8 Aralık 2013 - 20:30
Nükleer Güç Olmak

Bismihi Teala On yılı aşkındır dünya gündeminden hiç düşmeyen liste başı konulardan biri de hiç şüphesiz “İran’ın nükleer programı” meselesi.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- “Egemen Batı”lı devletler ve İsrail, İran’ın nükleer silah peşinde koştuğunu iddia ederek onun bu yoldaki ilerleyişini engelleyebilmek için akla hayale gelmez her yolu, baskıyı, ambargo ve kuşatmayı devreye soktular. Onlara göre dünya barışı için en büyük tehdit, nükleer bir İran’dır! Ve bu sebepten ne pahasına olursa olsun İran’ın nükleer programı engellenmelidir!Programının sadece “barışçıl nükleer enerji” elde etmeyi hedeflediğini iddia eden İran da dünyanın tüm egemenleri ile hesaplaşmayı göze aldığı yolda bin bir bedel ödeyerek çalışmalarını sürdürdü. Dünya’nın itirafına bakılırsa İran bu yolda hatırı sayılır bir mesafe de almış durumda.Cenevre de P5+1 ülkeleri ile varılan altı aylık ön mutabakat antlaşması ile şimdilik mesele soğumaya alınmış olsa da, bu konu ve bu konu çerçevesinde şekillenen blokların bilek güreşi şekil ve zemin değiştirerek devam edecektir.Peki, “İslam İnkılabı” neredeyse çeyrek asırdır kendisine gerek hükümet ve gerekse halk olarak her türden bedel ödettiren, Demokles’in kılıcı gibi başı üzerinde asılı duran, uluslararası arenada ayağında bir pranga hükmünde olan bu nükleer enerji meselesinden amacı silah yapmakta değilse niçin vazgeçmiyor? Üstelik dünyanın en önemli gaz ve petrol rezervlerine sahip ülkelerden biri olduğu halde!Ve yine “Batı egemenleri”, İslam İnkılabı’nın nükleer enerji elde etmesine niçin karşı çıkıyorlar? Velev ki, nükleer silah elde edecek olsun! Her birinin elinde yüzlerce hatta binlerce nükleer başlık varken İran’ın elde edeceği tek bir bombadan mı korkuyorlar? Toplamda on binlerce başlığa karşılık tek bir bombanın açığa çıkmaması için mi bütün bunlar? Yoksa öne sürülen bu bahaneler madalyonun görünen yüzü de, arka planda çok daha derin plan ve endişeler mi var acaba?Hakikaten nedir bu nükleer meselesi? Nedir “nükleer güç olma”nın manası?Elbette petrol de gaz da sonsuz bir kaynak değil. İla ahir sona erecek, bitecek. Gelecek hesabınız varsa bunu hesaba katmalısınız ki, tek başına bu neden bile tabiatın insana sunduğu en büyük nimetlerden biri olan nükleer enerjiye ulaşma çabası için yeterli bir nedendir.Ancak bu da esas neden olamaz! Konunun özü, esas neden nedir?Nükleer enerji elde etmek, yaşamakta olduğumuz modern zamanın ilmi ve teknik olarak en komplike ve karmaşık teknolojisidir. “Tamamen kendi ilmi yeterliliğiniz ve yerli teknik imkânlarla nükleer enerji elde etmek için neredeyse tüm fenni ilimlerde tavan yapmanız, kendinizi aşmanız gerekiyor.” Üstelik sadece teorik olarak ta değil. Bu teoriyi pratiğe dökmeniz gerekiyor.Nükleer enerji elde etmek, tüm fenni bilimlerde gerek teorik ve gerekse pratik olarak dünyada şu an itibarıyla var olan seviye ye ulaşmak, devler ligine yükselmek demektir.Bunun anlamı da, kendi imkânları ile nükleer teknolojiyi elde etmiş bir ülkenin tıptan tekstile, inşaattan iletişime, astronomiden silah sanayine kadar tüm alanlarda kendine yeterlilik kazanacağı, her teknolojiyi üretebileceği ve “Batı” dünyasına muhtaç ve mahkûm olmaktan ebediyen kurtulacağıdır.Bu nokta da şöyle bir soru sorulabilir: “İyi de bunda ne var? Zaten Çin ve Japonya gibi Batı’ya tam entegre olmamış başka ülkelerde de hem nükleer teknoloji ve hem de bahsi geçen gelişmişlik düzeyi var. Niçin İran’ı engellemeye çalışsınlar ki?”Bu güzel soru bir yönü ile cevabı da içinde barındırıyor. İran’da kimsede olmayan bir şey var! Onu Çin’den Japonya’dan ve tüm diğerlerinden ayıran bir şey! O, dünyada ki egemen sisteme alternatif yegâne bir sistem sunuyor: “İslam İnkılabı!” Egemen sultaya son verecek bir çağrısı var: “Adalet!” Adil bir dünya için bekleyiş ve çabası var: “İntizar!”“Batı” biliyor ki, “İslam İnkılabı” nükleer güç olursa son dört yüz yıldır dünyaya tahakküm ettikleri sistemde onarılmayacak bir gedik açılacak!“İslam İnkılabı” biliyor ki, nükleer güç olursa dünya mazlum ve mahrumlarının kurtuluşu için emperyalist/kapitalist kalede ölümcül bir gedik açacak!İşte tüm mücadele bunun için!..Yeni dünya düzeni için!..Nükleer olma meselesi, tahakküm ve sömürüye karşı, adalet ve hürriyetin mücadelesidir!..Kemal Şükrü Sevindik