Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Hindistan ve Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti aşağı yukarı aynı günlerde iki füze fırlatma denemesinde bulundu. ABD yanlısı bir konumu olan Hindistan’ın denemesi görmezden gelinir, hatta onaylanırken, Kuzey Kore’ye karşı yine tehditler savuruldu.
Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC) 13 Nisan’da ülkenin sivil uzay programının bir parçası olarak uzaya bir füze fırlatma girişiminde bulundu. Başarısızlığa uğrayan girişim Batı medyasında adeta KDHC karşıtı bir kampanyayla kınandı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ülkeye karşı yeni yaptırım kararları aldı.
Oysa KDHC’den altı gün sonra Hindistan 1,5 ton ağırlığında nükleer başlık taşıma kapasitesine sahip bir füzeyi uzaya fırlattı ve başarılı oldu. Zaten nükleer silahlara sahip olan Hindistan’ın bu yeni denemesi ne Batı medyasında infiale yol açtı ne de ülke bu nedenle yaptırımlara uğradı.Kanadalı gazeteci Stephen Gowans kişisel bloğunda “iki füzenin hikayesi” üzerinden bu ikiyüzlülüğü yazdı.Bir ikiyüzlülük örneği daha…
Gowans “iki füzenin hikayesi”ne şu verileri aktararak başlıyor:
Kuzey Kore 13 Nisan’da uzaya bir uydu yerleştiren bir roket fırlattı; bu, ülkenin sivil uzay programının bir parçasıydı. Balistik füze teknolojisine dayanan roket, fırlatıldıktan birkaç dakika sonra parçalandı. Batı devletlerinin sözcüleri ve Batı medyası, yurtdışından gıda yardımına muhtaçken kısıtlı bütçesini bu işe ayırdığı için Pyongyang’ı payladı. Başka ülkelerle birlikte Hindistan da “derin endişelerini dile getirdi.”
Bundan altı gün sonra Hindistan, Çin’in herhangi bir noktasına 1,5 ton nükleer başlık gönderebilme kapasitesine sahip Agni-V balistik füzesini fırlattı. Amerikan Bilim İnsanları Federasyonu’nun 88 ila 100 arasında nükleer silaha sahip olduğunu tahmin ettiği Hindistan, fırlattığı füzenin “güvenlik ve gerektiğinde savaşa hazır olma” konusundaki “inandırıcılığını artırma” çabasının “yeni bir mihenk taşı” olduğunu vurgulayarak, yaptığı bu çıkışla böbürlendi.
Gowans, her iki ülkenin yaptığı denemelerin de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarına aykırı olduğunu hatırlatıyor. Zaten Hindistan’a yönelik 1998 tarihli ve 1172 sayılı BMGK Kararı, ülkenin “nükleer silah taşıma kapasitesine sahip balistik füze geliştirmekten vazgeçmesini” istiyor. Kuzey Kore’ye karşı ise 2006’da alınan 1718 sayılı BMGK Kararı ve 2009’da alınan 1874 sayılı BMGK Kararı var.
Ancak ikiyüzlülük de burada başlıyor. Güvenlik Konseyi 16 Nisan’da Kuzey Kore’yi 1718 ve 1874 sayılı kararları ihlal ettiği için kınadı. Hindistan ise 1172 sayılı kararı ihlal ettiği için kınanmadı. “Üstelik” diyor Gowans, “Hindistan’ın balistik füze programına devam etmesini yasaklayan bir Güvenlik Konseyi kararının bulunduğu bile neredeyse tamamen göz ardı edildi.”
KDHC neden nükleer programına devam ediyor?Kuzey Kore’nin füze programına neden devam ettiğini tartışan Gowans, şu bilgileri hatırlatıyor:
Kore Yarımadası’na nükleer silahları, taktik muharebe silahları biçiminde, ilk olarak ABD soktu. SSCB dağıldıktan sonra ABD Stratejik Komutanlığı’nın başında bulunan Lee Butler, ABD’nin stratejik balistik nükleer füzelerinin hedeflerini eski Sovyetler Birliği’nden Kuzey Kore’ye yöneltecek şekilde yeniden düzenleyeceklerini duyurdu. Bir ay sonra da Pyongyang, Nükleer Silahsızlanma Antlaşması’ndan çekildi.
Nükleer silahsızlanmanın en önde gelen ilkelerinden bir tanesi, nükleer silahlara sahip ülkelerin bu silahlara sahip olmayan ülkeleri hedef almaması gerektiği... Bu yapılmadığı takdirde hedef alınan ülkenin, caydırıcı olarak kendi nükleer silahlarını geliştirmesi için bir nedeni bulunuyor.Kuzey Kore, doğrudan kendisine yönelen tehdit nedeniyle Nükleer Silahsızlanma Antlaşması’ndan çekildikten sonra yeraltında ilk nükleer silah denemesini 2000’lerin ilk on yılının ortasında gerçekleştirdi. Bunun üzerine 9 Ekim 2006’da BMGK ülkeye karşı yaptırım kararı aldı. Kuzey Kore’nin BM Elçisi Pak Gil Yon, BM yetkilileriyle yapılan toplantıda ülkesinin ABD tehdidine karşı kendisini korumak amacıyla nükleer silah programını başlattığını açıkladı. Bu olguları hatırlatan Gowans, şöyle devam ediyor:
Taktik ve stratejik nükleer silahların yönelttiği tehdidin yanı sıra, Kore Yarımadası’nda bulunan yaklaşık 30.000 ABD askeri, nükleer silahlarla donatılmış ABD savaş gemileri ve uçaklarının Güney Kore limanları ve hava üslerini sürekli ziyaret etmesi, Pentagon’un Güney Kore ordusunu barış döneminde fiilen, savaş döneminde ise resmen kontrol etmesi de Kuzey Kore’nin varlığına dönük bir tehdit olarak algılanıyor.
