17 Şubat 2013 - 07:51

Allah'ın adıyla,

500 milyon dolar avansla savaş

Adamlar resmen Fransa’ya teslim
Diyoruz ki; Bunlar Fransa adına Suriye halkıyla savaşıyorlar
Bize kızıyorlar
Bunun izahını nasıl yapıyorlar, bir Allah’ın kulu gelsin burada konuşalım
Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkan Yardımcısı Riyad Seyf, Fransa'nın ev sahipliği yaptığı toplantının açılışında yaptığı konuşmada, uluslararası camiadan daha fazla mali yardım ve ağır silah beklediklerini ifade etti.
”Şam yönetimini devirebilmek için 500 milyon dolar gerekli”
Koalisyonun önemli gruplarından Suriye Ulusal Konsey Başkanı George Sabra da, "Suriye'nin milyarlarca dolara ihtiyacı var. Ancak bizim Şam yönetimini devirebilmemiz için ilk etapta sadece 500 milyon dolara ihtiyacımız var ve bunu batılı ülkeler vermeli" diyor.

Vekâlet savaşında gelinen nokta
El Hatib: “Bazıları devrimcilere destek sözü verdi sonra ölüme terk etti. Bazıları koltuklarına kurulmuş saldırın, müzakere etmeyin diyor.”
Sahi bunlar kim adına savaşıyor?

Dost kim?
Düşman kim?
İlk emri oku olan kitabın, ilk sorusu “imamın kimdi? Olacak!
İmam Seyyid Ali Hamaney;
“Şia ve Sünni bahaneleri ile vahdeti baltalayanlar düşmanların uşağı ve İslam’a düşmandırlar.”
” Selefi Vahabilere göre “Şialar” ve “Ehlibeyti seven ehlisünnet” dünyanın neresinde olursa olsunlar kâfirdirler.”
” Vahabiler, kardeş olan Müslümanlar arasında ihtilaf çıkarmak için görevlendirilmiştir.” “Herkes biliyor ki bizler İslam Devrimini sırf Şii yahut milliyetçi ve İranlı devrimi olarak bilmedik ve asla bilmeyeceğiz.”
”Selefi ve Vahhabi cemaate göre “Şialar”, “Ehlibeyti seven ehlisünnet” ve “Kadiri tarikatına bağlı ehlisünnet” dünyanın neresinde olursa olsunlar kâfirdirler.”
“ Bu uğursuz düşüncenin (vahhabiliğin) Müslüman kardeşler arasında ihtilaf çıkarmak için memurlardır.”
” Şia cehaletinden veya önyargılarından dolayı ehlisünnetin kutsallarına hakaret ederse, ihtilaf çıkarmak için görevlidir. Dolayısıyla her iki grubun davranışı haram ve yasalara aykırıdır.”


İran yakında Noland'ı da uzaya gönderirse şaşılmasın

( İran'ın canlı taşıyan araştırma uydusunu başarıyla uzaya göndermesi üzerine)
Amerika Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Noland,
"Ben bu maymunu gördüm, zavallı maymun, uzaya gönderilmek üzere hazırlanıyordu" diyor.
Bu da bizden olsun,

İran’dan yeni savaş uçağı,Kahhir 313 ! Alçak irtifada uçabilen uçağın öne çıkan özelliği, yüksek saldırı gücü.! BİZDE YERLİ OTOMOBİL YAPCAZ !

12 Behmen /Amaca İman

İranlı büyük düşünür şehit Mutahhari de İslam inkılabı hakkında adlı eserinde İmam Humeyni (ra) hakkında şu ifadelere yer veriyor: Ben İmam Humeyni'de üç iman gördüm, öyle ki imanımı güçlendirdi. Bunlardan biri amaca iman etmekti, yani eğer bütün dünya bir araya gelse imamı amacından vaz geçiremezdi.
O zaman
"Amaca İman" ettik mi?

Mezarlıklar kendini vazgeçilmez "Recep"lerle doludur

Türkiye deki tüm Camit’lerdeki Müslümanlarla birlikte,
Gasıp rejim bakanı Ehud Barak ;“Umarım bu durum devam etmez; savaşı muhalifler kazanır ve Esed düşer. Sonunda Suriye’de yeni bir sayfa açılır." Duası ve cumaları yapılıyor.
Dedik ya, vazgeçilmezler hep aynı temenni peşindeler.
Ne diyelim birlikte “Amin” deyin ve birlikte “haşrolun”

Kürd'üm diyene "sus Müslümansız!" diye çıkışanlar gönderdiği uyduya Müslüman değil, Türk’cü “Göktürk” adını veriyor. Ses yok, hayâ yok.

