Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - Türkiye’nin Cerablus’a girmesini öngören Fırat Kalkanı isimli operasyon dün sabah saatlerinde resmen başladı. IŞİD’in hedef alındığı iddia edilen operasyonlarda YPG’nin bölgedeki ilerleyişinin durdurulmak istendiği resmi ağızlar da dahil olmak üzere birçok kesimce dillendiriliyor.
Operasyonda Türkiye’nin destek verdiği gruplar ise cihatçılık konusunda IŞİD’den farksız. Konunun en dikkat çeken ayrıntılarından bir tanesini bu kısım oluştururken operasyonun uluslararası ilişkiler bağlamında nasıl bir etki yaratacağı ise tartışılan bir diğer konu.
Bölgeyi oldukça yakından takip eden isimlerden Gazeteci-Yazar Hüsnü Mahalli, Ortadoğu Uzmanı Hasan Sivri ve Eski CHP Milletvekili Emekli Büyükelçi Faruk Loğoğlu ile operasyonun tüm boyutlarını masaya yatırdık. Konunun uzmanı 3 ismin de ortaklaştığı konu cihatçılardan oluşan bir ekiple bölgede IŞİD’e karşı verilen mücadelenin demokratik bir kanal açmayacağı.
‘Operasyonda IŞİD’in hedeflendiği söylenemez’

Bu müdahale psikolojik arka planı olan bir müdahale gibi duruyor, askeri anlamda büyük ve stratejik öneme sahip adımları doğurabilecek bir müdahale gibi görünmüyor. Çünkü Cerablus küçük bir kasaba, orada bulunan IŞİD’ci sayısı da en fazla 200 civarındadır. Her ne kadar PYD’nin diğer Arap gruplarla Menbiç’i ele geçirip oradan da bir koridor oluşturacağı söylense de bunun altyapısı bulunmuyor. Bu grupların Menbiç’ten Cerablus’a ilerlemesi - ki 33 km’dir orası- oradan da tüm sınırı ele geçirecek biçimde bir koridor sağlaması teknik olarak mümkün değil. PYD’nin öyle bir gücü yok. Çünkü Türkiye-Suriye sınırı 900 km’dir burayı PYD’nin kontrol etmesi çok uzak bir ihtimal. Cerablus’tan Afrin’e kadar olan noktada Kürt kardeşimiz, Türk kardeşimiz bulunmuyor nasıl doldurulacak o 100 km! Dolayısıyla bu harekatın da psikolojik bir baskı amacı taşıdığını düşünüyorum.
>>Operasyonun IŞİD’e karşı yapıldığı söyleniyor ama PYD’ye yapıldığını söyleyen de çok. Operasyonun hedefi kim?
Türkiye’nin murad ettiği nokta PYD’dir. Burada IŞİD’e açık bir mesaj verilmiyor. Bugün Cerablus’ta IŞİD’e karşı operasyon yapıldığı söyleniyor lakin o IŞİD’cilerin hepsi Türkiye’den oraya geçti. Bunu bilmek zorundayız. Sen önce bunlara izin veriyorsun sonra da bunları bitirmek için operasyon yapıyorsun. Bunun ciddi bir inandırıcılığı bulunmuyor. Şu an Cerablus’taki IŞİD’cilerin komutanı olan kişi Mısırlı ve bu kişi Mısır-Türkiye hattı üzerinden Cerablus’a geçti çok büyük bir ihtimal. Yine Cerablus’ta çok sayıda savaşan Uygur Türkü var. IŞİD’ci bunlar. Bu isimler Türkiye üzerinden gidiyor. Belçikalılar var yine aynı yolu kullanan. Geçişlerin Türkiye üzerinden olduğunu herkes biliyor. Bunu sadece ben söylemiyorum. Almanya Başbakanı Merkel söylüyor ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden söylüyor. IŞİD’e hareket alanını sağlayan Türkiye, o yüzden onlara dönük açık bir operasyon çok manalı gelmiyor asıl hedefin PYD/YPG olduğunu düşünüyorum.
>>Operasyon ÖSO’ya bağlı cihatçılar eliyle yapılıyor. Cihatçılarla bir düzen kurmak ne kadar mümkün?
Bu operasyon mutlaka Rusya’ya bildirilmiştir. Çünkü Suriye’nin hava sahası Rusya’nın hava sahası demektir. Rusya’nın haberi, bilgisi olmadan böyle bir adım atılamaz. Rusya’nın bilgisi varsa Şam da biliyordur. IŞİD’den boşalan gruba radikal İslamcı katliamcı grupları yerleştirirseniz bir kere bunun bir anlamı olmaz buna izin de verilmez. Bu aynı zamanda Türkiye için de bir ‘samimiyet testi’ olacaktır. Kanımca Ruslar Cerablus’a girilmesine izin vermişse Nusra benzeri gruplar olmayacaktır bunlar. ‘Daha ılımlı’, Ruslar tarafından kabul edilebilir gruplara izin verilecektir. Aksi, takdirde Türkiye’nin ‘samimiyet testinden’ kalacağını söyleyebiliriz. Bu da Putin-Erdoğan görüşmesini ve yakınlaşmasını boşa düşürecektir.
>>Rusya-Suriye-İran ve ABD ilişkileri nasıl etkilenir bu operasyondan?
Burada operasyondan sonra Türkiye’nin ne yapacağı asıl belirleyici olan. Türkiye içinde bulunduğu sıkışmışlığı aşmak için çok dikkatli davranacaktır. Çünkü Putin’in barışma şartı Suriye politikasında esneme olması gerektiği. O yüzden Türkiye’nin esneyeceğini düşünüyorum. ABD ile ilişkilerin ise kısa vadede ciddi biçimde etkileneceğini düşünmüyorum. ABD açısından PYD’nin müttefikliği devam edecektir ama ‘Türkiye de önemli bir müttefiktir’ söylemleri sürecektir. Top çevirme üzerine odaklanan bir görüşme olacaktır.
>>Bu süreçte IŞİD’in Türkiye’ye yönelik saldırıları olabilir mi?
IŞİD bu operasyonun karşılığını verecektir. IŞİD’e yönelik çok ciddi bir operasyon olmasa bile IŞİD bu müdahaleye ilişkin bir şey yapmak isteyecektir. IŞİD’in resmi verilerine göre örgütün Türk uyruklu 6000-7000 militanı bulunuyor. Yine Türkiye içerisinde 70’den fazla ilde uyuyan hücrelerden bahsediliyor bunların ciddi biçimde bir hareketliliği olacaktır diye düşünüyorum.
***
Cerablus’ta Halep pazarlığı olabilir

