18 Mayıs 2015 - 02:36
İngiltere'de Eğit-Donat’a Katıldı

Ancak uzmanlar meselenin hiç de göründüğü gibi olmadığını, görünüşte terörizme karşı mücadele ettiklerini iddia edenler ülkeler özellikle de Amerika ve İngiltere'nin gerçekte terör örgütlerinin asıl kurucu ve hamilerinden olduklarını ve batılı ülkeler vatandaşlarının terör örgütleri içindeki aktif konumlarının arkasındaki nedeni de bunda aramak gerektiğini belirtiyorlar.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- İngiltere de Türkiye ve Ürdün kamplarında sözde Suriye hükümeti karşıtı ılımlı muhaliflerin eğitilmesi amacıyla Amerika hükümetinin liderliğinde başlatılan Eğit-Donat programına katıldığını bildirdi.

İngiltere'de yayınlanan Daily Telegeraf gazetesi bugünkü sayısında İngiltere ordusunun Türkiye ve Ürdün'e 85 askeri uzman göndererek, sözde Suriyeli ılımlı muhaliflerin eğitilmesi programına katkı vermeye resmen başladığını bildirdi. İngiltere savunma bakanlığının bildirdiğine göre İngiliz askeri müsteşarlar 3 yıl boyunca her yıl 5 bin Suriyeli muhalifi askeri eğitimden geçirecekler.

Bundan önce de Ürdün Enformasyon Bakanı Muhammed el-Mümini, Ürdün'ün IŞİD aleyhinde mücadele veren ülkeler koalisyonuna katılarak, Ürdün topraklarında Eğit-Donat programını hayata geçireceklerini açıklamıştı.

Ürdün enformasyon bakanı Muhammed el-Mümininin bu açıklamasının ardından ABD Savunma Bakanı Ashton Carter, ilk Suriyeli isyancı grubuna 'güvenli bir yerde' eğitim vermeye başladıklarını söyledi. Daha sonra bu grubun Ürdün toprakları üzerinde başlatıldığı ve ilk grubun 90 kişiden oluştuğu açıklanmıştı.

Sözde IŞİD'e karşı savaşmak üzere yetiştirilecek olan ve 'ılımlı muhalifler' olarak tanımlanan grupların Ürdün, Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye'de eğitileceği belirtilmişti.

Türkiye ve ABD arasında da eğitim programının hayata geçirilmesi için eğit-donat protokolü imzalanmıştı.

Suriyeli sözde ılımlı muhaliflerin eğitimine resmen başlanması ve terörizmin iyi ve kötü terörizm olarak ayrılması sözde IŞİD terör örgütüne karşı mücadelede Amerika öncülüğünde yapılan girişimlerden biridir. Terörizm aleyhindeki savaşta Amerika ve İngiltere'nin çelişkili tutumunun yanı sıra, başta İngiliz vatandaşları olmak üzere binlerce Avrupalının IŞİD terör örgütü saflarında yer alması aynı zamanda İngiliz hükümeti için de kaygı verici olmuş ve özellikle, çok sıkı askeri eğitimden geçen ve terör, sabotaj eğitimi alan bu teröristlerin kendi ülkelerine dönmeleri durumunda işlerin çığırından çıkacağı endişesini yaratmıştır. Şimdi ise İngiltere yetkililerinin sözde IŞİD terör örgütüne karşı mücadele amacıyla ılımlı muhaliflerin eğitilmesi konusunda Amerika'nın planına katılması, bizzat kendi terörist vatandaşlarının ülkeye döndükten sonraki dönemde girişecekleri muhtemel terör saldırılarından duyduğu kaygı bulunmaktadır ve bir yolunu bulup bu tehlikenin kendi ülkesine ulaşmasının sağlamadan önünü kesmeye çalışıyor. Hatta İngiliz vatandaşı üç genç kızın Türkiye güzergahını kullanarak IŞİD'e katıldığı haberi İngiltere'de krize yol açmış ve bu mesele İngiltere parlamentosunda bile tartışma yaratmış ve hatta az kalsın Türkiye ile İngiltere hükümetleri arasında bir krize neden olmak üzereydi. Bu durumla ilgili İngiltere Türkiye'yi suçlayarak, İngiliz kızların IŞİD'e katılmasından Ankara'yı sorumlu tutması karşısında Türkiye hükümeti de bizzat İngiltere hükümetini ve bu konuda Türkiye'yi bilgilendirmeyen İngiliz istihbaratını suçlamıştı. Şimdi ise milletvekilleri İktidarı ağır suçlayarak, terörizmle ciddi bir mücadele sürdürmediği ve kendi vatandaşlarını koruyamadığını bildirmekte ve hükümetten ciddi olarak açıklama beklemekteler.

Diğer yandan uzmanlar, IŞİD terör örgütünün, Avrupa vatandaşlarının bu terör örgütüne katılmasının devam etmesiyle birlikte ABD liderliğindeki mücadele koalisyonunun oluşturulmasına ve bu koalisyona bağlı güçlerin sözde IŞİD mevziilerine saldırılar düzenlemesine rağmen zayıflamadığı gibi hatta daha da güçlenerek işin içinden çıktığını ve bu terör örgütünün Irak ve Suriye içindeki etkinliğini artırdığını belirtmekteler. Son olarak IŞİD Irak'ta er-Ramadi şehrinin %60'ını ele geçirmeyi başarmıştır. Bu durum karşısında dünya kamuoyunun koalisyon güçlerinin nasıl mücadele ettiğini ciddi olarak sorgulamaya başlamıştır.

Ancak uzmanlar meselenin hiç de göründüğü gibi olmadığını, görünüşte terörizme karşı mücadele ettiklerini iddia edenler ülkeler özellikle de Amerika ve İngiltere'nin gerçekte terör örgütlerinin asıl kurucu ve hamilerinden olduklarını ve batılı ülkeler vatandaşlarının terör örgütleri içindeki aktif konumlarının arkasındaki nedeni de bunda aramak gerektiğini belirtiyorlar.