11 Mart 2015 - 20:42
Onursal Konuk Olmakta Ne Demek Oluyor?!

CFR `nin düzenlediği bir toplantıya onursal konuk olarak davet edilen Sayın Davutoğlu bunu kabul etmekle neyi ispatlamış oldu? Evet dünyanın gözü önünde ayan beyan böyle fiilin yapılması bu güçle beraberliğini ve kendince meşruluğunu ortaya koymuş olması demektir.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- İlk önce şunu bilmemiz gerekiyor, nedir bu CFR neyin nesidir? CFR’in açık okunuşu ‘’Council Of Foreign Relotions’’ yani ‘’Dış İlişkiler Komitesi’’dir. Gizli dünya devletinin en önemli organlarından biridir ve ‘’Yuvarlak Masa’’ teorisine göre şekillenmiş organizasyonların eskilerindendir. Yuvarlak Masa teorisi ise İlluminati şebekesinin dünyayı tek merkezden yönetmek amacıyla geliştirdiği bir teoridir. İlluminati şebekesi ise Tapınak Şövalyeleri’nin Ortaçağ’da ortaya çıkardıkları bir tür Siyonizm hareketidir.

CFR ,21 Temmuz 1921 ‘de New York’ta kuruldu. Kuruluşunda Yahudi (siyonist) kökenli Walter Lippmann’ın önemli rolü oldu. Foreign Affairs adlı dergi bu örgütün yayın organıdır. Bugün CFR’in finans, iletişim, akademi, istihbarat ve teknoloji alanlarında en etkin konumlarda bulunan 3500 civarında üyesinin olduğu sanılmaktadır.

Bu bilgiler ışığında diyebiliriz ki İslam’ın ve Müslümanların dostu değildir. Dünyada kendilerine bağlı olanların politikalarını belirleyen bir Siyonist merkezdir. İşte böyle bir kuruluşun davetine onursal konuk olarak icabet edip konuşmakta herhalde onların zihniyetleriyle aynılığı taşımak anlamına gelmektedir.

Bu toplantıda yapılan konuşmaların içeriği de önemlidir. Özellikle güncel olan ‘’İç Güvenlik Yasa Paketi’’ ile ilgili söylenenler olayın vahametini bir kez daha ortaya koymaktadır. T.C. hükümetinin ABD ve Avrupa standartlarına ulaşma adı altında her türlü keyfiliği bir yasal kılıf giydirme şekliyle ortaya konulan bu paket, gerçekte kendi karşıtlarına göz açtırmayacak yoğun bir baskıyıda beraberinde getiriyor. Vurgu yapılan konu ‘’Suriye ajanlarına’’ yönelik yapılacak uygulamalar bu paketin belki de özde ne yapılmaya çalışıldığının sinyalini vermektedir. Suriye üzerinden Velayet taraftarlarına aba altından sopa göstermeye ve dahasınıda yapma tehdidinde bulunmaktadır. Yükselen Hizbullahi, Öz Muhammedi İslami harekete karşı dostları ile kafa kafaya verip oyunlar, planlar tezgahlamaktalar.

Eş zamanlı olarak yapılan Riyad-New York görüşmeleri bölgedeki gelişmelerin ve değişimlerin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Artık şu telaş sarmıştır bölgede, İsrail, ABD ve Batı eksenli hareket edenlerin etekleri tutuşmaya başlamıştır. Ortadoğu’daki ülkeler Velayet eksenli oluşan bu hızlı değişimin şoku altında hemen harekete geçmişlerdir. Velayet’in efsanevi komutanı olan Kasım Süleymani’nin kontrolünde gerçekleşen gelişmeler hesapları alt-üst etmiştir. Artık bölgesel bir güç olarak değil belki de dünya süper(!) güçlerine karşı bir güç olarak Velayet (İran İslam Cumhuriyeti) kendini gündemleştirmiştir. Bunu en bariz şekilde 5+1 nükleer müzakerelerindeki inisiyatifi ile göstermiştir.

Bunların hepsini üs tüste bırakırsak Davutoğlu’nun CFR ‘de yaptığı konuşmasının ana teması esasında Velayet’e karşı bir cephe alış şeklinde okuyabiliriz. Hakeza Riyad toplantısı da bununla paralellik arzetmektedir. Herkes bu süreçte yapacağı ne varsa yapmaya çalışıyor, gerçekten ihlaslı, bilinçli, Velayet aşkıyla Allah’a dayananlar da bütün imkanlarını seferber edip tevekkül ediyorlar. Böylece Allah’ın hesabı düşmanların yapmakta oldukları bütün oyunları bozmakta ve boşa çıkarmaktadır. Güzel sonuç hakkın ve adaletin mustazafların eliyle galip gelmesidir ve bu Sünnetullah‘tır.

Ekler