16 Eylül 2013 - 19:30
"Türkiye Meğer Bombalama İle Misilleme Yapmış"

Gazeteci-Yazar Can Ataklı bu gün yayınladığı yazısında tehlikeli bir gelişmeyi gündeme getirerek konunun Türkiye’yi çok zor durumda bırakabileceğini söyledi. Ataklı’nın bu uyarısını aynen yayınlıyoruz.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Takvim Gazetesi’nin derin iktidar kaynaklarından yararlanarak yazdığı bilinen yazarı Ergün Diler bugünkü (17 eylül 2013) yazısında çok önemli bir bilgiyi ifşa etmiş.Bu satırlar yazılana kadar herhangi bir yalanlama gelmeyen bu iddiaya göre hükümet bir uçağımızın Suriye tarafından düşürülmesi üzerine Şam’a “bombalı bir misilleme” yapmış. Diler’in yazısına göre 18 Temmuz 2012’de Şam’da Ulusal Güvenlik Kurulu toplantısının yapıldığı binada patlayan bomba Türkiye’nin işi. Bu patlamada Suriye Savunma Bakanı Genelkurmay Başkan Yardımcısı ve Esad’ın kardeşi ölmüştü.Haber arşivlere “bir terör saldırısı” olarak geçti. Türkiye’nin bu işte parmağı olduğu ise bilinmiyordu. Ama şimdi derin ilişkileri bilen bir gazeteci bunu açıklıyor. Türkiye Suriye’nin açıkça bir jetimizi düşürmesinin intikamını bir terör eylemine başvurarak almış. Takvim yazarı bunu ifşa ederken, Türkiye’nin terörist bir devlet olarak anılabileceğini hiç hesaba kattı mı bilemiyorum elbette, ama eğer haber yalanlanmazsa Türkiye’nin bundan sonra başının çok ağrıyacağını söylemeliyim. Türkiye büyük bir devlettir. Kendisine yönelik bir tehdidi savuşturacak veya bunun hesabını sorabilecek güçtedir. Terör eylemi yöntemiyle misilleme yapmak büyük devletlerin işi olamaz. Peki büyük devletlerin hiçbiri bu tür kanlı eylemlere bulaşmıyor mu? Mutlaka bulaşıyor. Ama bizdeki gibi “Şam’ın kalbinde bomba patlattık, intikamımızı aldık” diye dünyaya ilan etmiyor. Sırf iktidara destek verenlerin morallerini yükseltmek, dağılmaya yüz tutan oyları geri çekebilmek için Türkiye Cumhuriyeti devletine “terörist devlet” yaftası yapıştırılmasına neden olacak bir operasyonu ifşa etmek ancak akılsızlıkla açıklanabilir. Ancak bunun bize pahalıya mal olabilecek başka faktörleri de var. Bir devlet olarak terör eylemine başvurduğunuzun açıklanmasından sonra, terörü daha etkin kullanabilme yeteneğine sahip olan tüm devlet ve örgütlerin açık hedefi haline gelirsiniz. Başka ülkelerin sizin ülkenizde gerçekleştireceği terör eylemlerine karşı çıkma, bunu dünya kamuoyu önünde lanetleme ve meşru bir misilleme yapmaya gücünüz yetmez. Terör terörü doğuracağı için kendi kendinize elinizi kolunuzu bağlamış olursunuz. Tabii eğer Ergün Diler’in yazısı doğruysa olayın mutlaka sorgulanması gereken başka hususları da var. Örneğin Şam’daki bombalama bizzat Türk görevliler tarafından mı yapıldı yoksa birine ihale mi edildi? Türk görevliler aktif görev aldıysa, bu olayın ortaya çıkması halinde bu kişilerin akıbeti ne olacaktır, yargılanacaklar mıdır? Bu iş terörist örgütlere ihale edildiyse, Türkiye hangi terör örgütleriyle çalışmaktadır? Bunun ortaya çıkması halinde görüşmeleri yapan resmi görevlilerin akıbeti ne olacaktır? Şam bombalaması için harcanan para nereden bulunmuştur? Dünyanın bütün ülkeleri pis işler yapar. Üstelik bunlar kendi ülkelerinin menfaatleri içindir. Bu nedenle kimsenin aklına hesap sormak gelmez.  Ne zamana kadar? İfşa olana kadar. Bir gazetecinin henüz yalanlanmayan yazısı Türkiye’nin terörü bir yöntem olarak kullandığının itirafıdır. Türkiye’yi çok haklı olduğu bir konuda haklılığını “teröre başvurarak” göstermeye çalışan ülke konumuna düşürmeye kimsenin hakkı yoktur.