23 Eylül 2012 - 07:01

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Suriyeli muhaliflere destekleyen ve lojistik destek veren Başbakan'a yüklendi: Komşuda kavga var, biz kardeşin eline silah veriyoruz, 'Git kardeşini öldür' diyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'ne yakışır mı bu? Oradaki iç savaşın silahını biz sağlıyoruz.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gaziantep'te partisinin il teşkilatınca düzenlenen toplantıya katıldı. Kılıçdaroğlu'nun gündeminde dış politika vardı.

Kılıçdaroğlu, Suriye'de yaşanan olaylara değinerek, Türkiye'nin tarihinin en zor koşullarını yaşadığını ve en sorunlu bölgede de Gaziantep'in bulunduğunu söyledi.

Suriye olayının bu bölgede herkeste kaygı, endişe yarattığını ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: ''Esnafa sorun, Hükümet'in izlediği Suriye politikasından rahatsız. Otel sahibine sorun, berbere sorun, lokantacıya sorun, sanayiciye sorun, tarımda çalışan üreten çiftçiye sorun, herkes şikayetçi. AKP'nin izlediği Suriye politikasının yanlış olduğunu bütün kanıtlarıyla ortaya koyan tek parti var, o da Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Bunu da çok iyi anlatmanız lazım.''

Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin hiçbir komşusuyla kavga etmesini istemediğini ifade ederek, şöyle devam etti: ''Hiçbir komşumuzla kavga etmek istemiyoruz. Komşularımızın tamamında da demokrasi olmasını isteriz, özgürlük olmasını isteriz. Bizim böyle orada demokrasi olmasın diye bir düşüncemiz yok. Ama dışardan baskıyla, silahla 'ben sana demokrasiyi getireceğim...' Türkiye'nin sırtını sıvazlayacaklar, iktidar da onların taşeronluğunu yapacak. Mustafa Kemal'in, Atatürk'ün Türkiye'sinde bir siyasal iktidarın batının egemen güçlerinin taşeronluğunu yapmasını şiddetle ama şiddetle reddediyoruz.''

BAŞBAKAN 'GİT KARDEŞİNİ ÖLDÜR' DİYOR

Gazianteplilerin Suriye'de akrabalarının olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

''Bizim hedefimiz bu coğrafyada barış içinde yaşamaktır. Antepli kardeşlerimin Suriye'de akrabaları var. Düşünün bir iktidar var... Komşuda kavga olduğu zaman komşudaki kavgayı yatıştırırız. Yakınları, dostları araya koyarız 'kavga etmesinler' diye... Komşuda kavga var, biz kardeşin eline silah veriyoruz, 'Git kardeşini öldür' diyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'ne yakışır mı bu? Oradaki iç savaşın silahını biz sağlıyoruz. Afganistan'dan adam geliyor, Türkiye'den gönderiyoruz oraya savaşsın diye. Bizim başka işimiz mi yok. Terör Türkiye'yi kan gölüne çevirmiş, devletin uğraştığı alana bakın.''

Kılıçdaroğlu, günün birlik ve beraber olma, dayanışma, halkla kaynaşma, halkın sorunlarına inme, halkla daha fazla ilişki kurma günü olduğunu vurguladı.

''HİÇ KİMSEYİ ÖTEKİLEŞTİRMEYECEĞİZ''

Kahvede oturup vatandaşlarla konuşacaklarını, esnafın çayını içip derdini dinleyeceklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

''Dinlemekten dolayı bizi eleştirirlerse de dinlemekten çekinmeyeceğiz. 'Eksiğimiz var mı?' diye soracağız. 'Yanlışımız var mı?' diye soracağız. Hiç kimseyi ötekileştirmeyeceğiz. 'Falan partili bize oy vermez' hayır efendim, bu coğrafyada yaşayan herkes CHP'ye oy verebilir. Çünkü biz bu ülkenin birliğinin teminatıyız. Bu ülkede kardeşliğin teminatıyız. Bizde ayrılık gayrılık yok. Bizde inanç üzerinden siyaset yapmak yok. Biz insanın zenginleşmesini ve büyümesini isteriz. Herkesin evine alın teriyle kazandığı ekmeği götürmesini isteriz. Onun kimliğine, inancına saygılıyız biz. Kimlik siyaseti, inanç siyaseti yapmak Cumhuriyet Halk Partisi'ne yakışmaz. O ortaçağ siyasetidir. Biz çağdaş ve uygar bir partiyiz. Biz sosyal demokrat bir partiyiz. Herkesi kucaklayan bir partiyiz. Yolumuza böyle devam edeceğiz.''

Toplantı, Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının ardından basına kapalı devam etti.