19 Eylül 2015 - 08:29
18 Madde’de Kısaca Cem Töreni

Alevi yolunun temellerinden olan cem töreni Aleviler için mühim bir uygulamadır. Bu uygulama, genelde dinsel niteliklidir.Ama insanların hem ibadet, hem ruhen yenilenme, yıkanma eylemini, hem de toplumsal ve bireysel sorgulama işini kapsar.Cem törenleri dinsel bir olgu olduğu kadar bir eğitim alanıdır da. Halk eğitiminin belirli bir disiplin içinde verildiği bu törenlerde ayrıca Alevi insanların dünya işleri de sorgulanır.

1-Alevi yolunun temellerinden olan cem töreni Aleviler için mühim bir uygulamadır. Bu uygulama, genelde dinsel niteliklidir.Ama insanların hem ibadet, hem ruhen yenilenme, yıkanma eylemini, hem de toplumsal ve bireysel sorgulama işini kapsar.Cem törenleri dinsel bir olgu olduğu kadar bir eğitim alanıdır da. Halk eğitiminin belirli bir disiplin içinde verildiği bu törenlerde ayrıca Alevi insanların dünya işleri de sorgulanır.

2-Cemler, özellikle Osmanlı devleti zamanında, Alevi halkın mahkemeleri gibi de çalışmışlardır. Aleviler, sorunlarını çözmek için asla Osmanlı devletinin mahkemelerine gitmemişlerdir. Bu yola başvuran birisi düşkün sayılır ve toplumdan dışlanırdı. Gerek kişisel sorunlar, gerek çözülemeyen ailevi sorunlar, gerekse kişinin topluma karşı sorunları, cemde görüşülür, çözüme bağlanırdı. Çözümsüzlük söz konusu olmazdı. Karara uymayanlar, toplumsal yaptırımla karşı karşıya bırakılırdı...

3-Cem Çeşitleri

Alevilik’de, uygulanan altı tür Cem vardır. Bunlar şunlardır:

İrşat Cemi (Gençleri, yeni yetişenleri aydınlatma Cemi).

Koldan Kopma Cemi (Suç işleyenlerin, düşkünlerin, toplumsal suçların yargılandığı Cem).

Müsahiplik Cemi (İkrar veren aileler arasındaki birlikteliği, dayanışmayı işleyen İkrar Cemi).

Lokma ve Dardan indirme Cemi (Herhangi bir konuda adak adayanlar, baba ve annelerinin Hakk’a yürümesinde helallık alma Cemi)

Abdal Musa Kurban Cemi (Kurban kesip çevreye dağıtılan Cem). Bu Cem Hacı Bektaş Veli döneminden sonra uygulanmaya başlanmıştır.

Görgü Cemi (Aleviler’de çok özel, önem taşıyan bir Cemdir).

4-CEME HAZIRLIK  

Cem ibadetinde; “ölmeden önce ölmek, hesaba çekilmeden önce hesabını vermek, ulu divana alnı açık yüzü ak olarak, kul hakkıyla gitmemektir.

Kul kuldan razı olursa Allah da kuldan razı olur.” Ve “döktüğünüz varsa doldurun, ağlattığınız varsa güldürün” ilkesi gereğince; nefsi için ailesini boşayanlar, yalancı şahitlik edenler, hırsızlık yapanlar, haram kazanç sağlayanlar, Ailesine evlatlık görevi yapmayanlar, komşusuna zarar verenler, kısaca zararlı kişiler ceme alınmazlar.

Ceme gelen Alevi, en güzel giysilerini giyer ve ceme temiz ve pak bir şekilde gelir. Evi ve komşuları ile barışık olmalı, can incitmemelidir. Küskünlükler varsa barışılmalıdır ve ceme girmeden bu yapılmalıdır.

5-DARA DURMAK  

Dar Yüce Yaratıcının huzurunda durduğunu kabul ederek özünü, benliğini ortaya koyup, teslim olmanın adıdır. Yaratan’ın huzurunda gizlilik, saklılık yoktur. O her şeyi bilen ve görendir. Bilineni bilenden saklamanın bir anlamı da yoktur. Bu darda “ölmezden önce ölünür ve yaşamı sorgulanarak, pak insan olunur.” Ruhumuzu da arındırmamız lazım. Din, ruh fezasında yükselmenin adıdır. Öyleyse “Beytullah” dediğimiz öz, yani vicdani öz, kendini sorgulamalıdır.

