Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Suriye muhalefeti konusunda Atlantik cephesinin vardığı en yüksek seviye Suriye Ulusal Koalisyonu SUKO bünyesinde tüm muhalefetin birleştiği durumdu.
Peki, bugün durum ne? Washington'un Cenevre-2 sürecine razı olmasından ve Moskova'ya muhalefeti de bu sürece katma sözü vermesinden bu yana durum nasıl gelişti? İnceleyelim:
1. Muhalefet önce radikaller ve ılımlılar diye ikiye bölündü. El Kaide ve türevlerini bahane eden Batı, SUKO'ya ve askeri kolu olan ÖSO'ya yardımı azalttı. Ardından daha da ileri giderek ılımlı muhalefetten ve özellikle PYD gibi Kürt örgütlerinden El Kaide ile mücadele etmesini istedi.
2. El Kaide ve türevleri ise daha sonra Suriye muhalefetinden ayrıldıklarını ve yeni bir çatı örgütü kurduklarını ilan ettiler.
3. İstanbul'da kurulan Suriye Ulusal Konseyi istenilen işlevi yerine getiremediği için Katar-Doha'da ABD'nin inisiyatifiyle Suriye Ulusal Koalisyonu SUKO kurulmuş ve Washington'un zoruyla SUK, SUKO'ya katılmıştı.
Ancak iki yapı arasında çelişmeler hep oldu. Cenevre-2 süreci ise çelişmeleri iyice derinleştirdi ve SUK, SUKO'dan ayrılmayı gündemine aldı.
Londra'da yayımlanan el-Hayat gazetesine göre George Sabra başkanlığında SUK, Cenevre-2 Konferansı'na katılması durumda, SUKO'dan ayrılacağını ilan etti. SUK, daha önce de SUKO Başkanı Ahmed Carba'nın Cenevre-2 Konferansı konusunda görüşmelerde bulunmak üzere New York'a gitmesine karşı çıkmıştı.
114 üyesi bulunan SUKO'da, 40 üyeyle temsil edilen SUK en büyük örgütü temsil ediyor.
Mehmet Ali Güller
15 Ekim 2013 - 05:52
News ID: 472427
Dün Türkiye'nin Suriye konusunda yalnızlaştığını, Washington'un Moskova'nın çözüm yoluna mecbur kalmasıyla birlikte taşeronları olan Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan'ın da ayrıştığını incelemiştik. Bugün ise muhalefet cephesine bakacağız: