Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: İran Savunma Konseyi, özellikle Amerika Birleşik Devletleri kaynaklı olmak üzere İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik artan tehditleri, kışkırtıcı söylemleri ve müdahaleci açıklamaları sert bir dille kınadı. Konsey, ülkenin güvenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne yönelik her türlü saldırının orantılı ve kararlı bir karşılıkla yanıtlanacağı uyarısında bulundu.
Savunma Konseyi Salı günü yayımladığı bildiride, Tahran’a karşı yoğunlaşan tehdit ve söylemleri mahkûm ederek, İran İslam Cumhuriyeti’nin güvenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğünün mutlak kırmızı çizgiler olduğunu vurguladı. Bildiride, her türlü saldırganlığın ya da düşmanca tutumun sürdürülmesinin sert bir karşılıkla karşılanacağı ifade edildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Uluslararası hukukun kabul edilmiş ilkelerine açıkça aykırı biçimde tehditkâr söylemleri ve müdahaleci açıklamaları tekrar eden ve tırmandıran, bu toprakların uzun süredir bilinen düşmanları; İranlı kadın ve çocukların katledilmesinin sorumluluğunu defalarca açıkça üstlenmiş olan unsurlar, İran’ın parçalanmasını ve ülkenin temel yapılarına zarar verilmesini hedefleyen bilinçli bir yol izlemektedir. Bu yaklaşım yalnızca siyasi bir tutumun yansıması değil; baskı ve yıldırmaya dayalı sistematik bir politikanın parçasıdır ve cevapsız, bedelsiz ya da mevcut denklemlerin dışında kalacak bir süreç olarak görülemez.”
Söz konusu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın son dönemdeki açık müdahaleci tehditlerine doğrudan bir yanıt niteliği taşıyor. Trump, kısa süre önce sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda ve ardından verdiği kısa bir röportajda İran’ı tehdit ederek, ülkede güvensizlik yaymaya ve olası kargaşa çıkarmaya çalışanları destekleyeceklerini ve “onları kurtarmaya geleceğini” iddia etmişti.
Geçtiğimiz hafta Tahran’da, ulusal para biriminin ABD doları karşısında tarihi seviyelere gerilemesini protesto etmek amacıyla bazı esnaflar geçici olarak kepenk kapattı ve bunun ardından protestolar patlak verdi.
İranlı yetkililer, halkın karşı karşıya olduğu ekonomik baskıları kabul ederken, barışçıl protestoların meşru olduğunu vurguladı. Ancak aynı zamanda, yabancı destekli unsurların bu durumu istismar ederek şiddeti körüklemeye çalıştığı uyarısında bulundu.
İran Yargı Erki Başkanı da daha önce yaptığı açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran İslam Cumhuriyeti’nde açıkça “güvensizliği desteklediğini” ifade ederek, ekonomik protestoları fırsata çeviren kargaşa çıkarıcı unsurlarla sert ve tavizsiz biçimde mücadele edileceğini duyurmuştu.
Savunma Konseyi açıklamasında, “Ulusal birlik, kapsamlı caydırıcılık kapasitesi ve tam savunma hazırlığına dayanarak İran İslam Cumhuriyeti bir kez daha ülkenin güvenliğinin, bağımsızlığının ve toprak bütünlüğünün dokunulmaz bir kırmızı çizgi olduğunu teyit etmektedir” denildi.
Açıklamada ayrıca şu vurgular yapıldı:
“Ulusal çıkarlara yönelik her türlü saldırı, iç işlerine müdahale ya da İran’ın istikrarını hedef alan her adım; orantılı, hedefli ve kararlı bir karşılıkla yanıtlanacaktır. Meşru savunma çerçevesinde İran İslam Cumhuriyeti, yalnızca fiili bir saldırıdan sonra karşılık vermekle yetinmez; somut tehdit emarelerini de güvenlik denkleminin bir parçası olarak değerlendirir.”
Bildirinin sonunda, Haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren İran-Siyonist rejim savaşı sonrasında kurulan Savunma Konseyi, tehdit ve müdahalelerin doğrudan düşmanca eylem anlamına geldiğini vurguladı. Bu çizginin sürdürülmesinin ağır sonuçlar doğuracağı ve tüm sorumluluğun bu sürecin mimarlarına ait olacağı kaydedildi.
“Salt sözlü tutumun ötesine geçen tehditkâr ve müdahaleci söylemlerin tırmandırılması, açık bir düşmanca davranış olarak değerlendirilmektedir. Bu yolun sürdürülmesi halinde orantılı, sert ve kararlı bir karşılık verilecek; sonuçlarının tüm sorumluluğu bu süreci tasarlayanların üzerinde olacaktır” ifadeleriyle açıklama son buldu.
yorumunuz