6-Aklı temizlemenin adıdır dar.Dara durulduktan sonra. Dede: Allah... Allah... Lokmalar kabul ola. Muradlar hasıl ola. Hak-Muhammed-Ali kabul eyleye. İmam Hasan, Şah Hüseyin, Hünkar Hacı Bektaş Veli defterine kayıd ola. Nur-ı Nebi, Kerem-i Ali, Pirimiz Hünkarımız Hacı Bektaşi Veli, gerçek erenler demine hu... diye dua verir.

 

7-Duayı alan eşler diz üzeri gelerek meydana niyaz ederler. Böylece hem “Âdem'e” secde edenlere karışmış olurlar, hem de tüm ceme katılmış olanlarla niyazlaşmış, görüşmüş olurlar. Ayrıca dede ile veya cemde bulunanlarla görüşülmez. Bazı bölgelerde duadan sonra meydana değil, dedenin oturduğu posta veya dedeye niyaz edilir. Bundan sonra eşlerden erkekler, yönü dededen tarafa gelmek üzere, orta yerde büyükçe bir boşluk bırakarak (halka-daire) teşkil edecek biçimde otururlar. Cemaatin kalabalık oluşuna göre bu halka üç ve daha fazla sıra olabilir. Burada herkes birbirine dönüktür. Böylece, “Tarikat namazı didara (yüze) kılınır”, sözünde olduğu gibi herkes yüz yüze oturur. Dua ve niyazdan sonra eşlerden kadınlar (bacılar) erkeklerin teşkil ettiği halkanın geri tarafından münasip bir yerde topluca otururlar.

 

8-RAZILIK ALMAK  

Razılık, bireye mahsustur, arınmaktır. Gönül kırdıysa özür dileyici olup, kırdığı gönlü onarmak, ağlattığını güldürmek, zarar verdiklerinin zararlarını ödemek yani, kul hakkını sahibine yaşıyorken vermektir.. Razılık ve kul hakkının sorulması ise cemin şartlarındandır. Ulu dîvana (mahşer meydanına) alnı açık, yüzü ak olarak kul hakkıyla gitmemek için cemde tüm canlar (aleviler) helalleşir ve birbirlerinden razılık alırlar. Pîr (Alevi dedesi) canlara şu uyarıyı da yapar: “Aldığın varsa ver. Verdiğin varsa al. Döktüğün varsa doldur. Ağlattığın varsa güldür. Yıktığın varsa kaldır.” Fikri ile uygulanır ve helalleşilir.

Kur’an; “Şu bir gerçektir ki, müminler sadece kardeştirler. O halde kardeşleriniz arasında barışı sağlayın”, diye buyuruyor.

İnsanlar kendi gönlündeki huzuru yakalarsa, herkesle uzlaşırsa, dünya barışına giden yolun kapısını açar. Tüm yaratılmışla dost olur.

Kur’an;” Ey can! Razı etmiş ve edilmiş olarak sevgiyle dön Rabbine.”(Fecir; 27-28) der. Öyleyse birbirimizle barış içinde olmalıyız. 

 

9-BİSMİŞAH (ŞAHIN ADIYLA)  

Hz. Mevlana’nın Mesnevisi de “BİŞNEV” yani “İŞİT” sözüyle başlar. Allah aşkı ile dolu olan bir Veli neden Besmele ile başlamamıştır? Tasavvufçular araştırmışlardır. “Bişnev” sözü; B ile başlamaktadır. Bu besmelenin yerini tutabilir. Çünkü, Velilerin sözleri, sembollerledir. B Hz. Muhammed, noktası İmam Ali’dir.

Hz. İmam Ali:” Kur’an’da ne varsa Fatiha’da, Fatiha’da ne varsa Besmele’de, Besmele’de ne varsa başında ki B harfindedir. Ve ben de B’ nin altındaki noktayım. “İlim noktadır, cahiller onu çoğaltmıştır.” Diye buyurmuş ve bu şekilde açıklamıştır. Yani “Bismişah” besmeledir.Aleviler bu yüzden cemlerinde Bismişah derler.

11-ALLAH - ALLAH  

Allah kelimesini en üstün zikir olarak gören Aleviler Allah ha sığınmak ve bu lafzın üstünlüğünü dile getirmek için  amin demek yerine edilen dualardan sonra Allah Allah derler. 

 

12-SU DAĞITMAK (SAKİ)

Kerbela  Şehitleri’nin anısına ceme katılanlara  su dağıtılır.

