6 Şubat 2013 - 20:30

“Dost ve müttefik” ABD’nin Başkanı Obama’nın yeni dönemi; AKP ve Erdoğan’a peş peşe yapılan uyarılar ve verilen sert mesajlarla çok farklı bir görüntü çiziyor.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Ankara-Erbil yakınlaşması petrol ticaretine kadar varınca “Bağdat’tan onay alın” diyerek ilk çıkışı yapan ABD, AKP’nin İsrail ve Suriye politikasından rahatsızlığını da ortaya koymuştu. Obama yeni dönemin ilk ziyaretini İsrail’e yaparak net bir mesaj daha verdi. Erdoğan’ın “Şanghay Beşlisi” kartına da “NATO hatırlatması” yaparak tepki veren Beyaz Saray’dan 2 hamle daha geldi.

Randevu tarihi bile mesaja dönüşüyor

BAŞBAKAN Erdoğan’ın olası ABD ziyareti, Ankara Büyükelçisi Ricciardone’nin “Bu yıl içinde olabilir!” açıklamasıyla rahatsızlığın kanıtına dönüştü. Washington, Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun “Çok dosya birikti” çağrısına da kayıtsız kaldı.

 Önce Türkiye değil İsrail’in menfaatleri!

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Victoria Nuland da Erdoğan ve Davutoğlu’nun İsrail’i eleştirmelerine sert tepki gösterdi: Türk liderlerin kışkırtıcı ifadeleri bizim için endişe verici. Bu konudaki kaygılarımızı üst düzey Türk yetkililerine ilettik.

Washington-Ankara hattında randevu krizi

AKP, Beyaz Saray’ın canını sıktı. ABD Başkanlığı’na ikinci kez seçilen Obama’nın Başbakan Erdoğan’a bir türlü randevu vermemesi “müttefik yan çizdi” diye yorumlandı.

ABD, Orta Doğu’daki petrol pazarı söz konusu olunca müttefiki Türkiye’ye karşı tavır aldı. Büyükelçi Francis Ricciardone’nin “Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ABD’ye ziyareti bu yıl olabilir ama henüz tarih konmadı” açıklaması, “Derin müttefik yan çiziyor” diye yorumlandı. Başbakan Erdoğan, ABD Başkanı Obama’nın 2’nci döneminde Türkiye’nin terör sorununu ortadan kaldırmak ve diğer konuları görüşmek için bu ay içinde Washington’a gidecekti.

Atalay da gitmedi

Erdoğan’ın seyahati öncesi, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu Washington’a giderek ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı William Burns ile görüşmüştü. Sinirlioğlu, Türkiye ile ABD arasındaki düzenli istişareler kapsamında ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Burns ile bir araya gelmişti. Sinirlioğlu’ndan sonra Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın da ABD’ye gitmesi planlanmış, ancak ziyaret bir türlü gerçekleşmemişti. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ise “En kısa sürede bir araya geleceğiz, çünkü önümüzde paylaşılması gereken çok büyük bir dosya var” demişti. Siyasi gözlemciler, Başbakan Erdoğan’ın ABD’den davet alamayışını şöyle yorumladı:

“Kanka” dan eleştiri

“Başbakan Erdoğan’a, ’kanka’ olduklarını ileri sürdüğü Obama’ dan eleştiriler gelmeye başladı. Filistin ve Gazze olaylarında Obama doğrudan Erdoğan’ı suçlamıştı. Diplomatik dille söylediği laflar yenilir yutulur şeyler değildi. Ankara’dan ABD’ye ’illa Erdoğan’ı davet et seni ziyaret etmek istiyor’ baskısı var. Ama bu baskıya Obama yönetimi direniyor. Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Sinirlioğlu’nun ABD ziyaretinde de bu konu gündeme gelmişti. Müsteşar, kendisine yöneltilen Erdoğan ziyareti konusunda elinde bir şey olmadığını söylemekle yetinmişti. ABD’den mayıs ayına kadar ciddi bir şey beklenemez.”

