Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Lübnan’ın güney sınırındaki gerilimi sonlandırması beklenen ve Washington’un kolaylaştırıcılığında gündeme gelen “çerçeve anlaşması”, başkent Beyrut’ta geniş bir siyasi ve toplumsal muhalefet dalgasıyla karşı karşıya. Anlaşma metninin taslak halinde dahi olsa kamuoyuna yansıması, ülkede uzun süredir devam eden iç siyasi dengesizlikleri yeniden tetikledi.
Muhalefet bloğunda yer alan çeşitli siyasi partiler ve bağımsız milletvekilleri, anlaşmanın içeriğinin şeffaf bir şekilde parlamentoya sunulmamasını “demokratik işleyişe vurulmuş bir darbe” olarak nitelendiriyor. Milletvekillerinden yükselen ortak ses, anlaşmanın İsrail’in bölgedeki askeri hareket alanını genişletirken, Lübnan’ın kendi sınırları içerisindeki güvenlik tasarrufunu daraltacağı yönünde. Özellikle sınır bölgelerindeki statükonun korunmasının “ulusal onur ve egemenlik” ile bağdaşmadığı ifade ediliyor.
Dini liderlik cephesinde ise, anlaşmanın içeriğinin dini ve ahlaki değerler ekseninde sorgulanması dikkat çekiyor. Bazı dini kanaat önderleri, İsrail ile varılacak herhangi bir uzlaşının, Filistin davasına ve bölgedeki direnişin tarihsel mirasına zarar vereceği uyarısında bulunuyor. Bu çevreler, anlaşmanın yalnızca teknik bir sınır düzenlemesi olmadığını, Lübnan’ın bölgesel konumunu yeniden tanımlayan politik bir “teslimiyet belgesi” olma riski taşıdığını vurguluyor.
Saha analizi yapan gözlemciler, bu tepkilerin yalnızca anlaşma metnine değil, aynı zamanda ülkedeki mevcut yönetim krizine yönelik bir birikimin sonucu olduğu görüşünde. Hükümetin dış baskılar karşısında elinin zayıf kaldığını düşünen kesimler, anlaşmanın ulusal mecliste kabul görmesinin oldukça güç olduğunu belirtiyor.
Anlaşmaya karşı çıkan grupların talepleri ise net: Sürecin durdurulması, metnin tüm maddeleriyle halkın ve milletvekillerinin bilgisine açılması ve Lübnan’ın egemenlik haklarından taviz vermeyecek alternatif bir diplomatik yol haritasının çizilmesi. Başkent Beyrut’ta önümüzdeki günlerde anlaşmanın meşruiyetini sorgulayan geniş katılımlı protestoların ve parlamentoda acil oturum çağrılarının artması bekleniyor.
yorumunuz