3 Mayıs 2015 - 15:50
Suudi hanedan rejimi çöküşün eşiğinde

"...Yemen'e... dayatılan savaş, katliam ile Yıkım, Suudi hanedan rejiminde büyük bir gedik açtı. Ölen Kral'ın oğlu Mutab bin Abdullah da Suudi kralının Yemen'e saldırısını kınadı. İktidar değişikliği bir taraftan ve özellikle Yemen savaşı, Arabistan toplumunda da çekişme ve çatışmanın çıkmasına sebep olmaktadır. Suudi hanedanı rejimi çöküşün eşiğine gelmiş bulunuyor."

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- 

Yemen'e başlattığı saldırıyla hem bölgede ve hem de kendi ülke içi siyasi dengeler açısından büyük belirsizliklere sebep olan Suudi Arabistan'ın yeni yönetimi ciddi sıkıntılarla karşı karşıya. İRİB'de Seyid Rezi İmadi'nin haber-yorum yazısı ve yine bu konu ile ilgili makale Suud hanedanının aslında çöküşün eşiğinde bulunmasına ilişkin ortaya koyduğu değerlendirmeler dikkat çekici. 
  
Azledilen veliahdin sert kınama bildirisi, Suudi Krallığı'nın dönüm noktası
 
Arabistan'ın azledilen veliahdı Mukrin bin Abdulaziz Cuma günü yayınladığı bildiride, Kral Selman'ın başıboş bir karar aldığını ve kendisinin Suudi Arabistan'ın Yemen'e saldırına tamamen karşı olduğunu bildirdi. Mukrin bin Abdulaziz Arabistan halkını Suudi kralı Salman bin Abdulaziz ile oğluMuhammed bin Salman ve savunma bakanının başına buyruk girişimlerine yönelik itiraz sesini yükseltmelerini ve gayri meşru yönetime Biat etmemeleri gerektiğini vurguladı.
 
Mukrin bin Abdulaziz ayrıca bildirisinde, Kral Selman'ı Yemen'e yapılan saldırıların Arabistan'a karşı uluslar arası, bölgesel ve ülke içinde olumsuz askeri ve iktisadi sonuçlar doğuracağı konusunda uyardığını, ancak ülkenin askeri komutanlığını Muhammed bin Salmana bırakan Arabistan kralının bu uyarıları dinlemediğini belirtti.
 
Arabistan'da Suudi krallığı 26 Mart günü Yemen'e karşı kanlı ve yıkıcı savaş ve saldırı başlattı. Alzheimer hastası kral Selman 29 Nisan günü de Suudi krallık rejiminde büyük bir değişiklik yaptı. Veliaht Mukrin bin Abdulaziz'i görevinden aldı ve Muhammed Bin Naif'ı birinci Veliaht ve savunma bakanı, oğlu Muhammed Bin Selman'ı da ikinci veliaht olarak atadı.
 
Bu iki girişim ve özellikle Yemen Müslüman halkına dayatılan savaş, katliam ile Yıkım, Suudi hanedan rejiminde büyük bir gedik açtı. Ülke içinde ve uluslar arası alanda buna itiraz sesleri yükseldi. Ölen Kral'ın oğlu Mutab bin Abdullah da Suudi kralının Yemen'e saldırısını kınadı.İktidar değişikliği bir taraftan ve özellikle Yemen savaşı, Arabistan toplumunda da çekişme ve çatışmanın çıkmasına sebep olmaktadır. Suudi hanedanı rejimi çöküşün eşiğine gelmiş bulunuyor.Bölgesel alanda da Suudi krallığı büyük bir itibar kaybetti. Nitekim Pakistan Yemen savaşına katılma teklifini reddetti.
 
AKP hükümetiyse Suudi krallığının çürük dalına binerek Yemen'e karşı vahşi ve kanlı saldırılara lojistik ve istihbarat desteği verdi. Fakat Türkiye toplumu ve muhalefetinin sert tepkisiyle karşılayıp, Yemen halkına karşı izlediği politikada da çıkmaza girdi. 
 
 Darbe Korkusundan Darbe
 
Bugünlerde Suudi Arabistan, uluslararası düzendeki haber merkezlerinin en önemli gündemini oluşturmaktadır. Deprem şeklinde anılan Riyad'daki son siyasi gelişmeler süreci, Suudluların hasta kralı ve oğlunun yakın gelecekte onlara yönelik diz çökeceği şiddetli buhranlara yol açacağını gözler önüne seriyor. Arabistan kralı, Mukrin bin Abdulaziz'i görevden alarak Muhammed bin Naif'i ise Arabistan'ın yeni veliahdı olarak atadı ve oğlu Muhammed bin Salmanı veliaht halefi olarak atadı.
 
Arabistan kralı verdiği hükümle, ülkenin Amerika'daki büyükelçisi Adil Elcubeyri Suud Elfaysalı Arabistan dışişleri bakanı olarak atadı. Suud Elfaysal 1975 den itibaren Arabistan dışişleri bakanlığı görevini yürütüyordu ve dünyada bu görevin yürütülmesi açısından ön sırada yer alıyordu. Suud Elfaysal geçen ay Melik Salmanın Arabistan kabinesinin değiştirilmesi sürecinin ilk aşamasında bir kez daha dışişleri bakanlığı görevinde kaldı.
 