İlk ziyaret İsrail’e

Seçildiği zaman ilk olarak Türkiye’yi ziyaret eden Obama, ikinci döneminde İsrail’i ziyaret edecek. Beyaz Saray Sözcüsü Jay Carney, ziyaretin bahar aylarında olacağını söyledi. Carney, Obama’nın ayrıca Filistinli ve Ürdünlü yetkililerle devam eden yakın çalışmaları bağlamında, Batı Şeria ve Ürdün’ü de ziyaret edeceğini bildirdi. Obama, başkanlığının birinci döneminde İsrail’e hiç gitmemişti.

Nuland: Erdoğan tahrik ediyor!

ABD Dışişleri Sözcüsü Victoria Nuland, Başbakan Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun İsrail’e yönelik eleştirilerine sert tepki gösterdi. Nuland, “Türk liderlerin kışkırtıcı ifadeleri bizim için endişe verici. Bu konudaki kaygılarımızı ABD Büyükelçiliği’nce üst düzey Türk yetkililerine ilettik” dedi. Nuland, daha önce de AB’ye mesaj göndererek “Şanghay Beşlisi” çıkışı yapan ve “Putin’e ’bizi Şanghay Beşlisi içine alın’ dedim. Biz de AB’ye ’Allaha ısmarladık’ diyelim, ayrılalım oradan” ifadelerini kullanan Erdoğan’a, “Açıkçası Türkiye’nin bir NATO üyesi olduğu göz önüne alındığında bu ilginç olur, ne olacağını göreceğiz” sözleriyle tek cümlelik uyarıda bulunmuştu.

Türkiye’nin yörüngeden çıkmasına izin vermezler

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ABD ziyareti bilmeceye dönüştü. Büyükelçi Ricciardone’nin ziyarete ilişkin tarih vermemesini yorumlayan emekli Büyükelçi İnal Batu, ABD’den gelen açıklamaların iki ülke arasında derin bir krizin yaşandığına işaret olduğunu söyledi. Batu, “Obama yeniden ikinci döneme başladığından beri hükümete mesafeli davranıyor. Çünkü Suriye konusunda çekingen ve bir şey yapmak istemiyor. Türkiye’nin de ileri adımlarını tasvip etmiyor. Türkiye, Suriye konusunda ABD’den bağımsız şekilde adımlar atmaya kalkıştı ama başarılı olmadı. Bu da mesafeli bir süreci beraberinde getirdi” dedi.

Emekli Büyükelçi Onur Öymen de, hükümetin her yaptığının ABD’nin onayıyla yapılıyormuş gibi bir hava oluşturduğunu belirterek, “ABD’de bundan rahatsız oldu ve mesafe koydu. Öncelikle davalar konusunda. ’Davaların menşei biz değiliz’ mesaj veriyorlar. Ayrıca Şangay Beşlisi işinden de rahatsız oldular. ’AB’den vazgeçer oraya gireriz’ demek ciddi bir yörünge değişikliğidir” dedi.

Rahatsızlık diz boyu!

“ABD Türkiye’nin yörüngesinden çıkmak istemez” diyen emekli Tuğgeneral Nejat Eslen ise “Türkiye’nin batıyla ilişkilerinde sıkıntı var. Başbakan son zamanlarda AB’ye rest çekti ve Şangay Beşlisi’ne üye olabileceğimizi söyledi. Bunlar ABD’yi rahatsız etti. Amerikan yönetimi Türkiye’deki yönetimin kendi yörüngelerinden dışarı çıkmaya başladığını gördüğünde memnuniyetsizliğini ifade etti. Yaşadığımız süreçte de Türkiye ile İmralı sürecinin aynı paralelde olduğunu söylemek mümkün değil. Türkiye’deki yönetim kendi inisiyatifinde hareket ettiğinde Amerika tepkisini gizlemiyor” diye konuştu.