21 Şubat 2016 - 05:11
Akaras: "ABD, PYD Konusunda İkna Olmadı!"

EHLADER Genel Sekreteri Kadir Akaras, On4 TV'de her Cuma günü anahaber bülteninde yayınlanan 'Haftanın Yorumu' programında Ankara'daki terör saldırısını değerlendirdi ve Suriye'deki PYD konusuna değindi.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - EHLADER Genel Sekreteri Kadir Akaras 17 Şubat'ta başkent Ankara'da düzenlenen ve 28 kişinin hayatını kaybettiği intihar saldırısı hakkında, On4 TV'de yayınlanan 'Haftanın Yorumu' programında önemli ve çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Akaras, Ankara'daki terör eylemi için öncelikle millete başsağlığı, yaralılara acil şifalar ve ailelere de sabır dileğinde bulunarak terörü kınadı.

Akaras, "İnsanlık adına bu olayı kınamalıyız, bu ve benzeri olayların hiçbir yerde yaşanmasına müsaade edilmemelidir. Ankara, başkentte ve önemli bir bölgede olayın meydana gelmesi çok ciddi mesajlar içermektedir. Mesajı kim, hangi örgüt veriyor veya arkasında hangi ülke var, bunlar üzerinde konuşulacak şeyler. Ortadoğu'nun gündemi terör, ülkemizde de uzun yıllardır devam eden bir gündem terör. Son zamanlarda ise Şam ve Bağdat'a dönmüş durumda ülkemiz, zafiyet varsa ki vardır, tedbir alınmalı." ifadesini kullandı.

Akaras, terörün tanımına da değinerek Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın olayın faili olarak gösterdiği Kuzey Suriye'deki Kürtlerin partisi PYD-YPG konusuna da değindi.

Akaras. "Uluslararası tanınmış net bir terör tanımı yok, en büyük zafiyet burada. Bunun altında yatan sebep ise terör örgütlerini kullanan ülkelerdir. Özgürlük mücadelesi-halk direnişi denilen bir şey var. Bazı ülkelerde hükümete karşı yapılan hareketleri kullanmak amacıyla terörün tanımını çok muğlak (belirsiz) koymuşlar. Herkes farklı bir şekilde terörü tanımlıyor. İttifak edilen şey ise terör kötüdür ve terör kınanmalıdır. Ama terör nedir, kime terörist denir, burada ABD ile Türkiye'nin bakış açısı farklıdır. İran'la Arabistan'ın bakış açısı farklıdır. Herkes kendi dünyası ve penceresinden bakarak, bir terör ve terörist tanımı yapıyor. Bu da değişik sorunları meydana getiriyor. Mesela Türkiye, "PKK'ya terör örgütü" diyor. Birkaç yıl öncesine kadar Batı dünyası, NATO, müttefiklerimiz arasında olan birçok ülke bile PKK'yı terör örgütü olarak kabul etmiyordu. Ama son dönemlerde Türkiye'nin aktif diplomasisi, örgütün yaptığı eylemler, silah ve finans bağlantılarının ortaya çıkarılması ile hemen hemen bütün dünya PKK'nın terör örgütü olduğunu kabul ediyor. Türkiye, PYD (siyasi kanat) ve YPG (askeri kanat) ayrımı yapmadan, PKK terör örgütü olduğu için PYD'nin bunla irtibatı ispat edilebilirse, Suriye'deki bu Kürt örgütlenmesi de dünya "terör örgütü" olarak kabul etmek zorunda kalacak. Türkiye'nin bütün gayreti bunun üzerine. Türkiye, Ankara'daki saldırıyı ismini de vererek "kesin PYD yaptı" diyor ve PKK ile bağlantısını da ispat ederse dünyayı ikna edebilir düşüncesinde. Ancak herkesin kafasında sorular var. "Bazı bilgiler biliniyorsa neden önlem alınmadı", "biliniyorsa patlamadan sonra açıklanan bilgiler nereden geldi?" ABD, PYD'nin terör örgütü olduğu konusunda ikna olmadığını söyledi. Reddetmiyor ama kabul de etmiyor. Terör saldırısının YPG tarafından yapıldığına ilişkin bir kanıt olmadığını belirtiyor ABD. YPG'nin terör örgütü olup olmadığına dair ABD, Batı ile farklı pozisyonlarımız var. Neden farklılık var, birincisi tanım nedeniyle. Bizim açımızdan ise terör, bireysel anlamda insanların cezalandırması olamaz. Yargılamayı ve cezayı devlet verir, uygular. İkincisi, bireysel anlamda silahlanma bireysel terör olarak telakki ediyoruz. Uluslararası manada ise terör, her hangi bir manada (ırksal, mezhepsel, siyasal) şiddete başvurarak bir rejimi karşı ayaklanma. Sivil itaatsizlik ayrı bir konu, bu desteklenebilir." açıklamasında bulundu.

Akaras, "Terörün tanımı doğru ve net olursa sorun olmaz. Türkiye IŞİD'i terör örgütü olarak kabul etmek zorunda kaldı, yaptıklarından dolayı. Fakat, Nusra'yı, Ahrar-üş Şam'ı terör örgütü olarak kabul ediyor mu? Meşru hükümetin polisine, askerine karşı eline silah alan terörist, bu gruplarda terör örgütüdür. PYD konusunda ise ABD, hayır diyor bunlar özgürlük savaşçısı. Sorunlarda, Suriye'deki sıkıntı da buradan çıkıyor. Biz Halep'te elinde tank, top olan silahlı muhalifleri ılımlı diye tanımlarsak, ABD'de PYD'yi ılımlı olarak görüyor." ifadesini kullandı.

Akaras, " Başbakan önceden "Halep düşmesin" diyordu, şimdi "Azez düşmesin" diyor. Neden? Azez, Afrin ve Kobani Kürt kantonları arasındaki bağlantıyı ayırıyor. Türkiye Ak Deniz'e ulaşan bir Kürt koridoru istemiyor. Türkiye, Kürt güçlerini kontrol altında tutmak istiyor. Suriye'de muhaliflerin geleceği, Kürt nüfusunu PYD denilen çatı örgüt altında toplayan oluşuma bağlı. IŞİD ve muhaliflerle bu örgüt çatışıyor ve stratejik bir konumda bulunuyor. Rusya, ABD ve Suriye hükümeti de PYD'ye destek veriyor." dedi.