18 Mart 2026 - 23:06
Devrim Lideri’nin Mesajındaki 12 Temel İlke – Bölüm 7: Dış Politika, Dost ve Düşman Ayrımı

İslam Devrimi Lideri Ayetullah Seyyid Mücteba Hamenei, ilk mesajında İran İslam Cumhuriyeti’nin dış politika stratejisini net biçimde ortaya koyarak dost ile düşmanın doğru teşhis edilmesini, bağımsızlık ve tahakküm karşıtlığını, Direniş Cephesi’ne desteği ve Siyonist rejimle mücadeleyi temel ilkeler olarak vurguladı.

Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: İslam Devrimi Lideri Ayetullah Seyyid Mücteba Hamenei, ilk mesajında dış politika alanına ilişkin kapsamlı bir çerçeve çizerek, İran İslam Cumhuriyeti’nin uluslararası ilişkilerinde dost ile düşman arasındaki sınırların doğru belirlenmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti. Lider, İran milletiyle birlikte “Müslümanlar” ve “dünya mustazafları” olmak üzere iki temel daire tanımlayarak, sistemin dış politikasını bu zemin üzerine inşa etti.

Araştırmacı Mehdi Zencani, Devrim Lideri’nin ilk mesajındaki on iki temel noktayı ele aldığı analiz dizisinin yedinci bölümünde, İran’ın dış politikasını “Dost ve Düşman” başlığı altında inceliyor. Zencani, önceki iki bölümde İran milletinin geleceği ve mevcut askeri savaşın stratejisinin ele alındığını hatırlatarak, bu bölümde savaş şartlarında dış politikanın önceliklerinin değerlendirildiğini belirtiyor.

Zencani’ye göre savaş dönemlerinde tüm ülkelerle etkileşim ilkesi korunmakla birlikte, dost cephesi ile düşman cephesinin ayrıştırılması ve her gruba yönelik uygun stratejinin belirlenmesi liderliğin öncelikli sorumlulukları arasında yer alıyor.

Ayetullah Hamenei’nin mesajının başı ve sonu, İran milleti, tüm dünya Müslümanları ve İslam’a hizmet edenler için hayır duası ile şekilleniyor. Mesajda, mübarek zamanlarda ilahi lütfun yalnızca İran milletini değil, tüm Müslümanları ve dünya mustazaflarını kapsaması temenni ediliyor. Aynı zamanda şehit liderin yüce ruhuna hitaben, Direniş Cephesi halklarının ilerlemesi için Allah katında aracılık etmesi talep ediliyor ve hak cephesinin bayrağını yüceltme ahdi yineleniyor.

Devrim Lideri, dost ile düşmanı ayırt etmenin en önemli göstergelerinden birinin mevcut savaşa karşı alınan tutum olduğunu vurguluyor. Bu bağlamda şu ifadeye dikkat çekiliyor:

İran milletinin basireti, direnci, cesareti ve sahnedeki varlığı; dostu hayran bırakmış, düşmanı ise hayrete düşürmüştür.

Bu ayrımın ardından, Müslümanlar, dünya mustazafları, komşu ülkeler ve Direniş Cephesi çerçevesinde İran İslam Cumhuriyeti’nin dış politikasının genel ilkeleri sıralanıyor.

Buna göre ilk ilke, dini değerler ve maneviyattır. Allah’ı anmak, O’na tevekkül etmek ve Masum İmamların (a.s.) nurlu rehberliğine yönelmek; liderin ifadesiyle “her türlü açılımın ve kesin zaferin teminatıdır.” Bu unsur, İran milletinin sahip olduğu ancak düşmanların yoksun olduğu büyük bir stratejik avantaj olarak tanımlanıyor.

İkinci ilke, tahakkümün reddi ve ülkenin parçalanmasına karşı duruş olarak öne çıkıyor. Lider, İran’ın haksız bir saldırıya maruz kaldığı şartlarda, İranlı savaşçıların ezici darbelerle düşmanın ülkeye hâkim olma ve parçalama hayalini boşa çıkardığını vurguluyor.