Yayılmacılık

Özgür-Der aylık panelinde;
"İran’ın Ortadoğu İntifadalarına İlişkin Konumu ve Politikaları” tartışıldı
Zamanlama ve yer önemli
Neden?
34. Yılında İnkılâbı “Kafalarına” oturtamadılar, uymadı
İşte bundandır ki;
İki yıldır Vahhabi/Selefi kitaplardaki artış bunun işareti?
Öyleyse ;
Durmak yok yola devam...
Türkiye’de artan Vahhabi/Selefi yayılmacılığın iki sebebi vardır.
Birincisi, Su geldiğinde teyemmüm bozulması gibi Ehl-i Beyt Mektebi kendini tüm kaynakları ile ortaya koymaya ve tartışmaya açması.
İkincisi, Suriye üzerinden Ehl-i Beyt Mektebi izleyicilerinin yoğunlukta yaşadığı bölgelerdeki hakkaniyetli duruş.

İşbirlikçi Emevi- Vahhabi- Harici

İslam ve Arap ülkelerinde laiklik ve sahte İslamcılık Müslüman milletlerin baş belası olmuş ve olmaktadır. Türkiye laikliği diktatörlüğün ve Amerika ile NATO terör örgütünün işbirlikçisi olma yolunu açtığı gibi, "Emevi- Vahhabi- Harici" anlayışı temelindeki sahte İslamcılıkta, diktatörlüğe ve şiddet ve teröre sebep olmaktadır. Bu tür sahte İslamcılık Batılı güçlerin piyonu olmayı kaçınılmaz kılıyor. Bunun bariz örneği de Suudi rejimi, Katar rejimi ve Fars körfezi İşbirliği Konseyine üye ülkelerin İslamcılığıyla tekfirci ve hunhar El-Kaide ve Taliban tipi İslamcılığıdır. Türkiye bir taraftan demokrasi ve modernite, laiklik-sekülerizm'den söz ediyor. Diğer taraftan katar ve Suudi hanedan rejimiyle ittifak halinde Irak ve Suriye alanında mezhepçiliği, mezhep savaşlarını çıkarmaya çalışıyor ve bu ülkelerde El-kaide uzantılarını silahlandırıp destekliyor.

“Sus” payı alan Emevi-AKP İslamcılarından “tık” yok..!

“Terörün Finansmanını Engelleme” tasarısı jet hızıyla meclisten geçerek yasalaştı. Özellikle de İslami duyarlıklı insani yardım kuruluşları için önemli tehlikeler barındırdığı bilinen bu yasa için "sus" payı alan Sivil Toplum İslamcılarının eli kolu bağlandı.

İslami duyarlılığı olan yardım kuruluşlarını önümüzdeki süreçte ciddi anlamda etkileyecek, uluslararası düzlemde “terörü destekleyen kuruluşlar” olarak gösterilmesine sebebiyet verecek bir gelişmedir, bu konuya neden parlamentoya sunulmadan evvel ciddi anlamda tepki gösterilmedi?
Tepki yok!
Çünkü tekpiyi koyacak olan NATO-cular
AKP /Emevi İslamlılığına alıştırıldılar
Her gün meydanlara inen bu gruplar bunun için “izin” almadılar.

Arkadaşlar ikide bir diyorlar ki;

( Suriye/ Esad gasıp israil rejimi için)
Ne yaptı?
Daha ne yapacak
Suriye 3 defa savaştı, Hamas'ı, İslami Cihad'ı ve Hizbullah'ı destekleyerek 30 yıldır fiili olarak savaşta
Türkiye ne yaptı?
Ona bakalım
Bugünlerde (Zorlu Grubu Doğalgaz boru hattı anlaşması yapma peşinde) boru hattını döşerlerse “direniş hattı” nın ne anlama geldiği anlaşılacak.

Hiç düşündünüz mü?

İki gün devam eden ve onbeş ülkeden düşünürler, alimler, aydınlar, sanatçılar ve üniversite öğrencilerinin katılımıyla Sefaköy Kültür Merkezi ve Avrupa Kültür Başkenti Kongre Merkezi’nde gerçekleşen "Muhammed Mustafa Kültür ve Sanat Etkinlikleri" neden Duyarlı Şii/Caferi haber sitelerinde "YOK" hükmünde?

Mehdi Aksu Hoca’nın bu yorumumuza tepkisi ise aynen şöyle;
” Aziz kardeşlerim olayın özeti: EFE REEYTE MEN İTTEHEZE İLAHEHU HEVAH (SEN HİÇ NEFSİNİ İLAH EDİNENİ GÖRDÜNMÜ!!!!! NEFS NEFS NEFS”

Batı nın "İslami fobi”si bir tarafa..
Bizim radikal islamcıların Şia fobi/Sünni fobi lerini temizlemek gerekecek.
Yetmez..!
Kendi içimizde ise
”Z……..’fobi/K……..’ye fobi/A…….’fobi/T………’ fobi”
Temizlik zor iş

YAVUZ KAYA