Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- The National Interest dergisi, ABD'nin İran'a karşı yürüttüğü savaşta ve İran yapımı insansız hava araçları ile füzelerle mücadelede başarısız olduğunu belirterek, Yemen ve İran savaşlarının ABD'nin kritik bir muharebe alanında geride kaldığını gösterdiğini yazdı. Dergiye göre, Irak ve Afganistan'daki başarısızlıkların ardından ABD ordusu Hürmüz Boğazı'nda da yeni bir hayal kırıklığıyla karşı karşıya.
Analizde, ABD'nin karşılaştığı yeni tehdidin artık yoldan döşenen bombalar veya gerilla savaşları olmadığı; modern savaşta devrim yaratan yüksek teknolojili hassas güdümlü füze ve insansız hava aracı sistemleri olduğu vurgulandı. Bugüne kadar ABD Hava Kuvvetleri ve Donanması'nın bu silahlar karşısında Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasını kesin olarak garanti edemediği ifade edildi.
Dergi, ABD ordusunun İran'ın insansız hava araçları ve füzeleri karşısında ciddi zorluk yaşamasının şaşırtıcı olmadığını belirtti. 2024'te Yemen'de Ensarullah'ın Gazze'ye destek amacıyla Babülmendep'te başlattığı insansız hava aracı ve füze saldırılarını bastırmak için başlatılan hava ve deniz harekatının stratejik sonuç veremediğine dikkat çekildi. Bölgedeki ticari nakliyenin eski seviyesine dönemediği ve Kızıldeniz'deki gemi trafiğinin 2023'e göre yüzde 50 azaldığı aktarıldı.
Dergi, ABD'nin İran'ın insansız hava aracı ve füze saldırılarını bastıramaması durumunda çok ağır sonuçlarla karşılaşacağını belirterek, bu durumun orta ve küçük ölçekli ülkelerin geleneksel füzeler ve insansız hava araçlarıyla donanmış olarak ABD'ye meydan okuma yeteneğini kanıtlayacağını ifade etti. Artık ABD donanmasının stratejik deniz geçişlerini kontrol edebileceği varsayımının geçerli olmadığı, bunun Güney Çin Denizi ve Malakka Boğazı'ndaki deniz navigasyonunu da olumsuz etkileyeceği belirtildi.
The National Interest, "Pentagon modern insansız hava aracı ve füze savaşıyla başa çıkmak için kritik muharebe kabiliyetlerinden yoksun" değerlendirmesinde bulundu. Dergi, 1940'lardan bu yana ABD askeri doktrininin temel taşı olan "dengeleme stratejisinin" teknolojik yeniliklerle düşmanlara karşı üstünlük kurmaya dayandığını hatırlattı. İlk dengeleme stratejisinin nükleer caydırıcılık, ikincisinin ise 1970-80'lerde ortaya çıkan istihbarat ve hassas vuruş sistemleri olduğu; üçüncü ve en yeni dengeleme stratejisinin ise insan-makine işbirliği, yapay zeka, siber savaş, robotik ve dijital komuta-kontrol sistemlerine odaklandığı kaydedildi. Ancak öncekilerin aksine üçüncü stratejinin Hürmüz Boğazı'nda ABD'ye kesin sonuçlar vermediği vurgulandı.
Raporda, İran ve Rusya'nın ABD gücüne karşı koymak için insansız hava araçları ve füzeler şeklinde kendi dengeleme stratejilerini geliştirdiği, Yemen ve İran savaşlarının ABD'nin çok kritik bir savaş alanında geride kaldığını gösterdiği ifade edildi. Bu durumun, II. Dünya Savaşı'ndan bu yana ABD ordusunun kendini büyük ölçüde geride bulduğu ilk an olduğu belirtildi.
Örnek olarak İran'ın, menzili 1400 kilometreye ulaşan ve 500 kilogram patlayıcı taşıyan manevra kabiliyetli dönüş başlığına sahip Hayber-Şiken balistik füzesini geliştirdiği aktarıldı. Bu füzenin ABD'nin pahalı savunma sistemlerini aşabildiği ve hareketli 10 tekerlekli fırlatma platformlarıyla taşındığı için hava savunması veya saldırı operasyonlarıyla etkisiz hale getirilemediği belirtildi.
Ayrıca İran'ın maliyeti yaklaşık 30 bin dolar olan Şahid saldırı insansız hava aracını ürettiği; bu araçların sürü halinde fırlatılabildiği, 2500 kilometre menzile ve 90 kilogram patlayıcı başlığa sahip olduğu kaydedildi. Asıl zorluğun, bu insansız hava araçlarının büyük sayıda hava savunmalarını delme kabiliyetinde yattığı vurgulandı.
The National Interest, Pentagon'un Ensarullah ve İran harekatlarından acı bir ders çıkardığını yazdı: Milyonlarca dolar değerindeki pahalı önleyici füzeleri, değeri 30 bin doları aşmayan tehditleri yok etmek için kullanmak sürdürülemez bir durumdur. Siyasi kısıtlamalar altında yürütülen ABD saldırılarının henüz başarı sağlayamadığı ve diplomatik çözüm ihtimali teoride mevcut olsa da, ABD'nin İran'a karşı "insansız hava aracı ve füze savaşı" gerçeğine uygun olmayan kabiliyetlerle girdiği ifade edildi.
Dergi, bugün Rusya ve İran'ın insansız hava araçları ve füzelerinin Karadeniz, Hazar Denizi, Doğu Avrupa, Baltık ülkeleri, Basra Körfezi ve Ortadoğu'da çeşitli çatışmalarda yer aldığını; ABD'nin bu tehditlere karşı etkili askeri çözümler geliştirememesi durumunda, çok kutuplu dünyanın getirdiği çatışma ve istikrarsızlığın kaçınılmaz olarak diğer bölgelere de yayılacağını kaydetti.
yorumunuz