Üçüncü ilke, milletin tüm kesimleri arasındaki birlik ve sahadaki etkin varlıktır. Mevcut savaşta bu birlik, düşman komplolarına karşı bir set işlevi görmüş ve ihtişam ve izzet günlerine giden yolu açmıştır. Bunun en yakın örneği, mevcut savaşta düşman karşısında elde edilecek zafer olarak gösteriliyor.

Dördüncü ilke, silahlı kuvvetlerin desteklenmesi ve etkili, pişman edici savunmanın sürdürülmesidir.

Beşinci ilke ise ülkenin bağımsızlığı ve güvenliği için tüm araçların kullanılması, bu kapsamda Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ya da düşmanın tecrübesiz olduğu yeni cephelerin açılmasıdır.

Altıncı ilke, uzman görüşlerine ve yapılan stratejik çalışmalara dayanmak, yedinci ilke ise İran halkının ve İslam Cumhuriyeti’nin yüksek menfaatlerini gözetmek olarak tanımlanıyor. Bu çerçevede şehitlerin kanının intikamının alınması, düşmandan tazminat talep edilmesi ve gelecekteki ilişkilerde dost ve düşmanların tutumlarının dikkate alınması vurgulanıyor.

Sekizinci ilke, uluslararası hukuka ve insancıl hukuka bağlılık, özellikle şehit edilen çocukların kanının takibi ve düşmanın Minab’daki Şeceretü Tayyibe Okulu gibi hedeflere yönelik kasıtlı saldırılarının uluslararası platformlarda gündeme getirilmesidir.

Mesajda ayrıca İran’ın dış politika stratejisinin ana hatları da açıkça ortaya konuluyor. Buna göre, uluslararası ilişkilerde barış ve güvenliğin temeli hegemonya değil, ülkelerin kolektif iş birliğidir. Lider, ABD’nin barış ve güvenlik iddialarının gerçeği yansıtmadığını, askeri ve mali üslerle bölgeye hâkim olmayı hedeflediğini ifade ediyor. ABD askeri varlığına karşı çıkan ve halkına dayanan ülkelerin ise kendi milletleriyle daha güçlü bağlar kuracağı ve güçleneceği belirtiliyor.

Ayetullah Hamenei, özellikle komşu ülkelerle dostluk ve iyi komşuluk politikasına vurgu yaparak, İran’ın kara ya da deniz yoluyla 15 ülkeyle komşu olduğunu ve hepsiyle sıcak ve yapıcı ilişkiler kurmaya hazır olduğunu ifade ediyor.

Lider, İran’ın bölge ülkelerine karşı sömürgeci veya tahakkümcü bir yaklaşımı olmadığını, ancak saldırgan düşmanın kullandığı askeri üslerin hedef alınmasının süreceğini ve bu ülkelerin saldırganlarla ilişkilerini netleştirmesi gerektiğini vurguluyor.

Mesajın önemli başlıklarından biri de Direniş Cephesi’ne verilen açık destektir. Ayetullah Hamenei, Direniş Cephesi ülkelerini İran’ın en iyi dostları olarak nitelendiriyor ve direnişin İslam Devrimi’nin ayrılmaz bir değeri olduğunu belirtiyor. Bu kapsamda Yemen, Hizbullah ve Irak direnişi özellikle öne çıkarılıyor; Kudüs Günü yürüyüşlerine katılımın düşman karşıtı duruşun güçlü bir sembolü olduğu vurgulanıyor.

Sonuç olarak, bağımsızlık, tahakkümün reddi, diplomasi, Müslümanlar ve mustazaflar dairesi, komşular ve Direniş Cephesi ile ilişkiler, İran milletinin yüksek çıkarlarının korunması ve Filistin davasının savunulması, Devrim Lideri’nin bakış açısından İran İslam Cumhuriyeti’nin çağdaş dünyayla ilişkilerindeki temel dış politika eksenleri olarak tanımlanıyor.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha