçlerin Irak’taki görevlerinin sona ereceği tarihtir. Gecikmeler ve sözleşmelere uyulmaması konusundaki endişelerimizi dile getiriyoruz" ifadelerini kullandı.
Hz. Fatıma Zehra (as)'ın şehadeti hakkında da konuşan Kabbaçi, Hz. Muhammed (s.a.a)'in "Fatıma (s.a) benim bir parçamdır" sözlerini hatırlatarak, Yüce Allah'ın "Eğer Allah'ı seviyorsanız, o zaman Allah’a uyarsınız" dediğini aktardı. Bu ifadeler, insan ile Allah arasındaki karşılıklı sevginin önemini ortaya koydu. Bağdat İmamı Cuma'nın, Siyonist rejimin Ayetullah Sistani'yi tehdit ettiğine değinerek, "Ayetullah Sistani, düşmanların planlarını boşa çıkarmada büyük rol oynuyor" şeklindeki açıklamaları da dikkat çekti. Bu konuşmalar, Necef Eşref’teki toplumsal ve dini hassasiyetleri yeniden gündeme getirdi.