Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- ABD, Türkiye ve İngiltere tarafından hazırlanan, Suriye yönetiminin muhaliflere karşı kimyasal silah kullandığına yönelik iddialar içeren istihbarat raporları birbirleriyle çelişiyor. ABD yönetimi, rapordan hareketle “Suriye’ye sınırlı bir operasyon” talebini dillendirirken, müttefiki Türkiye “rejim değişikliği”ni talep ediyor.Türkiye’nin hazırladığı iddia edilen ve geçtiğimiz hafta Anadolu Ajansı tarafından bir kısmı yayımlanan raporu Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, Rusya’nın Saint Petersburg kentinde yapılacak olan G-20 liderler zirvesinde Devlet Başkanı Vladimir Putin’e sunması bekleniyor. Ancak Rusya yönetimi, daha önce, ABD’nin Türkiye’ninkiyle benzerlikler taşıyan raporunun ardından “kanıt” istemişti...ABD raporuyla paralellikler arz eden bu raporda, saldırının Suriye ordusunun askerleri tarafından yapıldığı iddia edilen telefon konuşmaları da deliller arasında yer alıyor. ABD raporunda da bu yönde bir görüşme olduğu bilgisine yer verilmişti ancak görüşmenin tam metni yayımlanmadı. Ancak kimyasal saldırı gibi tehlikeli bir adımın, neden dinlendiklerini tahmin eden subaylar arasında telefon görüşmelerinde bahsinin açıldığı sorusu yanıtsız kalıyor. Bir diğer nokta ise İngiliz istihbaratının raporunda böyle bir görüşmeden bahsedilmemiş olması. Oysaki, bölgedeki en gelişkin dinleme üssü İngiltere’ye ait. Trodos Dağı’nda konuşlanan gelişkin dinleme üssüne benzer bir görüşme takılmış değil.İkinci nokta ise Türkiye’nin saldırıda boyu 9 metreye ulaşan ve orta menzilli füzeler kullanıldığına yönelik iddiası... Ancak ABD yönetimi ne füze ne de uçaklara dair radar kayıtları olmadığı için füze ve uçak seçeneklerini devre dışı bırakmış, raporda saldırının roketlerle düzenlendiğini iddia etmişti.Türkiye ve ABD raporunda, “tanıklıklar” ve “kan örnekleri”nden bahsediliyor. Türkiye’nin raporunda Suriyelilerden alınan kan örneklerinin Adli Tıp tarafından incelendiği iddia ediliyor. Ancak her iki rapor da tanıkların kimliklerini ve örneklere nasıl ulaşıldığını karanlıkta bırakıyor. Bu durumda “kanıtların” güvenilirliği de şüpheli hale geliyor. 2003 yılında Irak’ın işgali döneminde “Curveball” kod adlı bir muhalifin sağladığı “örnekler” kanıt olarak kullanılmış ancak Curveball işgalden sonra örneklerin sahte olduğunu söylemişti.Tanıklar yalanlıyorABD ve Türkiye, “tanıklıkları” raporlarında kanıt olarak sunuyor ancak Associated Press için çalışan Dale Gavlak’ın Mint Press News tarafından aktarılan haberine göre, kimyasal saldırının gerçekleştiği iddia edilen bölgeden “isyancılar”, olaydan Suudi Arabistan İstihbarat Şefi Bender Bin Sultan’ı sorumlu tutuyor. Kasaba sakinleri, “bazı isyancıların Suudi istihbarat şefi Prens Bender bin Sultan aracılığıyla kimyasal silahlar edindiği ve söz konusu gaz saldırısının gerçekleştirilmesinden sorumlu olduğu” yönünde hayli inanılır tanıklıklar sunuyor. Bu tanıklıkları daha da zorlayıcı kılan şey, söz konusu tanıklıkların, içlerinden bazılarının çocuklarını Esad güçleriyle savaşırken kaybettiği, Esad karşıtı Suriyelilerden geliyor olması. Guta sakinlerinden biri, Nusra Cephesi isimli cihadçı grup adına kimyasal silah saldırısı gerçekleştirmekle görevlendirilen ve Suudilerden gelen silahların indirildiği ve taşındığından bahseden oğluyla olan konuşmasını anlatmış. Oğlu daha sonra, silahları saklamak için kullanılan bir tünel içinde öldürülmüş.İsrail örtüsüABD yönetimi raporu İsrail askeri istihbaratının sağladığı bilgilerle hazırladığına yönelik Batı basınında çıkan haberleri yalanlamadı. İddialara göre, askeri istihbarata bağlı özel bir birim, Beyaz Saray’ın saldırının arkasında Esad yönetiminin olduğu sonucuna ulaşmasını sağlayan istihbarat sinyallerinin verilmesine yardımcı oldu. Raporların çok sayıda ortak noktası ise Türkiye’nin raporunun da aynı istihbarat servisinin sağladığı bilgilerle sağlanmış olması ihtimalini güçlendiriyor. Ancak İsrail Suriye konusunda sabıkalı bir ülke... Mart ayında militanlar tarafından düzenlendiği iddia edilen Halep’e bağlı Han el Esal’deki kimyasal silah saldırısının arkasında, bu ülkenin olduğuna dair çeşitli iddialar gündeme gelmişti. ABD’nin Irak’ı işgal ettiği dönemde Dışışleri Bakanı Colin Powel’ın ekibinde yeralan Lawrance Wilkerson’a göre “bu saldırı İsrail tarafından düzenlenmiş bir sahte bayrak operasyonu” olabilir... Irak’ı işgal eden eski Devlet Başkanı George Bush’un hazırladığı rapor için “sahte” diyen Wilkerson, Mart ayında İsrail’in bölgede siyasi olarak sıkıştığını ve Suriye’ye yönelik saldırı için ABD’yi teşvik etmeye çalıştığını savunmuştu.
2 Eylül 2013 - 19:30
News ID: 458879
Suriye ordusunun başkent Şam’da kimyasal saldırı düzenlediğine yönelik ABD, Türkiye ve İngiltere tarafından hazırlanan raporlar, birçok noktada birbirleriyle çelişiyor.