Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- İlahi hidayet önderleri bunun en büyük ve kâmil örnekleri olarak bu hedefi yeryüzünde pratikte göstererek tecelli ettirmişlerdir.Bu ilk insandan önce yaratılan ve daha sonraları Allah’ın “müzill” (saptıran, yoldan çıkaran) sıfatı kalıbında tecelli ederek bu halifenin yeryüzünde nihai hedefe ulaşmasını engelleyecek İblis de yaratılmıştı. Yüce Yaratanın ayetlerde defalarca “dilediğini hidayete ulaştırır, dilediğini sapıklığa” mesajı dikkatli okunduğunda Rabbin iki sıfatının bu iki yaratıkta tecelli ettiği görülecektir. Hidayet/hadi, dalalet/muzill; hidayet/hadi sıfatının somut vesile ve mecrası insan, dalalet/muzill ise İblis eliyle tezahür edeceği anlaşılmaktadır.Kur’an evrensel, ilahi hedef evrensel, ilahi sıfatların tecellisi evrensel, öyleyse bu sıfatların günümüzde de tecelligahı ve mazharları ortaya çıkartılmalıdır; bu temel ilkenin aktörleri tanınmalıdır. Yani her zamanda hidayet önderleri olmalıdır, çünkü dalalet önderleri devamlı vardır ve insanı sapıklığa sürüklemektedir. İnsanlar da saflarını belirlemeleri için bu iki kanadı tanımalıdır.İşte varlık alemindeki savaş Rahman ile şeytan arasında değildir. Rahman’ın sıfatlarının mazharı olmayı isteyen, Rahmani sıfatların tecelli etmesini sağlamak isteyen insan/halifetullah ile bu sıfatların tecelli etmesini ve dünya yurdunun selamet, hidayet, rahmet yurdu olmasını engelleyen İblis arasında geçmektedir.İçinde bulunduğumuz zaman aralığında dünyayı hidayet, rahmet ve selamet yurduna çevirmek için mücadele veren İran İslam Cumhuriyeti Rahmani sıfatların tecelli yurdu, Rabbin temsil karargâhıdır. Hizbullahiler de bu yurdun erleri, rahmani sıfatların tecellileri ve mazharlarıdır.Bu gücün karşısında, İblis’in ve yarenlerinin mazharını görmekteyiz; İsrail ve arkasındaki emperyal siyonist güç. Fitne, fesat, dalalet, zulmet, zülüm, sömürü gibi şeytani sıfatların mazharı ve tecelligahıdır İsrail.Öyleyse İran’ın İsrail’siz bir misyonu olamaz, İsrail de İran’sız varlığını sürdüremez. Çünkü İsrail olmazsa İblis’in temsilcisi olmayacak, şeytani sıfatların mazharı yok olacak dolayısıyla üzerinde uğraşılacak ve hidayeti gerekli kimse kalmayacaktır. Zira herkes hidayet olmuş olacaktır. İran olmazsa İblis’in dalalete sürükleyeceği hidayet yurdu, Rahmani sıfatların tecelli yurdu olmayacağından İblis’in de işi kalmayacaktır. Zira herkesi dalalete düşürmüş olacaktır. İsrail’siz dünya selamet, rahmet yurdu olacaktır.Bir de üçüncü bir zümre vardır; ne Rahman’ın kulu olabilmiş, ne de şeytanın kulu olabilmiş; bir gün Rahman’ın safında yer alıyor, bir gün şeytanın askeri oluyor. Bir gün Yaradının sözlerini söylüyor ertesi gün Şeytanın diliyle konuşuyor. İman ile küfür arasında gidip geliyor.İran, Rahmani sıfatların mümessili, İsrail şeytanın temsilcisi; şimdi saflar belirlensin bakalım. Rahmani sıfatlarla şeytan bir yerde olamayacağına göre birini tercih etmek gerekir. Batı dünyası, emperyal siyonst güç bütün varlığıyla İsrail’in arkasında duruyor, bunu her fırsatta ilan ediyor ve her türlü yardımı yapıyor. Ya Müslümanlar?İşte günümüz Müslümanlarının sorunu budur; Rahmani sıfatların tecelligahını tanımıyorlar, hakk-batıl ölçüsünü tanımıyorlar. İman ehli olduğunu söylüyor ama İsrail’i/şeytanı resmiyette tanıyor. Şeytan/İsrail ile her türlü işbirliğini yapıyor, diyalog, irtibat ve işbirliğini devam ettiriyor ve aynı zamanda İslam ülkesi olduğunu iddia ediyor. Bu zümre her şeyi kendi anlayışı ile ölçer, kendisini eksen ve mizan görür, kısacası kendini ilah olarak görür. Bugün hak gördüğünü yarın batıl sayabilir, dün batıl gördüğünü bugün hak görebilir. İstikrarsız, kararsız, basiretsiz ve ferasetsiz bir imana sahipler, rüzgar nereden eserse o tarafa uçarlar.Son zamanlarda İblis’in feryatları duyulmaya başladı, gittikçe de yükselecek bu naralar. Ne zaman Rahman cephesi zafer kazansa İblis’in feryadı bütün alemde duyuluyor, İran/Hizbullah bir başarı elde etse İblis’in borazanları hemen İran ve Hizbullah’a saldırıya geçiyor.“Lanet şeytana” diyor ama şeytanla/İsrail ile el ele veriyor. İsrail’i sözde kınıyor ama perde arkasında bütün anlaşmaları ve işbirlikleri devam ettiriyor.Şeytana kulluktan ne zaman vazgeçeceksiniz? Şeytanla beraber olmaktan ne zaman el çekeceksiniz? Dilinizde Rahman’ın sözleri, amelinizde şeytanın izleri gözden kaçmıyor.Ama ne yaparsanız yapın Rahman devamlı zafere ulaşan ve ulaştırandır. İstediğiniz kadar İran’a ve Hizbullah’a saldırın, karalayın ve küfredin, bu çabalarınızın size hiçbir faydası yoktur, Allah’ın nurunu söndüremezsiniz. Bu feryatlarınız rahmet ayeti nazil olduğu zaman İblis’in alemlerde duyulan feryatları gibidir.“Allah nurunu tamamlayacaktır, kâfirler, müşrikler istemese de”“İnne Hizbellahi humul Ğalibun”, “Şüphesiz Hizbullah devamlı galiptir.”Abdullah Özgür
25 Ağustos 2013 - 19:30
News ID: 455665
Hidayet eden rabbin adıyla... İlk insanın var olma hikmetini Yüce Yaratan halifesi olarak tanımlıyor. Yani Yaratanın yeryüzünde temsilcisi, Rabbin sıfatlarının tecellisi, Rahmani sıfatların mazharı olacak bir varlık olarak tanıtıyor.