10 Haziran 2015 - 16:39
Akp’nin çöküşü, HDP’nin yükselişi

Başta Erdoğan olmak üzere AKP’yi Türkiye siyasetine sokup bu seviyeye getirenler şimdi HDP’in elinden tutup zirveye taşıyorlar. Türkiye’de bir Kürt gerçeği olduğu artık kabul edilecek; HDP’in seçimi birinci bitirdiği bölgelere dikkat edilirse, Ermenistan’ı Kuzey Irak Kürt devletine bağlayan bir koridor olduğu görülecektir. Gelecekte, yıllarca silahla kurulamayan bir Kürt devletinin şimdi siyaset ile masa başında kurulması kaçınılmaz olacaktır.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Hekim ve Alim olan Allah’ın adıyla

Evet, bir seçimi daha geride bıraktık ama çok farklı bir sonuçla; beklenmeyen, tahmin edilemeyen, bazılarını şok eden bir sonuçla.

Evet, balon gibi patlamış bir AKP,

Yerinde sayan asırlık bir CHP,

İnişli çıkışlı bir grafik çizen, Türkçülüğü savunan ideolojik bir MHP,

Sonunda kendisini Türklere kabullendiren bir Kürt partisi HDP.

Bu dört parti barajı aşıp parlementoya girmeye hak kazandılar. Büyüsü bozulmuş AKP dahil hiçbirisi tek başına hükümeti kuracak çoğunluğu sağlayamadı.

Seçimin hemen ardından senaryolar başladı; hükümet seçenekleri, kim kiminle koalisyon hükümeti kurabilir, kim kurmaz ve kim muhalefeti tercih eder, tekrar seçime gidilir mi? Bunlar günlerce konuşulacak, Türkiye gündemini oluşturacak konulardır.

Biz başka bir konuya değinelim.

Seçim sonuçları birkaç gerçeği ortaya çıkardı ve bir kaç gelişmeyi de bereberinde getirecek;

Önce gerçekler;

1-AKP şişirilmiş bir balon gibiydi, karşısında ciddi bir muhalefet olmadığı için başını alıp gidiyordu. Dur diyecek bir güç yoktu.

Dış siyasette freni patlamış kamyon gibiydi; ne tam olarak Batının stratejisini benimsedi, ne de kendisine akıl veren dostlarını dinledi. Ortadoğu’da kendi başına strateji geliştirmek istedi ama Suriye bataklığına saplanıp kaldı ve içeride de bir kaç TIR’ın hesabını veremiyecek konuma düştü.

İç siyasette muhalefetin hem fikri açıdan, hem de halk desteği açısından zayıf olması AKP’lilerin kendilerini rakipsiz imparator görmeye başlamasına sebep olmuştu. AKP’nin oluşturmak istediği sistem halk tarafından benimsenmedi.

Halka sunulan refah ve maddi imkanlar yolsuzlukların, hırsızlıkların ve haksızlıkların halk tarafından görmezlikten gelmesini sağladı ama yeterli olmadı.

AKP özellikle de Cumhurbaşkanı Erdoğan yanlışlarını görmemekte israr ediyor ve hatırlatılınca da duymaya tahammül edemiyordu.

2-Akp kendisini yenileyemedi; dünyanın değiştiğini göremedi, yeni neslin küresel düşündüğünü algılayamadı. Bilimsel, teknolojik ve ekonomik alanda üretkenlik olmazsa dünya devleti olunamayacağını anlayamadı. Medeniyet ve kültürünüz kendi üretiminiz değilse çöküşün kaçınılmaz olduğunu kavrayamadı.

3-Başta Erdoğan olmak üzere AKP’yi Türkiye siyasetine sokup bu seviyeye getirenler şimdi HDP’in elinden tutup zirveye taşıyorlar. Türkiye’de bir Kürt gerçeği olduğu artık kabul edilecek; HDP’in seçimi birinci bitirdiği bölgelere dikkat edilirse, Ermenistan’ı Kuzey Irak Kürt devletine bağlayan bir koridor olduğu görülecektir. Gelecekte, yıllarca silahla kurulamayan bir Kürt devletinin şimdi siyaset ile masa başında kurulması kaçınılmaz olacaktır.

4-Türkiye’nin üçte biri yani yüzde otuzu ırkçı/milliyetçi kafaya sahip; yarısı Türk, yarısı da Kürt ırkçısı

5- AKP’nin oluşturduğu korku duvarı yıkıldı

6-Türkiye siyaset hayatına “HDP” adında yeni bir muhalefet partisi kazandırılmıştır. Arkasında güçlü bir etnik kitle ( Kürtler) var, Batının desteği var ve uluslararası kuruluşların her türlü fikri ve maddi yardımı var. Emanet oylarla kazandı düşüncesi lanse edilmeye çalışılıyor ama AKP’nin emanet oylarla yıllarca hüküm sürdüğü gözardı ediliyor.

Seçimin beraberinde getirecekleri;

1- AKP’de iç hesaplaşmalar başlayacak; yıllarca örtbas edilen sorunlar artık su yüzüne çıkacak, güç odakları oluşacak ve çözülme süreci başlayacak. Çünkü birliktelik, ilahi değerler ve ilekeler etrafında olursa daimi olur, maslahat ve çıkar gereği olursa çıkarlar çatışması başlayınca çöküş başlar.

Birbirini suçlayacak ve yenilginin faturası birilerine kesilecek.

2-Düşenin dostu olmaz misali bugünden itibaren yıllarca AKP’nin yanında bulunan, destekleyenler ve toz kondurmayanlar AKP’ye vurmaya başlayacak; hatalarını, diklenmelerini, diktatörlüğünü, dik başlılıklarını saydıracaklar. Ben söylemiştim, ben hatırlatmıştım, ben zaten biliyordum gibi sığ ve dar görüşlülüklerini ortaya birkez daha koyacaklar.

Yazar ve aydın geçinenlerin bundan sonraki yazılarına dikkat edin liberal yazarlar yavaş yavaş direksiyon kıracaklar. Sözde İslamcı yazarlar da kıvıracaklar.

Basiret ve feraset sahipleri de eskiden olduğu gibi hakkın dili, gerçeklerin münadisi olacaklardır.

Gerçekleri görememek basiretsizlik ve ferasetsizliktir. Gerçekleri görüp söylememek ise korkaklık ve bağnazlıktır. Güçlüyken yanında olmak, zayıfladığında kınamak ise riyakarlık ve münafıklıktır.

Elbette hatadan dönmek de erdemdir.

Bundan sonra herşey eskisi gibi olmayacak gibi görünüyor.

Abdullah Özgür