Suud Elfaysal 1940 da dünyaya geldi ve melik Salmanın tahta oturma merasimi sırasında bel ameliyatı için Amerika'ya gitti. Suudilerin Abdulazizin bildirgesine bağlı kalmaları, Suudilerin yaşlanmaları ve yıpranmaları sürecinin bütün Arabistan topraklarını sarmasına neden oldu ve bu olay ülke genelinde rahatlıkla hissedilebildi. Suudilerin yeni nesli, Arabistan'daki kabileye dayalı yapısını asla kabullenmiş değiller.
 
Suud sarayında Salman'ın iktidara geçmesinden sonra meydana gelen olaylar, Arabistan'ın siyasi yetkililerinin kuşkulu ve belirsiz olaylarla karşı karşıya kalmalarına neden oldu. Suudi Arabistan'da krallığın tam salahiyetli ve yetki sahibi olmasını dikkate alarak, krallık veya veliahtlık görevlerinde bulunmak Suud sarayındaki üyeler için büyük öneme haizdir. Bu da bir gerçek ki, Abdulaziz'in oğulları ile onun birinci nesli arasındaki kavga ve sürtüşme hala devam ediyor. Ancak iktidarın ikinci nesle intikali gerçekleşirse, Arabistan'daki asıl sorunların başlaması bekleniyor. Arabistan'daki neslin değişmesi, Suud hanedanı için en büyük sorunlardan biridir.
 
Suud El Faysal'ın son zamanlarda Arabistan Dışişleri Bakanı olarak yemin etmesi neticesinde yenidendışişleri bakanı olarak atandığı iktidardan uzaklaştırılması üzerinde düşünülmesi gereken bir meseledir.
 
Arabistan kralının ferman metninde şunlar belirtildi: 'Suud El Faysal yakalandığı hastalıktan dolayı dışişleri bakanlığından çekilmesi talebinde bulundu ve böylece onun isteği kabul edildi. Ardından Adil El Cubeyr ise dışişleri bakanı olarak atandı ve Suud El Fyasal, Melik Salman'ın özel temsilcisi, müşaviri ve bakanlar kurulu üyesi ve aynı zamanda dışişleri denetim sorumlusu olarak atandı'. Arabistan kralının bu iddiası, Suud El Faysal'ın son zamanlarda Arabistan Dışişleri Bakanı olarak bir kez daha atandığı bir sırada bu göreve getirilmesinden anlaşılıyor ki; Suud El Faysal'ın son zamanlarda dışişleri bakanlığı görevinden alınmış oldu ve bu da Riyad'daki iç darbenin tamamlanması halkası sayılmaktadır. Arabistan'da son zamanlarda meydana gelen değişiklikler, Suudi Arabistan Biat Heyeti üyeleri aldıkları kararla Mukrin bin Abdulazizin Arabistan veliahdı olarak atanmasına yönelik yeminlerini böylece bozdular.
 
Arabistan Biat Heyeti üyeleri, Arabistan'ın eski kralı Abdullah bin Abdulaziz döneminde hiçbir şekilde ve surette Mukrin bin Abdulaziz'in veliahtlığının sona ermesine ilişkin emrine uymayacaklarına dair yemin etmişlerdi. Riyad'daki haber kaynakları, Mukrin bin Abdulaziz'in mevcut baskılardan dolayı istifa etmeye yanaşmadığını, bu yüzden de Suud kralının onun azledilmesine karar verdiğini bildirdi. Muhammed bin Salman ve Adil Elcubeyre verilen hükümlerin, iktidarın Abdulazizin oğullarının ikinci nesline intikal ettirilmesi manasında olduğu anlaşılıyor. Öyle görünüyor ki, Melik Salman bu konuda kendisinin ölümünden sonraki dönemleri beklememektedir ve bundan önce de kendi oğlunun iktidara geçmesi zeminini hazırladığı anlaşılıyor.
 
30 yaşındaki Muhammed bin Salman, Suudi Arabistan'da veliahtlık görevini üstelenen en genç kimsedir. Arabistan kralının bu yöndeki fermanı aslında pratikte Arabistan için bir deprem niteliği taşıyor.
 
Öyle görünüyor ki, Suudi Arabistan'daki saray üyeleri bu depreme karşı direneceklerdir. Suudilerin sarayındaki nesil değişikliği onlar için tarihin en büyük sıkıntısı ve sorununa dönüşmüştür.
 
Halihazırda Riyad yönetiminin yoğun krizle karşı karşıya kaldığı gözleniyor. Melik Salman iktidara geçmesinin ardından bazı yetkilileri görevlerinden almaya ve yeni atamalara başladı. Suudi Arabistan'da meydana gelen değişiklikler, Riyad'daki hanedanlığın gücünün artmasına neden oldu.
 
Hiç kuşkusuz Suud sarayındaki şehzadelerden bazıları mevcut şartları kabul etmiyorlar ve buna karşı darbe girişiminde bulunacaklarından kuşku yoktur.