2 Eylül 2013 - 07:44
Türkiye ve Suriye sorunu

Türkiye incirlik üssünde Amerika askeri hareketliliği arttı. Bu hareketlilik Amerika'nın Suriye'ye askeri saldırı tehditleriyle ilgilidir. Daha önce ise Amerika'nın Suriye'ye yönelik saldırılarını İncirlik üssünden gerçekleştireceği söyleniyordu.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Adana şehrindeki bu üs, Suriye sınırına 100 kilometre uzaklıkta. Ayrıca İncirlik üssü NATO ile Amerika'nın üssü olarak sürekli Türkiye içi ve dışarıda özel bir hassasiyete sahiptir. Türkiye içinde muhaliflerin yabancıların ülkelerindeki varlığına karşı çıkması Türkiye dışında ise bu üssün bölgedeki stratejik konumu açısından başta Amerika olmak üzere yabancı güçlerin ilgi odağıdır.

 80 li yıllarda Türkiye ile Amerika savunma ve işbirliği anlaşması imzalayarak incirlik üssünün Amerika hava kuvvetlerine tahsis edilmesi üzerine mutabakata vardılar. İncirlik üssü Irak'ın Amerika tarafından işgal edilmesi döneminde Irak'a lojistik yardım taşınmasında önemli role sahipti. Bu kez de Amerika'nın Suriye aleyhindeki tehditlerinde bu üssün ismi dillerde dolaşmaya başladı.

Beşar Esed hükümetini muhaliflerinin başına gelen Türkiye, Suriyeli muhaliflere çeşitli yollarla yardım etmeye çalışmıştır. Nitekim Türkiye başbakanı Recep Tayip Erdoğan, Şam hükümetini devirmek yerine cezalandırma çalışmalarını eleştirerek Esed'in azlini istedi. Her halde bu kez de Ankara hükümeti Amerika askerlerinin incirlik üssünde bulunmasına onay vermekle Amerika'yı Suriye7ye saldırı hususunda desteklemiştir.

Nitekim Erdoğan, mevcut dönemde Türkiye parlamentosundan Suriye'ye muhtemel müdahale sürecinde yer almak için izin alınmasının şart olmadığını belirtti. Erdoğan geçen Ekim ayında bu hususta bir izin alındığı için 4 Ekim tarihine kadar yeni bir izne gerek kalmadığını söyledi. Ayrıca Türkiye meclisi yaz tatilinde bulunduğu için cumhurbaşkanı tam yetkiye sahiptir.

 Her halde bu durum Suriye'ye askeri müdahale hedefinin gerçekleşmesi için Ankara hükümetinin arzuladığı bir durum olsa gerek. Ancak Türkiye hükümetini kaygılandıran husus hükümetin Suriye aleyhindeki siyasetleriyle ilgili ülke içindeki sorunlardır. Nitekim Türkiye parlamentosunda muhalif partiler açıkça Türkiye'nin askeri saldırıya katılmasına karşı çıkıyor. CHP ve MHP gibi muhalefet partileri Suriye'ye yönelik askeri girişimi bu ülkedeki krizin derinleşmesi yönünde atılan adım olarak değerlendirip Türkiye hükümetinin kendi ulusal çıkarlarını koruması gerektiğini ve bu hedefin Türkiye'nin Suriye'ye karşı askeri müdahaleye katılmasıyla gerçekleşmeyeceğine inanıyorlar.

 Bu kez Türkiye'deki din adamları da hükümeti muhtemel saldırıya katılmaktan sakındırmak için sitemlere başlamış bulunuyor. Türkiye diyanet işleri eski yetkililerinden Nuri Yılmaz, Türkiye'nin Suriye'ye karşı çatışan taraflardan biri konumunda bulunmasının kuran emirlerine aykırı olduğu Kuran'da belirtildiği üzere iki Müslüman savaşırsa Müslümanlar onları barıştırmaya çalışması gerektiğini belirtiyorlar. Ayrıca askeri uzmanlar Türkiye'nin Suriye saldırısına katılması hususunda kaygılarını belirtiyorlar. Bu uzmanlardan bazılar Türkiye ordusunun Kore savaşından buyana hiçbir savaşa katılmadığını söylüyorlar. Onlar açısından Türkiye'nin Suriye'ye karşı savaş gücü son derece azdır.

Nitekim Türkiye savaş uçağının geçen yıl Suriye hava savunması tarafından düşürülmesi Suriye ordusunun gücünü ortaya koydu. Bu görüşe katılanlar Türkiye'nin Suriye karşısındaki tek güçlü yanının deniz kuvvetleri olduğunu savunuyorlar. Ancak buna rağmen Türkiye füze saldırılarına karşı NATO ile patriot füzelerinin yardımlarına ihtiyaç duyacak.

Uzmanlar ayrıca Suriye aleyhindeki muhtemel bir saldırının Türkiye için getireceği ağır siyasi ve ekonomik bedellere değinerek muhtemel saldırıya katılacak hiçbir ülkenin Türkiye kadar bedel ödemeyeceği görüşündeler. Bu arada son günlerde Türkiye Suriye aleyhindeki bir saldırıyı protesto gösterilerine sahne oldu. Ancak bu durumda Ankara hükümetinin Suriye aleyhindeki saldırıya aktif katılım değil destek niteliğinde katılacağı gerekçesiyle muhalefetleri azaltmaya çalıştığı düşünülüyor.

Süheyla Muhammedian