16 Mart 2015 - 03:07
Gittikçe Emevileşen Mevkute: Yeni Şafak

Fethullah Gülen cemaatinin Şia ve İran düşmanlığı herkes tarafından iyi biliniyor. Şimdi onlarla atbaşı giden bir de Yeni Şafak var… İşte bu mevkutede son birkaç gündür, İbrahim Karagül Şia düşmanlığı kusuyor… Osmanlıcılık adı altında, bugün İslâm dünyasının dörtte birini teşkil eden Şiî Müslümanlara karşı nefret tohumları ekmeye çalışıyor… IŞİD’in yeni ortağı Yeni Şafak mı oldu acaba?

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Moskova’nın sisli ve buz kesen sabahlarında; uyanır uyanmaz bilgisayarımı açtığımı ve daha bir bardak sıcak çay dahi içmeden, İnternet’ten Yeni Şafak gazetesinin sitesini açtığım günleri hiç unutmuyorum…

Bir dönemin demokrasi kalesi olmuş, baskılara direnmiş, kovulan gazetecilere kucak açmış, hakkı ve adaleti savunmuştu…

Bu yüzden birçok insan gibi benim de sevgi ve saygımı kazanmıştı…

Ve elbette…

Sinesinde ummanlar büyüklüğünde Ehl-i Beyt sevgisi besleyen Prof. Dr. Hüseyin Hatemi’nin ilim postunu serdiği mekândı…

Biz Ehl-i Beyt dostları da, o mekâna her sabah bir selam veriyorduk…

Benzetmekte bir sakınca görmüyorum, zira postnişin, bizim kanaat önderlerimizden biri, belki de en önemlisiydi…

***

Dünya dönüp zaman ilerledikçe, insanî değerlerin, ahlâkın, hak ve adalet duygusunun da hızla eridiği bir dönemi yaşıyoruz…

AKP’nin iktidar oluşuyla köprülerin altından çok sular aktı…

Meselâ, bir zamanları hak ve adalet savunucusu Yeni Şafak, 12 yıllık AKP iktidarının tek bir politikasını, herhangi bir yanlış adımını, çok uçlarda kabul edilen kararlarından birini bile eleştirmedi…

Tövbe, hâşâ!

Haklarını yemeyelim. Soyadı Albayrak olan bir yakınlarının üst düzey bürokraside atamasına engel olmaya çalışan, dönemin spor bakanı Suat Kılıç’a sürmanşetten çok fena çaktılar… Hem de –galiba- iki gün üst üste…

***

Sonraki dönemleri detaylarıyla yazmaya gerek yok sanıyorum… Hemen herkes biliyor ki, bağımsız bir gazete olmaktan çoktan çıktılar ve Tayyip Erdoğan’ın “Pravda”sı oldular…

Gezi olayları esnasında, Hollywood senaristlerinin bile ayağa kalkıp selam duracağı hayâli senaryolar ürettiler…

Entrika, hile, desise dendiğinde, Emeviler bile bunların yanında zemzem suyuyla yıkanmış gibi oldular…

Sosyal medyada toplumun yarısından fazlasını oluşturan bir kesime, her gün ağız dolusu söven lümpenleri, gazetenin sitesinde yazar yaptılar…

***

Uzatmayalım…

Şimdilerde genel yayın yönetmeni İbrahim Karagül ile yeni bir Emevi ekolü yaratma peşindedir Yeni Şafak…

Fethullah Gülen cemaatinin Şia ve İran düşmanlığı herkes tarafından iyi biliniyor. Şimdi onlarla atbaşı giden bir de Yeni Şafak var…

İşte bu mevkutede son birkaç gündür, İbrahim Karagül Şia düşmanlığı kusuyor…

Osmanlıcılık adı altında, bugün İslâm dünyasının dörtte birini teşkil eden Şiî Müslümanlara karşı nefret tohumları ekmeye çalışıyor…

IŞİD’in yeni ortağı Yeni Şafak mı oldu acaba?

Son dört yıldır, Suriye ve Ortadoğu üzerine kurguladığı bütün politikalarda hezimete uğrayan Tayyip Erdoğan – Ahmet Davutoğlu ikilisinin acısını biz Şia toplumundan mı çıkaracaklar?

Dertleri insan hakları ise…

Dertleri çoğunluğunu hakkını korumak ise…

Bahreyn için neden hiç gıkları çıkmaz?

Yemen’de halk devrim yaptı. Halkın devrimi, Suudi despotlarıyla birlikte bunları neden rahatsız ediyor?

İran, hak ve hakikatin yanında yer alıp mevziini doğru yere kurduysa ve canıyla, kanıyla kendisine kasteden tekfircimel’unlara karşı savaşıyorsa, bu sana niye batıyor İbrahim?

Yüzden fazla ülkeden gelen ruh hastası sapık katilleri başkasının ülkesine doldururken, onların iaşe ve ibatelerini sağlarken, ellerine silah verirken, senin Cilvegözü ve Reyhanlı beldelerine saldırıp yetmişten fazla canına kıymasına bile göz yumarken, bunun bir bedelinin olacağını hesap etmediniz mi İbrahim?

Biz ettik ve yazdık defalarca… Tekfircilerin küfür ve hakaretlerine maruz kaldık…

***

Hani şimdi, güya Osmanlıcılık yapıyorsun ya İbrahim!

Tekfircimel’unlar, Telafer’de, Kerkük’te Türkmenlerin kafalarını keserken aklınız neredeydi?

Hem Osmanlı hem de günümüzde bile Türk şehri olan bu beldelerden gelen imdat feryatlarına neden sırtınızı döndünüz İbrahim?

Aylarca muhasara altında inim inim inleyen Türkmen beldesi Emirli’ye Irak ordusuyla birlikte Şiî milisler canlarını ortaya koyarak girdiler. Sizin Osmanlıcı yöneticileriniz o günlerde pişpirik mi oynuyordular?

Libya da Osmanlı toprağıydı. Davutoğlu 250 milyon doları çuvala koyup yanında götürmüştü hani… Oradaki İran yok, neden sepetlediler bizi İbrahim?

***

Son söz olarak…

Bugün, bu ülkede… Yani Türkiye Cumhuriyeti devleti içerisinde yaklaşık üç milyon Şiî vatandaş olarak bizler varız. On beş milyondan fazla da Alevî vatandaşımız var…

Ve bizler, bu ülkeye ve bu millete canımızla, kanımızla bağlıyız…

Eğer bu millete ve devlete yardımcı olmak istiyorsanız, bırakınız bizleri hedef göstermeyi…

Birlik ve beraberlik için hizmet edin…

Emevilik, Emevilere bile yar olmamışken…

Sizlerin Emevilik aşkınız hangi akla hizmettir?!

Cahit Kılıç

Ekler