19 Eylül 2012 - 19:30

Dün Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) tarafından ele geçirilen Tellebyad sınır kapısında ÖSO ile PKK militanları arasında çatışma çıktığı iddia ediliyor. İddiaya göre çatışmalarda 8 PKK’li öldürüldü.

Şanlıurfa’nın Akçakale köyüne 300 metre mesafede bulunan Tellebyad sınır kapısı dün Özgür Suriye Ordusu militanları tarafından ele geçirildi. El Rakka bölgesinde bulunan Tellebyad’da halen çatışmaların yoğun bir biçimde devam ettiği bildirilirken, Türkiye-Suriye sınırının bu kadar yakınında gerçekleşen çatışmalar Akçakale’de de hayatın durmasına sebep oldu.

ÖSO, PKK’lileri öldürdü iddiası

 Yine dün Cihan Haber Ajansı tarafından ortaya atılan bir iddiaya göre Özgür Suriye Ordusu’na bağlı güçler, 8 PKK’liyi öldürdü. ÖSO ile Suriye ordusu arasındaki çatışmalar sürerken, Tellebyad sınır kapısının kısa bir süre PKK’liler tarafından ele geçirildiği ve sınıra PKK bayrakları asıldığı ileri sürüldü.

CHA’nın iddiasına göre ÖSO güçleri bunun üzerine dün akşam saat 19.30 sularında sınır kapısına yeni bir saldırı düzenleyerek 8 PKK’liyi öldürdü. Öldürülen PKK’lilerin daha sonra kamyon kasalarına konularak Kobani’ye götürüldüğü kaydedildi.

Tehlikeli gelişme

 Özgür Suriye Ordusu’nun PKK’ye yakın Suriye Kürtlerini kendi şemsiyeleri altına almak üzere baskı uyguladığı biliniyor. Geçtiğimiz aylarda bu baskı sonucunda zaman zaman PKK ile ÖSO arasında silahlı çatışma çıktığı yönünde iddialar basına yansımıştı. Siyasi çizgisi PKK’ye yakın olan Demokratik Birlik Partisi (PYD) ile Barzani çizgisine yakın Kürt Ulusal Konseyi’nin Erbil’de yaptıkları anlaşmanın ardından Suriye’nin bazı Kürt kentlerinde denetim sağlaması sonrasında da ÖSO, PKK çizgisindeki Kürtlere yönelik baskısını yoğunlaştırdı.

Temmuz ayında Bugün gazetesine konuşan ÖSO komutanlarından Riyad el Esad, Suriye’de bağımsız bir Kürt bölgesini asla kabul etmeyeceklerini ve böyle bir gelişmeyi önlemek için gerekirse savaşacaklarını söylüyordu. Karargahı Türkiye’de bulunan El Esad’ın bu sözlerinin ÖSO’nun bütününün görüşünü ne düzeyde yansıttığı belirsiz olsa da, ÖSO’nun Türkiye’den aldığı destek karşılığında bu yönde hareket etmesi ihtimali bulunuyor. Zira ÖSO’nun Kürt kökenli komutanlarından Ubed Musa, Türkiye’den daha fazla destek aldıkları takdirde PKK’yle savaşacaklarını söylemişti.

Buna karşın daha önce Afrin ve Kobani’de PKK’yle kısa çatışmalar yaşayan ÖSO, bugüne kadar PKK’ye saldırma yoluna gitmedi. Örgütün bir başka komutanı, Albay Abdülcabbar Egedi, basına verdiği bir demeçte ÖSO’nun “rejim dışı hedeflere saldırmama” kararının olduğunu ve Kürt fraksiyonlarla savaş istemediklerini ifade etmişti.

PYD sözcüleri ise Suriye Kürtlerinin kendi bölgelerinde kontrolü sağladıklarını ve ÖSO’nun “desteğine” ihtiyaçları olmadığını söylüyor. Diğer yandan PYD Eşbaşkanı Muhammed Salih Müslim, daha önce birkaç röportajında, savaşı Kürt bölgelerine taşımadıkları sürece ÖSO’ya karşı olmadıklarını ve ÖSO’nun kendilerine sempati duyduğunu ifade etmişti.

Dün yaşandığı öne sürülen çatışma henüz başka kaynaklar tarafından doğrulanmış değil. Ancak iddiaların doğru olması halinde Suriye, Kürtler ve Türkiye üçgenindeki gelişmeler daha da karmaşık ve tehlikeli bir hal alabilir.

Suriye Kürtleri içindeki çatlaklar

 Konunun bir diğer önemli boyutu ise Suriye Kürtlerinin kendi arasındaki çatlaklar. PYD ile islamcı muhaliflere yakın Barzanici grupların ilişkisi daha önce zaman zaman silahlı çatışmaları da içerecek düzeyde gergindi. Erbil’de yapılan anlaşma sonrasında gerginlik azalsa da, bölgede silahlı güce sahip tek grup olan PYD’nin bölgenin askeri denetimini ele alması, Kürt Ulusal Konseyi gibi Barzanici güçlerin sık sık PYD karşıtı açıklamalar yapmasını beraberinde getiriyor.

Bu açıklamalardan bir tanesi geçtiğimiz günlerde Kürt Ulusal Konseyi’nin Kamışlı’daki sorumlularından Barav Hasan’dan geldi. Hasan, Rudaw gazetesine verdiği demeçte PYD’yi Erbil anlaşmasına uymamakla eleştirerek, “Erbil mutabakatına göre Batı Kürdistan’daki silahlı güçlerin, silahlı bir şekilde siviller arasında görünmemesi, tutuklama ve insanları para karşılığında serbest bırakma gibi eylemlerde bulunmaması gerekiyor. Ancak PYD’liler silahlarıyla siviller arasında geziyor, sivilleri tutukluyor ve onlardan para aldıktan sonra onları serbest bırakıyor” dedi. Batı Kürdistan’a 1000 civarında PKK üyesi ve yöneticisinin geldiğini iddia eden Hasan, PKK’lilerin “hareketli gruplar” oluşturduklarını da öne sürdü. Hasan sözlerini, “[PKK’liler] bir şehirden diğerine gidiyor. İnsanlara nasıl savaşacaklarını ve güvenliği nasıl sağlayacaklarını öğretmek için Kamışlı’da, Kobane ve Afrin arasında askeri kamplar kurdular”diye sürdürdü. Kürt Ulusal Konseyi’nin buna benzer askeri kamplar kurma becerisi ya da izni olmadığını belirten Barav Hasan, PYD’yi anlaşmaya uymamakla eleştirdi.

Ancak Hasan’ın sözlerini, Kürt coğrafyasına ÖSO gibi başka silahlı güçleri davet etmek şeklinde de yorumlamak mümkün. Zira Kürt Ulusal Konseyi temsilcileri geçmişte bu tezi dile getirdikleri biliniyor.

PYD liderlerinden Salih Müslim ise, PYD’ye bağlı silahlı güçlerin üslerinden çıkmadıklarını ve tek görevlerinin halkı korumak olduğunu söylüyor. Müslim, “Bu durum, Erbil anlaşmasının gerektirdiği gibi ortak bir silahlı güç oluşturana kadar sürecek” diyor.

ÖSO ile PKK arasında silahlı bir çatışma çıkması olasılığı, Suriye Kürtlerinin kendi aralarındaki çatlakları da derinleştirme potansiyeline sahip. Bu da Suriye’nin göreceli olarak çatışmasız Kürt bölgesini de daha fazla kana bulayacak.