Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Allah’ın adıyla
Olağanüstü ve karmaşık bir sürecin enstrümanları kullanılmaya başlayalı çok oldu. Sonsuz bir aldatma ve ihanetle yüz yüzeyiz. Ve ayrıştırmalar üzerine kurgulanan siyaset arenası gerçekleri görmemizi inatla ret ediyor.Öyle ki; sevgiden düşmanlıklara hızlı bir şekilde döndürülüyor, egoizm ve nefretle kirlenmiş siyasetin çirkinliğinde, güce tapınmanın kurbanı durumuna getiriliyoruz.
Siyasi çoktanrıcılar, içinde bulunduğumuz çaresizliği kullanarak toplumu tehlikeli sonlara doğru sürüklemekten geri kalmıyor ve kısacası zihinlerindeki putlara tapınmamızı istiyorlar. Ortada maneviyat adına, siyaset adına söylenen ne varsa, afyonlaştırılmış ve resmen kıblemiz düşmanın kıblesiyle Ali Şeriati’nin söylemiyle “melezleşmiştir” Dost ve düşmanın renkleri biri birine karışmıştır. Ve dikkat edilirse, bu gün Suriye’de Ebusüfyan, mücahit, Siyonist, hokkabaz, yağmacı, emperyalist, Allahperest hepsi bir olmuş durumdadır. Bu anlamda yağma ve katliamlar devam etmektedir. O halde; Dost kim, düşman kim?
Dikkat edilirse, ülkemiz de yakın komşu ülkelerdeki gibi kaotik ortama doğru çekilmektedir. Yerleşik ve egemen zihniyet buna uygundur. Çünkü bu zihniyetin değişmezleri, ana belirleyicileri, kumanda merkezi Muaviye’dir. Ve bu kabullerinden vazgeçmeleri düşünülemez. Çünkü güçlü bir statükoya sahiptir. Burada toplumun önderlerine düşen görev, bu zihniyetin arkasındaki anlayışı kavramak, bu bilginin ötesini anlamak ve perdeleri aralamaktır. Aksi halde toplumun bilinç altına sokuşturulan yalan-yanlış düşünceler bu yerleşik zihniyete hizmet edecektir. Buradan hareketle, bu zihniyetin art niyeti deşifre edilemezse, ötekileştirilme, ayrımcılık ve mezhebi boğazlaşmalar da kaçınılmaz olacaktır.
Özellikle son günlerde Alevi vatandaşlarımızın evlerine konan işaretler hayra alamet değildir. Buradaki amaçlar farklı olabilir. Ancak birkaç yıldır yoğunlaşarak devam etmesi, düşündürücüdür. Yetkililerin deyimiyle “bu çocuk işi” değildir. Bilinçli ve sistematik bir zihniyetin yansımasıdır. Yine Alevi dernek başkanlarına yapılan saldırıların, geleceği iyi tanımlamamız bakımında iyi bir örnek olacağını düşünüyorum.
Aleviler süreci iyi okumalıdırlar. Çünkü her anlamda kuşatılmışlıkla karşı karşıyadırlar. Sağlam bir birliktelikleri olmadığı gibi, farklı ve zıt durumdaki Alevilik tanımlamaları da işin tuzu-biberi olmaktadır.Ayrıca belli odakların, özellikle Alevileri yanlarına çekebilmek için farklı çabaları da gözden uzak tutulmamalıdır. Anlaşılacağı Aleviler bu oyuna girmemelidirler. Kısacası oyuncuları eksiktir.
Rıza BAKIRLI