24 Kasım 2011 - 08:50

Türkiye Alevileri Resulullah Hz. Muhammed Mustafa'nın (sav) Ehli-beytine bağlı Müslüman halk kitlesidir. Ehlibeyt mensubu insanlar Anadolunun fethinde, Selçuklularla Osmanlıların gelişip iktidar olmasında etkin rol oynadılar. Fakat Osmanlı devletinin belli bir döneminde siyasi nedenlerle katliamdan geçirildiler.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Alevi ve Sünni Müslüman kardeşler omuz omuza kurtuluş savaşına katıldılar. Fakat Kemalist ve CHP'li oldukları iddia edilen Aleviler cumhuriyet döneminde de itilip kakıldılar ve suçlandılar. Atatürk ve ismet İnönü'nün iktidar olduğu 1930'lu yıllarda, Aleviler ve özellikle Kürt aleviler yönetim tarafından saldırıya uğrayıp, suçlanıp bastırıldılar. Nitekim seyit Rıza liderliğindeki Alevi Zaza Kürtleri, TSK saldırılarına uğrayıp katliamdan geçirildiler. Alevi kız ve erkek çocukları da ailelerinden koparılıp, ordu mensuplarının evlerinde uşak olarak çalıştırılıp haklarından mahrum bırakıldılar. Mustafa kemal Atatürk ile ismet İnönü iktidarı döneminde Alevilere karşı sistematik ve planlı bir soykırım ve sürgün uygulanmak istendi. Laikliği korumak amacıyla Sünni Müslümanlarla Alevi Müslümanlar biri birine düşürülüp, yabancılaştırıldı. Toplumsal kutuplaşma ve kendi kendine yabancılaştırma etkin bir şekilde sürdürüldü. Fakat Alevi İslami uyanış dalgaları yükselişe geçtiği için artık bu insanlık suçu, örtülemez ve inkar edilemez oldu. Nitekim Türkiye başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Dersim hakkında açıkladığı 4 belgede Dersim ile ilgili alınan kararlar ve bölgeye yapılan planlı harekatın sonuçları yer alıyor. Jandarma Umum Komutanlığınca hazırlanan Dersim Raporu, 1935'te çıkarılan Tunceli Vilayetlerinin İdaresi Hakkında Kanun, İçişleri Bakanlığınca hazırlanan Tunceli'de 1936'dan itibaren yürütülen harekatın neticesine dair rapor, icraatın neticesini gösteren tablo ve Tunceli'nden 11 bin 683 kişinin sürüldüğünü belirten, 2 bin kişinin daha sürülmesini karara bağlayan Bakanlar Kurulu kararından oluşuyor. Jandarma Umum Komutanlığınca hazırlanan Dersim ile ilgili raporda, özellikle Şeyh Sait İsyanı'nın ardından diğer Doğu illeri ile beraber Dersim'in de önemle dikkate alındığı belirtiliyor. Raporda, Türk milliyetçiliği temelinde şöyle deniliyor: ''Dersim gittikçe Kürtleşiyor, mefkureleşiyor, tehlike büyüyor. Seyit Rıza'nın hükümete karşı takındığı vaziyetten kendisine husumetleri hasabile müteessir olan bazı aşairin hissiyatının da istifadeye çalışılacaktır...Dersim, Hükümeti Cumhuriye için bir çibandır. Bu çiban üzerinde kat'i bir ameliye yapmak ve ihtimalatı elimeyi önlemek, selameti memleket namına farzı ayindir. Son derece zeki, kurnaz ve dessas olan bu halk. Hükümetin naif veya kuvvetli bulunduğuna göre mütcaviz veya saldırgandır. ''

Yapılan tespitlere göre, bu müslüman halk kitlesinden 50 bin insan hunharca katledildi,hayatta kalanlar ise sürüldü. Türkiye'de 1970'li yıllarında da solcu ve sağcı çatışmalarıyla, mezhep savaşı çıkarmak ve Türkiye müslümanlarını biri birine düşürmek için Amerika ve NATO'ya bağlı özel harpçılar ve kontgerilla, Alevi bölgelerini kan gölüne çevirdiler. Fakat Türkiye'nin bölünüp parçalanmasını sağlamada başarılı olmadılar. Bu yüzden türkiye devleti ve hükümeti bu fitneci girişimleri etkisiz hale getirmek için batıcı, masonik Amerika ve NATO'ya bağlı derin devletin işlediği cinayetleri ifşa edip, halkı aydınlatmalıdırlar. Alevi katliamını ifşa etmek ve özür dilemek Türkiye birliğini ve Müslüman halk kitlelerini birleştirme sürecini takviye eder

Seyid Ali Gaemmagami