Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Bölge devletleri olan Suudi Arabistan gibi Sunni anlayışa sahip olan devletler Şii yayılmacılığı olarak algıladıkları İran’ın bu politikalarına karşı ABD ile ‘’İRAN KARŞITI’’ bir cephe kurma yoluna gitmişlerdir.Örneğin Suudi krallığı kendi topraklarını bu nedenle ‘İslami görüşle örtüşmemesine rağmen’ ABD’ye açmıştır.Reagan döneminde Savunma bakanı yardımcısı olan Lawrence Korb, Suudi’lerin bu politikasını şu şekilde açıklamıştır:
‘’Suudilerin,dünyanın bu bölgesinde ABD’nin yapmasına izin verdileri şey,teoride kendi birliklerince kullanabilmeleri için bölgeye havaalanları,ultra-modern limanlar ve pek çok Amerikan askeri ekipmanı inşa ederek bizim ihtiyaçlarımızla örtüşen fiili bir altyapı hazırlamaktı.Sonuçta,dünyanın bu bölgesinde,biz Amerikalıların gerektiğinde kullanılabilmesi için masrafı Suudiler tarafından karşılanan,Amerikan limanlarına ve havaalanlarına sahip oluyorduk.’’
Görüldüğü üzere Şii İslam anlayışının bölgede yayılmasını tehdit olarak algılayan Suudi’ler BATILI bir devletinin güvenlik şemsiyesi altına girerek ‘’korunan bir krallık’’ haline gelmiştir.ABD ise bu politikalar doğrultusunda Şii tehdidine karşı Sunni bir blok oluşturma yoluna gitmiştir.1980-1988 yılları arasında yaşanan İran-Irak savaşında bahsi geçen ülkelerin Irak’a askeri,ekonomik ve siyasi olarak yardımlarda bulunması ve de Saddam’ın yabancı konuklarına bu 8 yıl boyunca kendisinin ‘’Arap kardeşlerini Pers tehdidine karşı koruyan gerçek bir kalkan’’ olduğunu söylemesi ‘İran Karşıtı Blok’un varlığını çok açık bir şekilde gözler önüne sermektedir.
İran’ın endişelere yol açan diğer tutumu ise ‘’siyonizm karşıtı’’ söylemleri olmuştur.Bölgede ABD’nin bir kolu gibi hareket eden İsrail’in varlığına karşı açık bir tehdit olan bu tutum BATI tarafından kabul edilemez bir hareket olarak algılanmıştır.İran bu nedenle farklı dönemlerde daha çok ekonomik olmak üzere çeşitli yaptırımlara maruz kalmıştır ve kalmaktadır.Bu nedenledir ki BATI’nın propaganda faaliyetlerinde de hedef ülke konumundadır.Çeşitli yollarla İranlılar barbar bir ulus olarak gösterilmektedir.Örneğin sinema bu amaç için kullanmıştır. ‘’300 Spartalı’’ adlı filmde İranlıların neredeyse insan bile olmayan yaratıklar şeklinde,BATI medeniyetinin kökeni olarak gösterilen Yunanlıların ise demokrasi için savaşan kahramanlar olarak gösterilmesi tüm bu propaganda aygıtının İran’a karşı nasıl kullanıldığının açık bir örneği olmuştur.
Günümüzde İran bilgili bir güç haline gelmiştir.Saydığımız nedenler dışında ABD ve İsrail’i asıl endişelendiren İran’ın böyle bir güç olarak sivrilmesidir.Rejimi veya nükleer çalışmalarından çok İran’ın kendi savunma sanayisinin varlığı,ekonomik ve bilimsel olarak her geçen gün etkisini artırması ABD-İsrail ittifakının uykularını kaçırmaktadır.ABD ve İsrail bilmektedir ki uzun vadede ancak böyle bilgili bir güç İsrail’in varlığına tehdit oluşturabilir.Çeşitli cihatçı örgütler kısa vadede ABD ve İsrail için tehlikeli olsalar bile uzun vadede belirttiğimiz gibi bilgili bir güç gerçek manada bölgede ABD-İSRAİL çıkarlarına tehdit oluşturmaktadır.
BATI’yı endişelendiren diğer konu ise İran’ın etkisini artırmasının bölgede anti-emperyalist,küreselleşme karşıtı bir İslami birlikteliğin doğmasına yol açması ihtimalidir.BATI devletlerinin isteyeceği en son şey olan bu süreç İsrail’in varlığına karşı atılacak çok tehlikeli bir adım olarak algılanmaktadır.Dönemin ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney bu nedenledir ki ‘’Irak’ı işgal etmeseydik,Müslüman ülkeler,Ortadoğu’da bir İslam ülkeleri birliği kurarak,İsrail’i haritadan silebilirlerdi!’’ demiştir.Görüldüğü gibi İsrail’in güvenliğini için böyle bir birliktelik birinci derecede tehdit oluşturmaktadır.İran’ın gelişimini devam ettirmesi bu sonucu doğurabilecek bir etkiye sahiptir.
Son olarak ABD açısından küresel anlamda en tehlikeli senaryo ,ABD’nin dış politika karar alıcıları üzerinde büyük bir etkisi olan Brzezinski’nin ‘’Büyük Satranç Tahtası’’ isimli kitabında belirttiği gibi ‘’Çin,Rusya ve belki de İran’ın büyük koalisyonudur’’.Böyle bir koalisyon ABD’nin hegemonyasına son verebilecek bir potansiyel taşımaktadır.Bu koalisyonun oluşturulmasını engellemek ise İran gibi bağımsız hareket etmek isteyen devletleri güçsüzleştirmek,bağımlı kılmak yoluyla sağlanabilir.ABD’nin İran üzerindeki baskısının nedenlerinden biri de budur.ABD Avrasya kilidini açmak istemektedir ve bu kilidin anahtarı da İRAN’dır.
MURAT CAN BAYRAKTAR
http://www.facebook.com/muratcan.bayraktar.3