13- ÇERAĞ YAKMAK  

Cem töreni sırasında, mum, lâmba vb. aydınlatma araçlarını usûlüne göre yakmak demektir. mumları yakarak tekkeyi açmak anlamına da gelir.

14-TÖVBE (TÖVBE) ERKANI

Kul hakkının tövbesi olmaz. Kul hakkı da “Hakkı sahibine ödemekle” olur. Kur’an, ibadetle ilgili bir yaptırımdan söz etmez, ancak insan haklarının ihlaline maddi yaptırım öngörür.Buna istinaden kul haklarının ödenmesi ve tövbe etme faslıdır.

15-SECDE ETMEK  

Kulluğu  ve Teslimiyeti göstermek için secde edilir... .

Secde, bir üst varlığa boyun büküştür. Hz. Ali; “Beden ve gönül secdesin den bahseder. Beden secdesi yedi şerefli azanın toprağa tekabülü, gönül secdesi ise dünyalıktan uzaklaşmaktır.Bunlara istinaden secde edilir.

16-SÜPÜRGE HİZMETİ  

Hacı Veli şöyle buyurur;

Söyle inanlara; Gönül evlerini alçak gönüllülük aşıklık süpürgesiyle süpürsünler. Hırsı, nasılı, niçin i, münafıklılığı, hainliği, çekememezliği, dedikoduyu süpürüp atsınlar. Süpürge, manevi iç temizliğimizin sembolüdür. İnanç, bir iç dünya olayıdır.

Destur Pirim
Bismi şah Allah Allah
Biz üç bacıydık, güruhu naciydik.
Kırklar Ceminde süpürgeciydik
Süpürgeyi Selman kör olsun mervan
Yetişe mehdi Sahib-i Zaman
Allah eyvallah nefes pirimdir. Şeklinde dua edilir

17-MERSİYE  

Cem’de hep birlikte ayağa kalkarak mersiye okunur. Birlikte ayağa kalkış uyanışı sembolize eder.Hz.Muhammed’e ve onun Ehlibeyt i ne mersiyeler okunur .Onların uğradığı musibetlere göz yaşı dökülür.

 

18-Cem'de 12 Hizmetli         

Mürşid (Dede): Görev itibarıyla Hz.Muhammed, Hz.Ali ve Hacı Bektaşi Veli'yi temsil eder. Cem Erkanı Başkanlığını yapar, ikrar alir nasip verir. Cenaze, Müsahiplik, Nikah, Sünnet, Ad takar (isim takar)

Rehber: Görev itibarıyla İmam Hüseyin´i temsil eder. Yola girmek isteyenleri hazırlar, yol gösterir. Mürşidin en yakın yardımcısıdır.

Gözcü: Görev itibarıyla Ebuzer Gifari’yi temsil eder. Rehberin yardımcısıdır. Cem’in sessiz ve sakinlik içinde geçmesini sağlar. Cem’in bekçisidir.

Çerağcı (Delilci): Görev itibarıyla Cabir El Ensari’yi temsil eder. Cem evinde bulunan aydınlatma araçlarını yakar. Buhardanlıkları ve Mumları (Çerağları) hazırlar.

Zâkir (Âşık): Görev itibarıyla Bilal i Habeş’yi temsil eder. Cem’de Tevhid, duazde imam, Mersiye, Semah, Nevruzi ye söyler.

Süpürgeci (Ferras): Görev itibarıyla Selmân-ı Farisî Pir-î Pak'ı temsil eder. Cem evinin sürekli temizligi ile meskul olur.

Meydancı: Görev itibarıyla Hüzeyme tül Yemeni’yi temsil eder. Cem evinde Semahserleri kaldırır. Postları yerine dizer.

Niyazcı: Görev itibarıyla Mahmud el Ensari’yi temsil eder. Kurbanları tekbirler ve keser. Gelen Lokmaları alır ve dağılımını sağlar.

İbrikçi: Görev itibarıyla Kamber'i temsil eder. Cem'de Mürşidin ve Cem erenlerinin temiz olmalarını sağlar.

Kapıcı: Görev itibarıyla Gülam Keysani’yi temsil eder. Cem’e gelen erenlerin evlerini gözetler.

Peyikçi: Görev itibarıyla Amri Ayyari’yi temsil eder. Cem olacağını tüm canlara duyurur.

Sakacı: Görev itibarıyla Ammar bin Yasir’i temsil eder. Cem evinde su, şerbet, saka, süt v.b. dağılımını sağlar.