29 Mayıs 2016 - 09:31
Arap Alevi Halkına Duyuru!

Suriye ve Irak’ta başlayıp bölgeye yayılan IŞİD ve tekfirci teröre karşı Müslümanlar uyanmaya başladı. IŞİD katliamlarına karşı sesini yükselten Müslüman halklardan birisi de Arap Alevileri.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA -  Suriye ve Irak’ta başlayıp bölgeye yayılan IŞİD ve tekfirci teröre karşı Müslümanlar uyanmaya başladı. IŞİD katliamlarına karşı sesini yükselten Müslüman halklardan birisi de Arap Alevileri. IŞİD ve tekfirci gruplar tarafından Suriye ve Irak’ta katliama uğrayan ve Türkiye’de tekfirci terör gruplarının hedefinde olan Arap Alevi toplumu, gerçekleri ortaya çıkarmak ve toplumu bilinçlendirmek adına bir açıklama yaptı.

ARAP ALEVİ HALKI VE TÜRKİYE TOPLUMUNA DUYURULUR

“Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.”

Sevgili halkımız: tarih boyunca Alevi toplumu çeşitli zulümlere maruz kalmıştır. Bu zulüm İslam tarihinde Emevi Süfyani-Yezit zihniyeti tarafından en şiddetli şekilde uygulanmıştır. Öyle zulümler gördük ki bazı dönemlerde kişinin Ali, Hasan, Hüseyin ismini taşıması bile onun katledilmesine yeterli bir sebep sayılmıştır. Tıpkı yaşadığımız bu dönemde, Suriye ve Irak Alevilerinin kimlik üzerinden vahşice katledilmeleri gibi.

Yezit zihniyetinin tarih boyunca Aleviler üzerinde uyguladığı en belirgin zulümlerden bir tanesi de Alevi önderlerini baskı altına alması, iftira ve yalanlarla hedef göstermesi, toplumdaki saygınlığını yok etmeye çalışmasıdır. Bu psikolojik harekât Alevi toplumu üzerinde her zaman denenmiştir. Günümüzde de buna psikolojik harp denmektedir.

Sevgili halkımız, Bu psikolojik harp günümüzde de en ahlaksız en aşağılık şekilde İmam Ali tabilerini hedef alarak devam etmektedir. Emperyalizm ve işbirlikçileri, Suriye harekâtını başlattıktan sonra, Türkiye’de yaşayan Arap Alevi halkını diğer Alevi gruplardan ayrıştırmak, yalnızlaştırmak, baskı altına almak için çeşitli medya organlarında Arap Alevilerini, Nusayri ismi altında kâfir olarak göstermeye çalışmış, Şii ve Kızılbaş Alevilerinden ayrı tutularak küçültülmek ayrıştırılmak ve sindirilebilecek lokma haline getirilmek istenmiştir.

Bu tehlikeyi gören Alevi kurum ve kanaat önderleri, Arap Alevisi, Kızılbaş, Şii kurum ve kanaat önderleri Ankara’da bir basın toplantısı yaparak birlik ve beraberlik vurgusu yapmıştır. Ancak bu Yezit zihniyeti, medya operasyonlarından çok daha önce, Arap Alevi toplumu içinde ruhunu şeref ve namusunu iblise satan kuklalarını, harekete geçirerek operasyon başlatmıştır. Bu operasyonla toplumumuzun içeriden yıpranması, parçalanıp dağılması, güven ortamının bozulması, fikir ve zihinlerin bulandırılması amaçlanmıştır.

Arap Alevilerinde yeni başlayan örgütlenme anlayışını kundakta boğmak, muhtemelen Arap Alevi toplumunu örgütleme, bir araya getirebilme yetisi ve saygınlığına vakıf olan kanaat önderleri ve kurumlarını eleştiri ve soru adı altında içeriyi iftira ve hakaretlerle dolu yazıları; sosyal medya üzerinden veya broşürler hazırlatıp dağıtarak insafsızca, ahlaksızca, vicdansızca, Yezitvari bir şekilde saldırmış ve saldırılarını devam ettirmektedir.

Şu çok iyi bilinmelidir ki, Alevi kanaat önderleri ve kurumları hatasız veya günahsız oldukları iddiasında değillerdir. Arap Alevi kanaat önderleri fesat fitne amaçlı olmayan, yıkıcı değil yapıcı her türlü eleştiriye açıktırlar. Ancak, Emperyalizmin, Siyonizm’in ve Yezit zihniyetinin tasmalı itlerine hiçbir zaman boyun eğmemiş pabuç da bırakmamışlardır. Bu bağlamda şeyhlerimizi tehdit eden, baskı altına almaya çalışan, sindirme gayreti içinde olan ve darp edenleri de bunlardan ve Aleviler üzerinde oynanan oyun ve operasyonlardan ayrı görmemek gerekir. Hakaret ve iftira dolu bu yazıları yazan ve şeyhlerimizi tartaklayan ve tehdit edenlerin aynı karanlık eller tarafından kullanıldığından hiç kuşkunuz olmasın.