Operasyonların başarıya ulaşmasının ardından oluşacak tablo yine yanıt aranan soruların başında geliyor. Bana kalırsa ÖSO bileşenlerine bakılması bu sorunun yanıtı noktasında ön açıcı olacaktır. ÖSO içindeki cihatçı gruplar, ki bunlar 12 yaşındaki Filistinli çocuğun kafasını kesmekten parayı fazla veren gruplarla hareket etmeye kadar geniş yelpazede hareket eden gruplar, düzen sağlayabilecek nitelikte değiller. O nedenle IŞİD’in Cerablus’tan kovulması uzun vadede bir çözüm teşkil etmeyecektir. Bir de şu var tabii. Operasyonun IŞİD’e yapıldığı iddia ediliyor ancak şu ana kadar operasyona IŞİD’den bir tepki gelmedi. Buna ilişkin bir şey söylemek için erken ama ortadaki bu olguyu da görmek gerekiyor. Son 3-4 yıllık gelişmelere bakıldığı zaman da Türkiye’nin IŞİD’i güncel bir tehlike olarak görüp buna ilişkin kalıcı adımlar attığını söylemek güç. Zaman zaman dolaylı olarak YPG’ye karşı IŞİD’den faydalanıldığını dahi söyleyebiliriz. Operasyonların daha çok YPG’nin hareket alanını daraltmaya, Kürt koridorunu engellemeye dönük olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.
Halep’in pozisyonu
Meselenin önemli ayaklarından bir tanesi de Halep. Halep’in güneyinde Suriye Ordusu, Rusya’nın desteğiyle cihatçılarla savaşıyor. Türkiye de bu cihatçı grupları destekliyor. Burada şöyle bir noktanın olduğunu düşünüyorum. Belli ki bazı sözler verilmiş. Rusya, Halep’in güneyindeki cihatçılara Türkiye’nin destek vermemesi şartıyla bu operasyona onay vermiş olabilir aksi durumda ise hem Rusya hem de Şam için başarısız bir durum söz konusu olacaktır.
***
ÖSO’dan medet umulmamalı!

Loğoğlu’na Türkiye’nin bu operasyonda ÖSO’ya bağlı cihatçıları hatırlattığımızda ise şöyle yanıt verdi:
Türkiye’nin hâlâ ÖSO’yla hareket etmesi kabul edilemez. Bunun yanlış olduğunu açıkça söylememiz gerekiyor. Bunun nedeni ise çok basit. Siz ÖSO’yu desteklerseniz Suriye’de savaşın tarafı olursunuz. Ayrıca Türkiye’nin cihatçıları desteklediği yönünde ciddi bir iddia var, uluslararası kamuoyunda atılan adımların bu iddiaları desteklememesi gerekiyor. Suriye rejiminin ve uluslararası koalisyonun meşru temelleri çerçevesinde süreci takip etmeniz gerekiyor, uluslararası hukuka uygun davranmanız gerekiyor aksi halde yakıcı sonuçlar açığa çıkacaktır son yıllarda izlediğimiz dış politika maalesef bu konuda bizlere hiç güven vermiyor.