Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Ayetullah Ramazani, İslam Devrimi’nin şehit liderinin şehadeti ve cenaze töreni vesilesiyle yayımladığı bir bildiri ile taziyelerini ve başsağlığı dileklerini İslam ümmetine ilan etti.
Bildirinin Tam Metni:
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
“Allah’a ve peygamberlerine (böyle) iman edenler var ya, işte onlar rableri katında sıddıklar ve şehidler mertebesindedirler. Mükâfatları ve nurları (âhirette) onları beklemektedir. İnkâr edip âyetlerimizi yalan sayanlar ise cehennemliktirler." (Hadid Suresi, 19)
Allah’ın salih kulu, Resulullah’ın, Ali, Fatıma ve Hüseyin’in (selavatullah aleyhim) evladı; ilim sahibi ve rabbânî bir fakih; Ehlibeyt (a.s) takipçilerinin taklit mercii; ıslah edici bir düşünür; İslam ümmetinin lideri ve dünyanın hür insanlarının rehberi; Veliyi Fakih ve adil hükümdar; yorulmak bilmez bir mücahid; düşmanı tanıyan ve azimli; mazlumların savunucusu ve destekçisi; bölge milletlerinin, direnişin, istikbâre (zorbalığa) karşı duruşun, Filistin idealinin ve halkının hamisi; Mehdi-i Müntazar’ın (a.c) zuhuruna dair bekleyişin sancağını taşıyan imam ve şehit Ayetullah el-Uzma Seyyid Ali Hüseyni Hamenei’nin şehadeti; İslam, İran milleti, İslam ümmeti ve dünya için derin bir keder ve telafisi imkansız bir boşluk olmuştur.
İran ve Irak halkının, İslam ümmetinin fertlerinin tarihî vedası; o şehit imam ve liderin hatıralarından biri olan Tahran’ın Büyük Musallasından, Muhammed ailesinin (a.s) aşıklarının mekanı mukaddes Kum şehrine; mukaddes Fatıma Masume (s.a) türbesine ve mukaddes Cemkeran Mescidi’ne; Necef-i Eşref ve Kerbela-i Mualla’da atalarının mukaddes kabirlerinin altındaki kubbelerin altına ve Irak’ın coşkulu, sadık halkının omuzlarına; ve nihayetinde kendisinin bir asker gibi komutanının izinde, nefislerin tesellisi ve güneşlerin güneşi olan Tus topraklarında, Mukaddes Meşhed’de toprağa karıştığı o yere kadar uzanan bu veda… O; bilimsel, siyasi ve meydan mücadelesiyle geçen bir ömrün ardından; İslam dünyasının uyanışı için, rehberlik ve peygamberane bir eğitim-öğretim göreviyle, İslam toplumunun bilincini derinleştirerek yeni bir İslam medeneti yolunda, modern cahiliye ile mücadele ederek ve modern kölelik ile neo-kolonyalizme karşı durarak, zulme, istibdada, istikbâre ve her şeyden önemlisi ümmetin imamlığında dimdik durarak; ismî, tek âlim, mercii, hâkimi ve şehit lideri olarak dedesi Müminlerin Emiri Ali’den (a.s) sonra tarihe silinmez bir şekilde kazınmak üzere, sevgilisine kavuşmak için huzura çıktı.
Dünya Müslümanlarının yüce liderinin şehadeti, İran halkının ve İslam ümmetinin yeniden dirilişinin başlangıcıdır. İran’ın her alanında, dört ayı aşkın bir süre boyunca on milyonlarca özgür insanın varlığı ve iki ülke, beş şehirde gerçekleştirilen o efsanevi veda ve cenaze töreni; eğer gerekli şartlar sağlansaydı tüm İslam ümmetinin bu eşsiz tarihi olaya katılmak isteyeceğinin bir göstergesidir. Bu durum; ümmetin dirilişinin, Müslümanların ve hür insanların istikbâra, dünyayı yutan Amerika’ya ve gayrimeşru Siyonist rejime karşı savaşma azminin, cihat yolunun devamlılığının ve İslam’ın yüceliğinin, onun salih halefi Hazret-i Ayatullah Seyyid Mücteba Hüseyni Hamenî’nin (Allah onun gölgesini başımızdan eksik etmesin) liderliğinde yeniden canlanmasının bir nişanesidir. Bu süreç; zafer gerçekleşene, yeni İslam medeniyetinin temelleri atılana, kurtarıcının zuhuruna kadar bekleyiş devam edip adalet ve hak devletleri kurulana ve İslam ile ehlini izzetli kılana dek sürecektir.
Ben; şahsım, Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı ve tüm Şiiler, Müslümanlar ve dünyanın adalet arayışçıları adına; ümmetin tüm duyarlı liderleri ve seçkinleri ile birlikte; bu tarih yapıcı lidere olan borçlarını ödemek için yolculuğun tüm zorluklarına ve bu tarihi olaya katılmanın meşakkatlerine katlanan İran ve İslam ümmetinin halkından, devletlerden ve resmi makamlardan, dinî liderlerden, âlimlerden, dünya düşünürlerinden, seçkinlerden, mücadelecilerden ve tüm şehit imam aşıklarından gelen o eşsiz ve benzersiz katılımdan dolayı şükranlarımı sunuyorum. İran İslam Cumhuriyeti’ndeki eksikliklerin, bölgenin ve dünyanın ağır koşulları altında, geniş bir gönül ve hoşgörüyle karşılanacağını umuyorum.
Yüce ve Kadir olan Allah’tan, hepimize ilahî ahde vefa gösterme, o şehit imamın yolunu devam ettirme ve Kelimetullah'ı yüceltme konusunda muvaffakiyetler nasip etmesini niyaz ederim.
Allah'ın selamı rahmeti ve bereketi üzerinize olsun
Rıza Ramazani
Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri
yorumunuz