Şu ana kadar bu kukla ve onların destekçileri tarafından iftira edilerek karalanmak istenen kanaat önderleri ve kurumlarımız şunlardır; Ş. Hasan Davut Eskiocak, Merhum Ş. Mahmut Reyhani, Ş. Hasan Yeral, Ş. Maruf Cemal, Ş. Nasreddin Eskiocak, Ş. Ali Yeral, Ş. Ali Zeyfa, Ş. Tahsin Yılmaz, Ş. Rebi Özözen, Ş. Ali Kaddur, Ş. Ahmet Sonay, Ş. Ahmet Verde, Ş. Süleyman Okur, Ş. Mahmut Akbaht, Ş. Süleyman Şanlı, Ş. Davut Tümkaya Ş. Süleyman zubari, Ş. Süleyman Zeyfa en son İbrahim Kanadlı ve daha birçoğu hedef alınmıştır.

Şii/Caferi kardeşlerimizden Zeynebiye Hareketi lideri Şeyh Selahattin Özgündüz ve daha birçok isim.

Hedef alınan bazı kurumlarımız: EHLİ BEYT KÜLTÜR VE DAYANIŞMA VAKFI( Ehdav), Kilikya Derneği, Aliyad Derneği, Samanda Akad Derneği, İskenderun Akad, Adana Akad, Arap Alevi Gençlik Meclisleri, Velayet Yayınları, Akdeniz Vakfı ve son olarak Antakya İmam Ali İnanç ve Kültür Derneği hedef alınmıştır. Bu arsız, hayâsız Yezit kukla ve destekçilerinin en önemli amacı dini kanaat önderleri ve kurumları hakkında soru işareti yaratma, ön yargı oluşturma, toplumda fitne fesat yaratma, bu değerlerimize karşı güveni sarsma ve bunda başarılı olunmazsa en azından ‘Çamuru at izi kalsın’ misali toplumun aklını, fikrini, bulandırmaktır.

Değerli halkımız, Bu kukla ve destekçileri cevap verilmeyecek kadar değersizdirler. Bu yazıyı yazmaktaki amacımız onlara cevap vermek değil yaşanan olaylar hakkında sizleri kısaca bilgilendirilebilmektir. Allah’ın izniyle bütün bu ayrıştırma, bölme, küçültme, fitne ve fesat yaratma çabalarına rağmen İmam Ali tabileri olan Alevisi, Şiası, Kızılbaşıyla birlik ve bütünlüğünü daima koruyacaktır. Şu da unutulmasın ki Aleviler İmam Ali’nin ‘İnsanlar iki çeşit, ya dinde kardeşin ya da yaradılışta eşindir.’ söylemi gereği diğer inanç mensuplarına insan kardeşi olarak bakmakta ve saygı duymaktadır.

Değerli şeyhlerimiz hakkında karalama, iftira ve hakaret yazılarını hazırlayıp sosyal medya veya broşür şeklinde dağıtan ya da şeyhlerimizi tehdit edip darp eden Emperyalist, Siyonist Yezid kuklaları ve destekçileri şunu çok iyi anlasınlar ki; Alevi toplumu ve kanaat önderleri değil size, sizin ağa babalarınıza ne bugün ne geçmişte ve ne de gelecekte boyun eğmedi ve asla boyun eğmeyecektir. Sizin misaliniz Allah’u Teala’nın sizi vasıf ettiği gibi, “Onun durumu köpeğin durumu gibidir. Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi hâline bıraksan da dilini sarkıtıp solur. Veya, onun durumu yanına yaklaşılan köpek gibidir; ona yaklaşsan da havlar uzaklaşsan da havlar.” Yani bu kaleme aldığımız yazının onların bu haince faaliyetlerini durdurmayacağı bilincindeyiz ancak, halkımızın bu konularda bilgilendirilmesi ve bu gelişmelere göre pozisyon alması kanaat önderi ve kurumlarına sahip çıkması önem arz etmektedir.

İMAM ALİ İNANÇ VE KÜLTÜR DERNEĞİ-İMAM HÜSEYİN MESCİDİ VE CEMAATİ ADINA bütün zulüm sıkıntı ve imkânsızlıklara rağmen bizlere Hz. Muhammed, (saa) imam Ali (as) Ve Ehli Beytin, ONİKİ İMAMIN sevgisini nesilden nesile aktaran önderlerimize şükranlarımızı sunar bu uğurda çalışma yürüten kurumlarımıza yalnız olmadıklarını bildirir çalışmalarında başarılar dileriz.

BİZLER ALEVİYİZ, CAFERİYİZ, ŞİİYİZ, KIZILBAŞIZ, satılmışların iç dünyalarından kustukları kirli zehir ve fitne-fesat asla birliğimizi bozmayacaktır.

En içten saygı ve sevgilerimle İMAM ALİ İNANÇ VE KÜLTÜR DERNEĞİ adına…

İBRAHİM KANADLI