Aynı yaptırımlar başka ülkelere uygulanıyor mu?Gowans, Kuzey Kore’ye karşı alınan 1718 sayılı BMGK Kararı’nın ülkenin sadece nükleer silah ve teknoloji geliştirmesine değil, ülkeye BM üyeleri tarafından tank, zırhlı araç, top, savaş uçağı, saldırı helikopteri, füze ve füze sistemleri satılmasına da yasak getiriyor. Gowans, buradan hareketle nükleer testleri kapsayan bir kararın neden konvansiyonel silahları da kapsayan bir içeriğe sahip olduğunu sorguluyor. Hindistan ve Pakistan’ın nükleer denemelerine karşı alınan 1172 sayılı kararın ise bu ülkelere karşı benzer yaptırımlar içermediğini hatırlatan Gowans, “Bunun açıklaması, kararın Pyongyang’ın hem nükleer hem de konvansiyonel anlamda etkin bir savunma sistemine sahip olmasını engellemeyi amaçlaması gibi görünüyor” diyor. ABD’nin on yıl önce Hindistan’ın nükleer programına yönelik yaptırımlara son vermesinin ardındansa bu ülkenin “savaşa hazırlık durumunu” geliştirmek adına yeni nükleer denemeler yapmasına göz yumulmakta…
Hindistan Komünist Partisi Agni V’i yapan bilim adamların kutladı! Hindistan Komünist Partisi Merkez Komite Sekretaryası, Agni V projesinde rol alan bilim adamları ve tüm personeli kutlayan bir açıklama yayımladı. Açıklamada füze projesinin Hindistan’ı “Kıtalararası Balistik Füze” teknolojisine sahip seçkin ülkeler arasına soktuğu belirtildi. “Bu başarılı fırlatma Hindistanlıların teknoloji alanındaki üstünlüğünü göstermiştir” denilen açıklamada, Agni V’in ülkenin güvenliği açısından önemli bir “caydırıcı” olacağı vurgulandı. Açıklamada Hindistan Komünist Partisi’nin başarıyı selamladığı, ancak bunun herhangi bir şekilde aşırı milliyetçi eğilimleri beslememesi gerektiği söylendi.
Kuzey Kore’nin nükleer programına karşı alınan yaptırım kararları ülkenin konvansiyonel silahlar edinmesine de yasak getirmenin yanı sıra, sivil uzay programını da yaptırım kapsamına alıyor. Bu nedenle BMGK sözcüleri, KDHC’yi uzaya uydu fırlatma girişimi nedeniyle kınarken, bu eylemin BM kararlarını ihlal ettiğini söylüyor. Bu, BMGK’ya göre KDHC’nin sivil uzay programına da sahip olamayacağı anlamına geliyor.
ABD, Kuzey Kore’nin nükleer programına devam etmesi konusunda Çin’i suçlayan açıklamalar da yapmakta. Son olarak, başarısızlığa uğrayan füze fırlatma girişiminin ardından, Çin tarafından ülkeye füze taşıma kapasitesine sahip bir kamyon şasisinin satılmış olması bu suçlamaların nedeni oldu. Oysa ABD, geçtiğimiz yıl Hindistan’la nükleer yakıt ve teknoloji tedarik etme anlaşması imzaladı. Anlaşmanın “iki ülkenin Çin’in yükselişine karşı ortaklıklarını sağlamlaştırmayı hedeflediği” ifadesi basına yansıdı. Gowans, “Dolayısıyla ABD, Çin’i Kuzey Kore’ye kamyon parçaları satarak Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal etmekle suçluyor, ama kendisi Hindistan’ın Güvenlik Konseyi kararı hilafına nükleer programına devam etmesine yardımcı olmak için ona teçhizat, materyal ve teknoloji ihracının yolunu açıyor” diyor.
İkiyüzlülüğün boyutlarıGowans iki füzenin hikayesi üzerinden bir kez daha açığa çıkan emperyalist ikiyüzlülüğün dört boyutuna işaret ediyor:
1. Kuzey Kore sivil uzay programının bir parçası olan uzaya uydu fırlatma girişimi nedeniyle BMGK tarafından kınandı, ancak Hindistan, amacı Çin’in kentlerini yok etmek olan bir balistik füze fırlatmasına rağmen kınamadan kurtuldu. Her iki fırlatma da BMGK kararlarını ihlal etti, ancak Güvenlik Konseyi ve Batı medyası Hindistan’ın balistik füze programını yasaklayan kararı görmezden geldi.
2. Kuzey Kore’nin yörüngeye uydu yerleştirme denemesi nedeniyle Batı medyasının hakaretlerine maruz kalır ve bir tehdit olarak gösterilirken, Hindistan’ın Çin’in kentlerini haritadan silmeye yetecek kadar nükleer silah başlık taşımaya uygun uzun menzilli füze fırlatması birkaç eleştirel görüşle geçiştirildi.
3. Kuzey Kore, halkını beslemek için dışarıdan gelecek gıda yardımına muhtaçken roket fırlatmaya bütçe ayırdığı için müsriflikle suçlanırken, Hindistan’daki yaygın ve derin yoksulluk Batı medyasının gündemine dahi girmedi.
4. Çin, Kuzey Kore’ye kamyon parçaları sattığı için ABD tarafından sözde BMGK kararlarını ihlal etmekle suçlanırken, ABD tarafından Hindistan’a 1172 sayılı BMGK Kararı’na rağmen nükleer yakıt ve teknoloji satılması görmezden gelindi.