16 Mart 2013 - 19:01

İsrail'in katlettiği Corrie'nin bugün ölüm yıldönümü

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Filistinlilerin evlerini yıkmasını buldozerlerin önünde protesto eden Corrie, 10 yıl önce bugün öldürüldü.

Aliene Rachel Corrie, 10 Nisan 1979’da, Amerika Birleşik Devletleri’nin Olimpia kasabasında orta halli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.

Gazze Şeridi'nde Filistinlilerin evlerini yıkmak üzere harekete geçen bir İsrail buldozerinin önüne çıkmış ve bu buldozer tarafından ezilerek öldürülmüştür.

Corrie ailesi, kızlarının kasten ve yasa dışı şekilde öldürüldüğü ve İsrail hükumetinin olayla ilgili güvenilir bir soruşturma yürütmediği gerekçesiyle Hafya'da İsrail devletine ve ordusuna karşı sembolik tutarı olan 1 dolarlık tazminat davası açmıştır. İsrail mahkemesi, Rachel Corrie'nin ailesinin orduya açtığı davayı reddetmiş; mahkemenin hakimi Oded Gerşon İsrail ordusunun olayda kusuru olmadığına hükmetmiştir.

Henüz on yaşında iken “Dünya Açlık Konferansı”nda yaptığı konuşma, onun içinde taşıdığı insanlık erdemini ortaya koyuyordu. Şöyle demişti küçük Rachel:

“Başka çocuklar için buradayım. Buradayım çünkü umursuyorum. Buradayım çünkü her yerde çocuklar acıçekiyor. Ve çünkü her gün kırk bin kişi açlıktan ölüyor. Buradayım çünkü bu kişiler çoğunlukla çocuk. Biz, yoksul insanların her yanımızda olduğunu ve bizim onları umursadığımızı anlamak zorundayız. Biz, bu ölümlerin önlenebilir olduğunu anlamak zorundayız.”

Ve bu sözleri söyledikten tam 13 yıl sonra, üniversite son sınıftaki eğitimine bir süre ara vererek Filistin’e gitti. O günlerde ABD Irak'ı işgali etmişti ve Siyonist ordunun Gazze'de büyük bir kıyım gerçekleştirileceği korkusu vardı. O, bu ölümlerin de önlenebileceğine inanıyordu ve bunun için büyük bir fedakârlık yaptı.

Ailesine yazdığı bir mektubunda şöyle diyor:

“Merhaba arkadaşlarım, ailem ve diğerleri,

Filistin'e geleli yalnızca iki hafta oldu. Buna rağmen gördüklerimi anlatmakta kelime bulamıyorum.

Benim için en zoru; ABD'ye mektup yazmak için oturduğum zaman, burada olup bitenler hakkında düşünmek… Buradaki çocuklar, evlerinin duvarlarındaki tank mermisi delikleri ve bir işgal kuvvetinin onları sürekli izleyen kuleleri olmadan bir gün yaşamış mıdır? Bilmiyorum.…

Her neyse, burada küresel hiyerarşinin işleyişinin, benim yalnızca iki yıl öncesine kadar olduğumdan çok daha iyi farkında olan sekiz yaşında çocuklar var /en azından İsrail konusunda.

Gene de, hiçbir okuma, konferanslara katılma, belgesel izleme ve kulaktan dolma bilginin beni buradaki durumun gerçekliğine hazırlayamayacağı düşüncesindeyim. Görmeden bunu hayal edemiyorsun ve gördükten sonra bile, bu deneyiminin hiç de o gerçekliği bütünüyle yansıtmadığının farkındasın…

Benim ailemden hiç kimse, memleketimde, bir ana caddenin sonundaki bir kuleden bir roketatar tarafından, arabamızla giderken vurulmadı... Bir evim var. Gidip okyanusu görme hakkım var.

Dünyada böyle bir zulmün kıyamet koparmadan gerçekleştirilebileceğine inanamıyorum.
Canımı yakıyor, geçmişte de yaktığı gibi, dünyanın böyle korkunç bir hâle gelmesine göz yumuşumuza tanıklık etmek.

Eğer evinizin duvarlarının aniden içeriye yıkılmasıyla uyanma korkusu içinde bir gece geçirseniz,

Eğer hiç kimsesini kaybetmemiş insanlarla karşılaşamasanız,

Eğer ölüm saçan kuleler, tanklar, silahlı “yerleşimler” ve bu şimdiki dev metal duvar ile çevrelenmiş bir dünyanın gerçekliğini yaşasanız,

Dünyanın süper gücü tarafından desteklenen, dördüncü büyük ordusunun, sizi vatanınızdan silmek için yaptığı baskıya karşı direniş içinde, sağ kalma mücadelesiyle geçen tüm çocukluk yıllarınız için dünyayı affedebilir miydiniz? Merak ediyorum.”