Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Uluslararası güvenlik ve savunma alanındaki çalışmalarıyla tanınan analist Pravin Sawhney, Washington ile Tahran arasında yürütüldüğü belirtilen diplomatik temasları ve üzerinde çalışılan mutabakat zaptını değerlendirdi. Sawhney, taraflar arasında sağlanabilecek bir uzlaşının kısa vadede tansiyonu düşürebileceğini ancak bölgedeki güvenlik krizinin köklü nedenlerini ortadan kaldırmayacağını ifade etti.
Sawhney’e göre Ortadoğu’daki istikrarsızlığın temelinde uzun yıllardır devam eden güç rekabeti ve dış askeri varlık bulunuyor. ABD’nin bölgedeki askeri varlığının yalnızca güvenlik dengelerini değil, siyasi ve ekonomik ilişkileri de doğrudan etkilediğini belirten analist, bu yapının sürdüğü bir ortamda kalıcı bir barış mimarisinin kurulmasının zor olduğunu savundu.
Analist, ABD ile İran arasında müzakere edilen olası bir mutabakatın önemli bir diplomatik adım olabileceğini kabul etmekle birlikte, bunun tek başına bölgesel güvenlik sorunlarını çözmeyeceğini söyledi. Sawhney, “Ortadoğu’da gerçek ve sürdürülebilir bir barış için güç dengelerinin yeniden tanımlanması gerekiyor. ABD’nin askeri varlığının sona ermesi ve çok kutuplu yeni dünya düzeninin kabul edilmesi bu sürecin temel koşulları arasında yer alıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Sawhney ayrıca küresel sistemin son yıllarda hızla değiştiğini ve uluslararası ilişkilerde tek merkezli güç yapısının yerini daha karmaşık bir dengeye bıraktığını belirtti. Ona göre Çin, Rusya ve yükselen bölgesel aktörlerin etkisinin artması, uluslararası sistemde çok kutuplu bir düzenin giderek daha belirgin hale geldiğini gösteriyor.
Bu bağlamda Ortadoğu’nun da söz konusu dönüşümden doğrudan etkilendiğini dile getiren Sawhney, bölgedeki güvenlik mimarisinin yalnızca askeri ittifaklar üzerinden değil, bölgesel iş birliği mekanizmaları üzerinden yeniden şekillendirilmesi gerektiğini söyledi. Aksi halde geçici ateşkesler ve diplomatik anlaşmaların, derinleşen jeopolitik rekabet karşısında kalıcı bir çözüm üretmekte zorlanacağını ifade etti.
ABD ile İran arasında yürütülen temasların nasıl sonuçlanacağı henüz netlik kazanmış değil. Ancak uzmanlar, taraflar arasında sağlanabilecek bir anlaşmanın yalnızca iki ülke arasındaki gerilimi değil, Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanan geniş bir coğrafyadaki güvenlik dengelerini de doğrudan etkileyeceğine dikkat çekiyor. Sawhney’in değerlendirmeleri ise tartışmayı daha geniş bir çerçeveye taşıyarak, bölgesel barışın küresel güç dengelerindeki dönüşümden bağımsız düşünülemeyeceğini ortaya koyuyor.
yorumunuz