2 Şubat 2013 - 20:30
İnsanların Birbirlerini Öldürmesinin Hükmü

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Allah nezdinde dünyanın yok olması Müslüman birinin öldürülmesinden daha hafiftir.” İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim bir mümini bilerek öldürürse tövbe etmeye muvaffak olamaz.” İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah-u Teala Musa bin İmran’a şöyle vahyetmiştir: “Ey Musa! İsrailoğullarının eşraf takımına şöyle de: “Sakın haram olan bir canı haksız yere öldürmeyiniz. Zira sizden her kim dünyada birini öldürürse onu ateşte o kimseyi öldürdüğü gibi tam yüzbin defa öldürürüm.”

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA-Kur’an:

“Bunun için İsrailoğullarına şöyle yazdık: “Kim bir kimseyi bir kimseye veya yeryüzünde bozgunculuğa karşılık olmadan öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu diriltirse (ölümden kurtarırsa) bütün insanları diriltmiş gibi olur.” And olsun ki, onlara belgelerle peygamberlerimiz geldi, sonra buna rağmen, onların çoğu yeryüzünde taşkınlık edenler oldular.”[1]

“Haklı bir sebep olmadıkça Allah’ın haram kıldığı cana haksız yere kıymayın. Haksız yere öldürülenin velisine bir yetki tanımışızdır. Artık o da öldürmekte aşırı gitmesin. Zira kendisi ne de olsa yardım görmüştür.”[2]

bak. Nisa suresi, 29, 92, 93. ayetler; Maide suresi, 28. ayet; En’am suresi, 140, 151. ayetler; İsra suresi, 31. ayet; Kehf suresi, 74. ayet; Furkan suresi, 68. ayet; Tekvir suresi, 9. ayet

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İnsanların en fitnecisi kendisini öldürmeyi kastetmeyen günahsız birini öldüren veya kendisini vurmayan kimseyi vuran kimsedir.”[3]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Allah-u Teala’ya karşı insanların en isyankarı kendisini öldürmeyi kastetmeyen birini öldüren ve kendisine vurmak istemeyen birine vuran kimsedir.”[4]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kul haram olan bir kanı dökmedikçe dininde bir alana (yere) sahiptir.”[5]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kulun kalbi haksız yere kan dökmedikçe korku ve ümidi kabul eder, ama kan dökünce kalbi ters yüz olur, günah sebebiyle kızdırılmış ve kararmış demirci küresine benzer, artık ne iyi bir işi iyi bilir ve ne de kötü bir işi çirkin sayar.”[6]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet günü insanlar arasında hüküm verilen (sorguya çekilen) ilk şey kanlar hakkındadır.”[7]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Allah’ın kıyamet günü hakkında hüküm verdiği ilk şey (dökülen) kanlardır. Allah Adem’in iki oğlunu (Habil ve Kabil’i) durdurur, onların arasında hüküm verir. Daha sonra geriye hiç kimse kalmayıncaya kadar ondan sonra gelip birbiriyle kan davası bulunan kimseler arasında hüküm verilir. Ardından ondan sonraki insanlar arasında hüküm verilir. Böylece yüzü kan içinde bir maktul (öldürülen kimse) katilini getirir ve şöyle der: “Bu beni öldürdü.” Allah şöyle buyurur: “Sen mi onu öldürdün?” O asla Allah’tan bir söz gizleyemez.”[8]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah-u Teala Musa bin İmran’a şöyle vahyetmiştir: “Ey Musa! İsrailoğullarının eşraf takımına şöyle de: “Sakın haram olan bir canı haksız yere öldürmeyiniz. Zira sizden her kim dünyada birini öldürürse onu ateşte o kimseyi öldürdüğü gibi tam yüzbin defa öldürürüm.”[9]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kan dökme hususunda küstahlaşan kimse sizi kandırmasın. Zira onun için Allah nezdinde ölmeyen bir katil vardır.” Şöyle arzettiler: “Ey Allah’ın Resulü! Ölmeyen katil de kimdir?” Peygamber şöyle buyurdu: “Ateştir.”[10]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Bütün dünyanın yok olması Allah nezdinde haksız yere dökülen kandan daha önemsizdir.”[11]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet günü)öldürülen kimse şah damarlarından kan akar bir halde katilini tutar ve izzet sahibi Allah’ın nezdine getirerek şöyle der: “Ey Rabbim! Bundan beni hangi suçla öldürdüğünü sor.” Allah şöyle buyurur: “Onu hangi günahtan dolayı öldürdün?” O şöyle der: “Onu falan kimse izzete ulaşsın diye öldürdüm” der. Ona şöyle denir: “İzzet yalnızca Allah’a aittir.”[12]

İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Günahı olsun veya olmasın öldürülen herkes kıyamet günü sağ eliyle katilini astığı  başı sol elinde olduğu halde şah damarlarından kan akıtığı bir halde haşrolur ve şöyle arzeder: “Ey Rabbim! Bundan beni neden öldürdüğünü sor.” Eğer katil, “Onu Allah’a itaat üzere öldürdüm” derse katiline mükafat olarak cennet verilir. Öldürülen kimse de ateşe götürülür. Eğer, “Falan kimseye itaat etmek üzere onu öldürdüm” derse öldürülen kimseye şöyle denir: “Seni öldürdüğü gibi sen de onu öldür” sonra da aziz ve celil olan Allah o ikisine istediği şeyi yapar.”[13]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “(Kıyamet günü) birisi birinin elinden tutarak gelir ve şöyle der: “Ey Rabim! Bu beni öldürdü.” Allah ona şöyle buyurur: “Neden onu öldürdün?” O şöyle cevap verir. “Onu izzet senin olsun diye öldürdüm.” Allah şöyle buyurur: “O izzet benimdir.” Başka birisi birinin elinden tutarak gelir ve şöyle der: “Ey Rabbim! Bu beni öldürdü.” Allah şöyle buyurur: “Neden onu öldürdün?” O şöyle cevap verir: “Falan kimse izzete ulaşsın diye onu öldürdüm.” Allah şöyle buyurur: “İzzet ona ait değildir.” Böylece onun kanının intikamı için o katil şahıs öldürülür.”[14]

İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah bir canı öldürmeyi haram kılmıştır. Zira helal kılmış olsaydı insanlar bozulur, yok olur ve tedbir/düzen fesada uğrardı.”[15]

İmam Bakır (a.s) aziz ve celil olan Allah’ın “Bunun için İsrailoğullarına şöyle yazdık: “Kim bir kimseyi bir kimseye veya yeryüzünde bozgunculuğa karşılık olmadan öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur” ayeti hakkında kendisine, “bir kişiyi öldürdüğü halde nasıl olur da bütün insanlığı öldürmüş gibi sayılır?” diye soran Humran’a şöyle buyurmuştur: “Zira cehennem ehlinin azabının en şiddetli noktası olan bir yere yerleştirilir. Eğer bütün insanları öldürecek olsaydı yine aynı yere giderdi. Ben, (Humran) şöyle arzettim: “Eğer başka birini öldürse ne olacak?” İmam (a.s) şöyle buyurdu: Azabı (cehennemin o noktasında) iki kat olur.”[16]

El Mizan Tefisrinde şöyle yer almıştır:

Allame Tabatabai şöyle diyor: “Dedim ki: Birini daha öldürürse ne olur?” sözünde, daha önce yaptığımız açıklamaya yönelik bir işaret vardır ki orada bir kişiyi öldürmenin vebalının, birkaç adamı öldürmenin vebalına eşit olması sorunu üzerinde durulmuştu. İmam burada, “Azabı katlanır” cevabını veriyor. Burada, “Kim bir cana…karşılık olmaksızın bir canı öldürürse…” ayetinde işaret edilen indirgeme olgusunun gerektirdiği eşitliği gündeme getirmiyor. Çünkü azabın katlanması, birin çoğa veya her kese eşit olmamasını gerektirir, şeklinde bir problem ileri sürülemez. Böyle bir problemin ileri sürülmeyecek olmasının nedenine gelince, konum eşitliği azabın türüyle ilgilidir. O da, bir kişiyi öldürenle, iki kişiyi öldüren ve herkesi öldürenin cehennemin aynı vadisine konulacak olmalarıdır. Nitekim İmamın sözü de buna işaret ediyor: “Eğer bütün insanları öldürmüş olsaydı, buraya konulacaktı.”

