Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Batılı devletler Amerika’nın elebaşılığında üç yıl önceden beri fırsatı değerlendirerek yıllardır arzu ettikleri Suriye yönetimini devirme hayallerini gerçekleştirmeye çalıştı.
Ancak uluslararası camianın ve özellikle Rusya ve Çin’in BM güvenlik konseyinde bu konuya karşı çıkması, Batı’nın Suriye’deki kuklalarının zayıf olması ve ayrıca Şam yönetiminin Suriye halkı tarafından desteklenmesi Amerika ve batılı ve Arap müttefiklerini bu şom hedeflerine ulaşmalarını engelledi. Batı’nın Suriye’de uygulamak istediği planında başarısızlığı ve yine Beşar Esad yönetiminin Batı’nın tüm çabalarına ve komplolarına karşın iktidarın başında kalması, başta Amerika olmak üzere Batı’nın haysiyetine ağır darbe indirdi. Bu yüzden Amerika ve müttefikleri Suriye’ye askeri müdahalede bulunmak ve Şam yönetiminin işini bitirmek için sürekli bir bahane arıyordu. Şam’ın çevresinde kimyasal silah kullanılması, tam da Amerika’nın Suriye’ye askeri müdahale için belirlediği kırmızı çizgiyi koyulaştırarak Amerika için gereken bahaneyi oluşturdu.
Amerikalı yetkililer Suriye’de kimyasal silah kullanma suçunu Şam yönetimine yükleyerek bu ülkeye saldırabileceğini, Rusya ve Çin de uluslararası kamuoyundan çekinerek bu saldırıya karşı çıkamayacağını zannediyordu. Suriye’de Şam’ın Guta Şarkiye bölgesinde kimyasal silah kullanma olayı 21 Ağustos tarihinde ve tam Amerika’nın hazırladığı plan çerçevesinde yaşandı.
Bu saldırıda 1400 insan da hayatını kaybetti. Olaydan hemen sonra Batı medyası ve bölgedeki bazı işbirlikçi medya organları daha dereyi görmeden paçayı sıvadı ve saldırılan hazırlanan görüntüleri sürekli göstererek Şam yönetimini suçlamaya başladı. Oysa o ana kadar hiç bir resmi kaynak ne kimyasal silah kullanıldığını, ne de kimin kullandığını doğrulamıştı. Öte yandan Amerika yönetimi da başlatılan kampanyaya paralel olarak Suriye yönetimi saldırı ile tehdit etmeye başladı ve böylece kimyasal silahların Şam yönetimi tarafından kullanıldığını önceden kesin göstermeye çalıştı.
Ancak bu suçlamanın tamamen asılsız ve sahtekarlık olduğu ta baştan belliydi ve bu yüzden dünya kamuoyu tam da Amerika’nın karşısında saf tuttu ve Suriye’ye askeri saldırıya şiddetle karşı çıktı. Bu tepki Amerika başkanı Obama’yı derin kuşkuya düşürürken, Suriye yönetimini destekleyen devletlere inisiyatifi ele alma fırsatı sağladı. Bu çerçevede Rusya hemen bir plan sundu ve Amerika başkanı Obama da hemen kabul etti. Plana göre Suriye’nin kimyasal silahlarının uluslararası gözetime verilmesine ve sonra da imha edilmesine karar verildi.
Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad da bu gelişmenin ardından yaptığı açıklamada, Rusya planını kabul ettiğini ve kimyasal silah listesini BM’ye sunacağını kaydetti. Suriye yönetimi şimdiye kadar defalarca 21 Ağustos tarihinde Şam’ın Guta Şarkiye bölgesinde düzenlenen kimyasal saldırının isyancıların ve teröristlerin işi olduğunu açıkladı ve bu bağlamda ellerinde güçlü belgeler bulunduğunu belirterek bu belgelerin bir kopyasını da Rusya yönetimine verdi. Şam yönetimi Amerika’nın saldırı bahanesine ortadan kaldırmak için söz konusu kimyasal saldırıda suçsuz olduğu halde kimyasal silahlarının imha edilmesini kabul ettiğini, şimdi ise sadakatini ispat etme sırası Batı’ya geldiğini belirtti.
Buna karşın uzmanlar başta Amerika olmak üzere Batı’nın Suriye’ye yönelik düşmanca politikasından vaz geçmesinin mümkün olmadığını, çünkü Batı’nın Suriye’de izlediği amacın bu meselelerin çok çok ötesinde olduğunu belirtiyor. Gerçekte Batı Suriye’de Batı ile eşgüdümlü hareket etmeyen ve Batı’nın bölgeye yönelik şom planlarına karşı duran Beşar Esad yönetimini devirmek istiyor.
Aslında Suriye direniş cephesinden ayrılmadığı ve Amerika ve Siyonist İsrail’in yeni Ortadoğu projesine ve sözde Ortadoğu barış sürecine katılmadığı ve Siyonist rejimi kollamayı reddettiği için Amerika ve eli kanlı İsrail rejimlerinin gazabına uğradı ve ortadaki tüm düşmanlar da bu sebeplerden ötürüdür. Bu gerçekler ortada dururken, Batı’nın Suriye ile ilgili taleplerinden kolay kolay el çekeceğini ve Suriye yönetimi ile barışacağını düşünmek büyük bir saflık olur.
Gerçi Suriye hatta Rusya’nın planını bile kabul etti, ancak Batılı devletlerin BM güvenlik konseyinde Suriye’ye askeri müdahale yolunu bulma çabaları aralıksız sürüyor. Amerika, İngiltere ve Fransa en son geçen hafta Suriye’ye askeri saldırı yolunu açacak bir kararname taslağını BM güvenlik konseyinde gündeme getirdi, ancak Rusya ve Çin engeline takıldı. Bu şartlarda Batı ve özellikle Amerika’nın Suriye’de hokkabazlığı sadece Şam yönetimini kimyasal silah kullanmakla suçlamakla sınırlı kalmayacağı ve Batı’nın Suriye’ye düşmanlığı yüzünden gelecekte yeni hokkabazlıklarını beklemek gerektiği söylenebilir.
23 Eylül 2013 - 05:57
News ID: 465714
Rusya devlet başkanı Vladimir Putin, Suriye’de Şam çevresinde düzenlenen kimyasal saldırı etrafından koparılan yaygarayı Batı’nın hokkabazlığı niteledi. Bu tabir Batılıların Suriye'ye yönelik tutumu için en uygun tabir olarak yorumlandı.