Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA-IŞİD'e karşı koalisyona katıldığını açıklayan AKP'nin desteklediği çeteler Azez-Cerablus hattından 'IŞİD'le savaşmak' için Suriye'ye girerken Kaide'nin desteğini aldı ve Suriye Ordusu'na saldırdı
Temmuz başında Halep'in kısa süre içerisinde düşeceğine yönelik söylenti hızla unutuldu. Ardından ordu ve Hizbullah'ın Zabadani'deki ilerleyişi, Gab düzlüklerinde başarı da bu beklentiyi dillendirilmez kıldı. Tam bu dönemde Rusya'nın Suriye'ye yönelik siyasi çözüm projesini açıklaması ve Türkiye'nin IŞİD'e karşı koalisyona dahil olacağını açıklayarak ABD'ye askeri üsleri açması gelişmeleri yaşandı. Bunlar olurken bir yandan bölge ülkelerinin yeniden Şam'la ilişki kurmaya ve geliştirmeye başlamaları, hatta Suudi Arabistan'ın Suriye ile görüşmesi önemsenmesi gereken başlıca gelişmelerden oldu. Türkiye'nin IŞİD'le mücadeleye dahli ise bölgeyi izleyenler için güvenilir bulunmasa da, ABD aldığı üsler karşısında bunu pek önemsemedi. Hatta bölgedeki en önemli müttefiklerinden PKK'nın da hırpalanmasına ses etmedi. İlk oyun Sınır hattında 'güvenli bölge' oluşumu ise Türkiye'nin Suriye'deki vekalet savaşının başından itibaren en fazla talep ettiği şeydi. IŞİD'e karşı kurulacağı söylenen bölge ise fiilen Türkiye'nin cihatçılara yardım kolidoru olarak işlev görüyor. Türkiye'nin güvenli bölge olarak istediği Azez-Cerablus hattı ise ilginç iki gelişmeye sahne oluyor. El Kaide'nin Suriye kolu Nusra Cephesi Türkiye üzerinden 'IŞİD'le savaşmak için' Halep hattına giren cihatçı Türkmen birliklerine mevzilerini boşaltarak teslim ediyor. Nusra, bu durumu 'resmi' olarak da kabul ediyor. Ayrıca IŞD'le savaşacaklarını ilan ederek Suriye'ye giren çetelerin ilk hedefi ise bölgede IŞİD'le savaşan Suriye Ordusu oluyor. AKP yönetimi 20 Temmuz'dan sonraki dönem de dahil olmak üzere, yani IŞİD'e karşı mücadele edeceğini açıklamasının ardından örgüte ciddi bir zarar vermedi. Nusra gidiyor, Nusra geliyor Aksine, IŞİD'i bahane ederek örgütün karşıtlarına sürekli darbe vurmak niyetinde. Bölgeye şimdilik 850 civarı cihatçının Türkiye üzerinden girdiği yerel kaynaklar tarafından söylenirken bu rakamın kısa süre içerisinde 2-3 bine çıkacağı tahmin ediliyor. Halep hattını boşaltan Nusra'nın bunun için yeterli sebebi var ama ikisi bu anlamda önemli. İlki, Türkiye'den giren Türkmen birliklerinin Nusra ile ideolojik ve fiziksel bağları çok kuvvetli. Yani bu çeteler istenildiği veya gerektiği taktirde Nusra'ya kolayca katılabiliyor. İkincisi ise Gab düzlüklerinde ordunun hızlı ilerleyişinin yarattığı korku. Nusra, bölgeyi ve Halep kuzeyindeki mevzilerini Türkmen çetelere teslim ederek Halep'teki başarısızlığının ardından Gab düzlüklerinde devam eden çatışmalara takviye yapıyor. İdlip yolunu yeniden Suriye Ordusu'na açacak ve aynı zamanda da Lazkiye'ye yönelik saldırıların önünü kesecek Gab düzlüklerindeki savaşta yeni cepheler açtı. Düzlükerdeki başarılarıyla beraber, Cisl El Şuğur'a hızla ilerleyen ordu birlikleri bu takviyenin de etkisiyle açılan dört ayrı cephede daha mücadele etmek zorunda kaldı. Yeni cephelere karşı bölgeye ek asker sevkıyatı da yapılsa ordunun ilerleyişi yavaşladı. Yeni piyon Ahrar Türkiye'nin bir süredir uğraştığı diğer başlık ise Ahrar'uş Şam'ın ABD'nin koalisyonuna kabul edilmesi. Bunun için çok yönlü bir mücadele sürüyor. Türkiye'nin kuruluşundan itibaren yani neredeyse dört yıldır sürekli desteklediği örgüt aslında Kaide'yle çok kuvvetli bağlara sahip. Ahrar'ın kurucusu El Kaide'nin lideri Zevahiri'nin Suriye'deki kişisel temsilcisiydi. Ahrar, bu profilini unutturarak ABD'nin desteğini meşru şekilde almaya çalışıyor. Türkiye'de ise bu durum oldukça ilginç bir işleyişe sahip. Yandaş medya yıllardan beri ismini andığı örgütü şimdi daha fazla öne çıkarırken Rojava/Ayn el Arab saldırıları dışında Suriye ile pek ilgilenmeyen, Alevi, Sünni, Dürzi, Süryani, Hıristiyan katliamlarını görmezden gelen, hatta eylemlerinde Özgür Suriye Ordusu bayrağı taşıyacak kadar bölge cahili olan sol ise şimdi şimdi Ahrar'ı tartışıyor. Ahrar hakkında PYD'de IŞİD'den farkı olmadığı açıklamasında bulunmuştu. Ek olarak Ahrar'ın ÖSO, IŞİD ve Nusra gibi örgütlerden hemen hiç farkı yok. Haliyle bu örgütlerin de birbirlerinden canilik seviyeleri ve ideolojiler bağlamında farkı yok.
IŞİD'e karşı koalisyona katıldığını açıklayan AKP'nin desteklediği çeteler Azez-Cerablus hattından 'IŞİD'le savaşmak' için Suriye'ye girerken Kaide'nin desteğini aldı ve Suriye Ordusu'na saldırdı