Bizim bu açıklamamız, Ayyaşi’nin tefsirinde Humran’dan, onun da söz konusu ayetle ilgili olarak İmam Cafer Sadık’tan (a.s) aktardığı rivayetçe de desteklenmektedir. İmam (a.s) buyurdu ki: “Cehennemde bir yer var ki burası, cehennem azabının şiddet bakımından ulaştığı son nokt adır. Adam öldüren kişi oraya konur.” –Ravi diyor- dedim ki: “Ya iki kişiyi öldürürse?” Şu cevabı verdi: “Ateşte, bu yerden daha şiddetli azap veren bir yer olmadığını bilmez misin? Bu azap, yaptığıyla orantılı olarak artırılır…”

İmamın (a.s) cevabında olumlamayla olumsuzlamaya birlikte yer vermiş olması, bizim de rivayeti yorduğumuz amaca yöneliktir. Şöyle ki: Birlik ve eşitlik azabın türüyle ilgilidir. Bu da konum birliğine yönelik bir işarettir. Farklılık, şekil ve katilin tattığı azabın mahiyeti bakımından söz konusudur.

Ayrıca Hannan b. Sudeyr’in İmam Cafer Sadık’tan (a.s), “Kim bir canı öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir” ayetiyle ilgili olarak aktardığı şu sözler de bu yorumumuzu bir açıdan desteklemektedir: “Cehennemde bir vadi var. Bir kimse bütün insanları öldürse, oraya girer. Bir insanı öldürse, yine oraya girer.”

Şöyle diyorum: Bu rivayette ayet, anlam olarak aktarılmış gibidir. [17]

Mümini Öldürmek 

Kur’an:

“Kim bir mümini kasten öldürürse cezası, içinde temelli kalacağı cehennemdir. Allah ona gazâb etmiş, lânetlemiş ve büyük azab hazırlamıştır.” [18] 

Resulullah (s.a.a) Veda haccında şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz kanlarınız ve mallarınız Allah ile görüşünceye ve amellerinizi soruncaya kadar bu şehir, bu ay ve bu gününüzün haram kılındığı gibi sizlere haram kılınmıştır.”[19]

Resulullah (s.a.a) bir yerde bulunan ve katili belli olmayan bir cenaze hakkında şöyle buyurmuştur: “Bir Müslüman öldürülmekte ve katilinin kim olduğu bilinmemektedir?! Canım elinde olana andolsun ki eğer göklerin ve yerin ehli bir mümini öldürme hususunda el ele verecek olsalar veya öldürülmesinden hoşnut olsalar Allah hepsini ateşe sokar. Canım elinde olana andolsun ki zulüm üzere birine bir kırbaç vuran kimse yarın cehennem ateşinde kırbaçlanacaktır.”[20]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ey insnalar! Ben sizin aranızda iken bir ölü bulunacak ve katili de belli olmayacak öyle mi? “Eğer gök ve yeryüzü ehli bir müslümanın öldürülmesi hususunda işbirliği yaparsa şüphesiz Allah tümüne sayısız ve hesapsız azap eder.”[21]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “ Her kim yarım bir kelimeyle de olsa bir müminin öldürülmesine yardımcı olursa kıyamet günü Allah’ı alnında şöyle yazılmış olarak görür: “Bu Allah’ın rahmetinden ümitsizdir (mahrumdur).”[22]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz her kim bir hacamat çizgisi miktarınca bir müslümanın kanını haksız yere dökerse bakmaması için cennet kağısının önünden kovulur.”[23]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim bir mümini bilerek öldürürse tövbe etmeye muvaffak olamaz.”[24]

İmam Sadık (a.s) kendisine, “Eğer bir mümin bilerek bir mümini öldürse tövbesi olur mu?” diye sorulunca şöyle buyurmuştur: “Eğer imanı sebebiyle onu öldürmüşse tövbesi olmaz. Ama eğer gazap üzere ve ya dünya işlerinden bir iş amacıyla onu öldürürse tevbesi kısas edilmesidir.”[25]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Allah nezdinde dünyanın yok olması Müslüman birinin öldürülmesinden daha hafiftir.”[26]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Allah nezdinde müminin öldürülmesi dünyanın yok olmasından daha büyüktür (daha önemlidir).”[27]

İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim bir mümini öldürürse Allah-u Teala bütün günahları onun için kaydeder, öldürülen kimse günahlardan temizlenir. Nitekim Allah-u Teala şöyle buyurmuştur:“Benim ve kendi günahını yüklenmeni ve cehennem ehlinden olmanı istiyorsun?”[28]

Öldürmenin Caiz Olduğu Yerler

Kur’an:

“Kim bir kimseyi bir kimseye veya yeryüzünde bozgunculuğa karşılık olmadan öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur.”[29]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Allah’ın birliğine ve peygamberliğime şahadette bulunan kimseyi öldürmek sadece şu üç yerde caizdir: Evli olduğu halde zina eden kimse hakkında. Böyle bir kimse taşlanmalıdır; Allah ve Resulüne karşı savaş ilan eden kimse hakkında, böyle bir kimse de ya öldürülmeli ya darağacına asılmalı ya da sürgün edilmelidir ve birini öldüren kimse hakkındaki bu durumda da öldürülmelidir.”[30]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kendisinden başka ilah olmayana andolsun ki Allah’ın birliğine ve risaletime şahadette bulunan birinin kanını dökmek sadece şu üç hususta caizdir: İslam’dan el çekip Müslümanların cemaatinden uzaklaşan kimse, evli olduğu halde zina eden kimse ve birini öldüren kimse hakkında.”[31]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şu üç yer dışında hiçbir kanın dökülmesi helal değildir: Cana karşı can, eşi olduğu halde zina eden ve imandan dönen erkek  kimse (mürtet) hakkında.”[32]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kim dininden dönerse onu öldürünüz.”[33]

Hem Öldürenin ve Hem de Öldürülenin Cehennemde Olduğu Hususlar 

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İki Müslüman sünnetten hiç bir delil olmaksızın birbirine kılıç çekerse hem maktul ve hem de öldürülen her ikisi de ateştedir.” Kendisine şöyle arzedildi: “Ey Allah’ın Resulü! Katil doğrudur ama öldürülen kimse neden?” Peygamber şöyle buyurdu: “Çünkü o da öldürmeyi kastetmiştir.”[34]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İki müslüman karşılaşır da onlardan biri silahıyla kardeşine saldırırsa her ikisi de cehennemin kenarındadır. Birisi diğerini öldürse her ikisi de cehenneme girerler.”[35]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İki müslüman birbirine kılıç çekince hem öldüren ve hem de öldürülen ateşe girer.”[36]

ABNA.İR

........................................................................

[1] Maide suresi, 32. ayet

[2] İsra suresi, 33. ayet

[3] Emali’es-Seduk, 28/4

[4] Sevab’ul A’mal, 327/7

[5] Kenz’ul Ummal, 39907

[6] a. g. e. 39951

[7] a. g. e. 39887

[8] el-Kafi, 7/271/2

[9] Sevab’ul A’mal, 327/8

[10] el-Kafi, 7/272/4

[11] et-Terğib ve’t-Terhib, 3/293/6

[12] a. g. e. s. 296/19

[13] el-Kafi, 7/272/3

[14] Kenz’ul Ummal, 39909

[15] Fakih, 3/565/4934

[16] el-Kafi, 7/271/1

[17] Tefsir-i el-Mizan, 5/322

[18] Nisa, 93

[19] el-Kafi, 7/273/12

[20] Emali’el Müfid, 216/3

[21] Kenz’ul Ummal, 39952

[22] a. g. e. 39895; Vesail’uş-Şia, 8/615, 163. bölüm

[23] a. g. e. 39921

[24] el-Kafi, 7/272/7

[25] a. g. e. s. 276

[26] et-Terğib ve’t-Terhib, 3/293/7

[27] Kenz’ul Ummal, 39880

[28] Sevab’ul A’mal, 328/9

[29] Maide suresi 32. ayet

[30] Kenz’ul Ummal, 367

[31] a. g. e. 380

[32] a. g. e. 382

[33] a. g. e. 386

[34] Vesail’uş-Şia, 11/113/1

[35] Kenz’ul Ummal, 39899

[36] a. g. e. 39904

 

Ekler