Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri'ne bağlı (BAE) Eş-Şarika Emirliği'nde düzenlenen 2. Eş-Şarika İletişim Forumu'na katıldı. İletişimin önemini Kuran'dan ayet okuyarak anlatan Erdoğan, "dilsiz şeytan" olduğunu iddia ettiği Beşar Esad'ı Suriye'ye topraklarında işgalci konumunda olan İsrail'e karşı sessiz kalmakla suçladı.
Erdoğan iletişimin anlam ve önemine değindi
Forumda konuşan Erdoğan, Mevlana'nın ''Özü ve sözü bir olmayan insanın yüz tane dili olsa bile o yine de dilsizdir'' sözünü anımsatarak sözlerini şöyle sürdürdü, ''İçerisinde kalp olmayan, yani samimiyet olmayan her iletişim eksik iletişimdir. Söz kulaktan kulağa değil, kalpten kalbe, gönülden gönüle yol alırsa, ancak o zaman iletişimdir. Kalbindeki diliyle ikrar etmeyen kişi ya da dilindekini kalbine götürmeyen kişi, karşısındakine yakın gibi görünse de aslında çok, ama çok uzaktır.
Şunu açık ve net bir şekilde söylemeliyim ki, hükümetimizin başarısı bütün iletişim hatlarına kalbi, yani samimiyeti hakim kılmasından kaynaklanmaktadır. Bire bir konuşmalarımızda, milletle, ülkelerle konuşmalarımızda her zaman kalp diliyle, her zaman gönül diliyle, her zaman samimiyetin diliyle hitap ettik. Hangi iletişim aracını kullanırsak kullanalım, doğruyu, yani hakkı söylemeyi kendimize sarsılmaz bir ilke edindik.''
Erdoğan, iletişim anlayışlarının dayandığı temel ilkenin, Saf Suresi'nden Arapça okuduğu ''Ey iman edenler, neden yapmadıklarınızı söylüyorsunuz. Allah katında yapmadıklarınızı söylemeniz büyük suçtur'' ayetine dayandığını söyledi.
“Esad dilsiz şeytan”
''Yapmadığını söylemek, söylediğini de yapmamak bizim anlayışımızda, bizim hayat tasavvurumuzda, bizim dünyamızda en büyük hatalardan biridir” diyen Erdoğan, “Bizim küresel meseleler karşısında sesimizi yükseltiyor olmamız bazılarını çok rahatsız ediyor olabilir. Şunu herkesin bilmesini isterim: Filistin'de, Gazze'de çocuklar, kadınlar gözlerimizin önünde cansız yere düşerken biz susanlardan olmayız ve olmayacağız. Suriye'de her gün masum yavrular, masum kadınlar, masum yaşlı insanlar toplu halde katledilirken biz susanlardan olmayacağız. Kendi öz halkına karşı acımasızca katliamlar yapan; ama kendi topraklarını işgal edenlere karşı on yıllardır dilsiz kalan, sessiz kalan, tepkisiz kalan Suriye'nin zalim diktatörü, yani dilsiz şeytanı karşısında biz susmayacağız” diye konuştu.
“Biz kalbimizle konuşuyoruz”
Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü, “Somali'deki açlık, Myanmar'daki yoksulluk, Afganistan'daki sefalet, Irak'taki nifak karşısında biz dilini yutanlardan olmadık ve olmayacağız. Sadece diliyle konuşanlar bildikleri kelime kadar cümle kurabilir. Sadece gözüyle bakanlar, ancak ufku görebilir veya oraya kadar bakabilir, ama biz kalbiyle konuşan, kalbiyle gören, kalbiyle dokunan dolayısıyla kelimelerinin, ufkunun sınırları olmayan bir medeniyetin mensuplarıyız.''