16 Mayıs 2013 - 14:16
'Türkiye o bataklığa çekilmek isteniyor!'

Türkiye’nin en uzun sınırını paylaştığı, ortak tarihimizin olduğu Suriye’deki gelişmeler yalnızca bizim değil, sınırın iki yakasındaki gelecek nesillerin de kaderini çizecek. O toprakları, bölge insanını ve idari yapıyı, hatta eleştirilen rejimi çok yakın takip eden araştırmacı gazeteci yazar Hüsnü Mahalli ile Suriye’yi konuştuk.

Arap Baharı Suriye’nin bugünün şekillenmesinde ne derece etkili?
“Arap Baharı” şeklinde nitelendirilen süreç tamamıyla bölgesel bir projeden ibaret… Suriye’de toplumsal eleştirinin bir anda silahlı mücadeleye dönüşmesi, Dera’da ortaya çıkan tüneller ve bu tünellerdeki silahlar hep gösterdi ki hepsi planlı programlı bir sürecin hamleleri. 

12-13 yaşındaki çocukların duvar yazıları yazarak başlayan bir isyan ateşi söz konusu değil. Bu I. Dünya Savaşı’nda Avusturya Macaristan veliaht prensinin öldürülmesi gibi sembolik vakalardı. Aslında bir isyan ateşi yakılıp rejimin el değiştirmesini istiyorlardı. Bunu isteyenler Batı yanlısı politika izleyen ve Arap Baharı projesinin destekleyicileri.

Peki, neden Dera? 
Olayların Dera’da başlaması tesadüfi değil.. O bölge coğrafi açıdan Golan tepelerine yani İsrail’e yakın. Orada Durziler de var peygamber torunları Seyitler de… Ancak trajikomik olan şu ki Faruk El Şara dâhil olmak üzere birçok üst düzey bürokrat, siyasetçi, asker de Deralı… 

Türkiye neden bu süreçte taraf olma ihtiyacını hissetti?

Türkiye iktidarı Müslüman Kardeşlerle paylaşması fikriyle Esad’a gittiği iddia ediliyor. Hatta direk bunu Esad dile getiriyor. Yani demokrasiyi kurgula, reformlar yap demekten ziyade bir dayatma söz konusu. 

Ancak Esad bu noktada Hem Davutoğlu’na hem de MİT Müsteşarı Hakan Fidan’a bu hemen yapılacak bir iş değil diyor. Hatta şunu dile getiriyor; “Türkiye demokrasisini 90 yılda anca oturtabildi. Benden 5 yılda demokrasi getirmemi istiyorsunuz.” Esad sınırları açtığında, ortak bakanlar kurulunu topladığında ve reformlara başladığında isyanlar olmasaydı Türkiye gibi olabilirdik diye dert yandığı iddia ediliyor

Türkiye neden bu kadar acele etti? 

İşte film aslında bu sorunun cevabında kopuyor. Türkiye büyük bir yanılgı içerisinde… 
1- Türkiye bölgesel bir projenin uygulayıcısı konumunda ve bu projenin işlemesi için tüm şartları zorluyor. Libya’da Tunus’ta Mısır’da başarıya kısmen de ulaştı ama Suriye karşı çıkınca elindeki tüm kozları sunmaya karar verdi.
2- Batının oyununa geldi. Batı merkezli bir düşünce içerisinde hemen kısa yoldan sonuca gitmeyi düşündü. 
3- Suudi ve Katarlı şeyhler Türkiye’yi yine kandırıyor. Tarihte olduğu gibi bugün de yine Türkiye üzerinden oyun oynuyorlar. Suriye bataklığına çekip Türkiye’nin zor durumda kalması için finansal olarak desteklerini esirgemiyorlar 

Türkiye Müslüman Kardeşlerin şekillendirdiği bir Ortadoğu’yu neden istiyor? Liderlik için mi?