11 Mayıs 2013 - 10:16
Banyas yalanı devam ediyor

İngiliz Times Gazetesi’ne konuşan cihatçı gruplar, bu kez de Suriye’de devleti destekleyen Mukaveme-i Suriye güçlerinin, bu saldırıyı yaptığı iddiasını gündeme getirdiler. Örgütün lideri Mihraç Ural ise iddiaları tümüyle yalanladı.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Banyas’da geçen hafta meydana gelen katliama ilişkin bilgi kirliliği bütün hızıyla devam ediyor. Suçüstü yakalanan Küresel cihatçı güçler, Banyas katliamını, dünya kamuoyuna ‘Alevilerin yaptığı katliam’ gibi sunma telaşı içerisine girdiler.

Radikal cihatçı güçlerin ve emperyalizmin Suriye krizinin başladığın günden bu yana, ülkede mezhep çatışması yaratmaya dönük saldırı ve katliamları sonuç vermeyince, düzmece iddialarla, katliamlarını rejimin üzerine yıkmaya yöneldiler. Mezhep farkı gözetmeksizin, Suriye’nin emperyalist, gerici saldırılar karşısında bağımsızlığını koruması için seferber olan tüm ulusal savunma güçlerini, Alevilik ya da Baas güçleri olarak yaftalayarak, direniş gölgelenmeye çalışılıyor.

‘DIŞ GÜÇLERLE SAVAŞIYORUZ’

The Times'ta yayınlanan Alexander Christie-Miller imzalı haberde Banyas katliamının, Devlet Başkanı Beşar Esad yanlısı milisler gerçekleştirildiği iddiasına yer verdi. Ardından Başbakan Erdoğan’ın “Banyas katliamını rejim yanlıları yaptı” açıklamasından sonra, yandaş basın, yine bilindik bir yöntemle, müsebbip aramaya yöneldi. Türk vatandaşı olan ancak 33 yıldır, 12 Eylül 1980 darbesinin ardından gittiği Suriye’de yaşayan eski THKP-C Acilciler örgütünün lider kadrosundan Mihraç Ural hedef seçildi ve katliamın sorumlusu ilan edildi.

Banyas katliamını yaptığı iddia edilen Mukaveme-i Suriye lideri Mihraç Ural ise konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı:

“Suriye anti-emperyalist vatan savunmasında Banyas’tan uzakta, Lazkiye’nin kuzey beldelerinde Mukaveme-i Suriye güçlerinin konumlandığı temas hattındaydım. Hırbıt Sulas zaferi ardından bu çatışmalarda şehit olan Ali Halil adlı dost bir örgüt militanının taziyesinde sorulan bir soru üzerine Banyas olaylarıyla ilgili bir değerlendirme yaptım. Bu gün dünya şer medyasının üzerinde durduğu video da bu içeren bir kayıttır ve kendi sitemizde yayınladık.

‘SİLAHI OLMAYANA DOKUNMAYIZ’

Banyas üzerine tarihi bir açıklama yaparak vatan hainlerinin denize açılan tek kapısının Banyas olduğunu belirttim. Bunun için Banyas’ın kuşatılması gerektiğini ve bir an önce vatan hainlerinden kurtarılıp (Tahrir), temizlenmesi (Tathir) gerektiğini belirttim. Dış güçlerin kuklası hainlere karşı meşru müdafaamızda zaten bu temel üzerinde yer alıyor.
Laik, tüm mezhep ve etnik kesimlerden militanların yer aldığı Mukaveme-i Suriye  insan erdemine sonuna kadar bağlı bir güçtür. Bu güç savaşta en aktif etkinlik olmasına karşın asla, insan onur ve erdemi dışında bir davranışta bulunmaz. Bu mutlak olarak yasaktır; esire asla baskı yapılmaz ölene asla dokunulmaz, kadın, çocuk, yaşlılara ise hiçbir koşulda dokunulmaz. Masum insanlar korunur, teslim olanlara güvence verilerek elleri kana bulanmamışsa normal bir vatandaş olarak yaşaması için çalışılır. İşte Mukaveme-i Suriye budur, bunun içinde hızla büyük kitlelerin sempatisini kazanarak savaşta olduğu kadar barış için de etkin bir güç haline gelmeye başlamış ve bu arada Suriye barış diyaloglarında dış ilişkiler bürosu başkanlığı üstlenilmiştir.

‘BANYAS’LA İLGİMİZ YOK’


O videonun tümü izlendiğinde, azıcık Arapça bilen bile, bizlerin vatan hainlerine karşı mücadele ettiğimiz ve Suriye Ordusu yardım isterse Banyas’a gidebileceğimizi anlattığımızı duyacaktır. Vatan hainlerinin denize açılan tek kapısı Banyas’ın kuşatılmasından söz etmem de bu amaçladır. Ayrıca, Mukaveme-i Suriye ne Banyas'a gitti ne de Banyas'la ilgili bir konumlanışı bulunuyor. Ama medya kurgusu bu yalanın bin bir türünü yaparak okuru aldatmaya çalışacaktır ve bu yapılmıştır.

Bizim işimiz vatan hanilerine, dış güçlere karşı bir kurtuluş savaşıdır. Bunu da Suriye'yi temsil eden tüm mezhep; din ve etnik yapıdan vatanseverlerle yapıyoruz; Mukaveme ahlakı gereği de eline silah almayan hiç bir varlığa dokunmayız, çocuklar kadınlar yaşlılara ise her hal ve koşulda asla yaklaşmayız, tersine onlara güvenli bir koruma sağlarız. Medyanın çirkin yalanları iki yıldır Beşar Esad yönetimini yıkamadı, bu suçlamalarla da hiç kimsenin ahlakı yüksek, insan erdemine bağlı mücadelesini zedeleyemeyecektir.”

Ömer Ödemiş