Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Yaklaşık 120 milyar dolar.
Savaş bittiğinde Saddam kendisine destek veren Kuveyt’i işgal edince bu kez baba Bush başkanlığında ABD, Batılı ve bölgesel müttefikleri ile birlikte koalisyon kurup Kuveyt’i kurtardı.
Maliyet 630 milyar dolar.
Tümünü Körfez ülkeleri ödedi.
11 Eylül sonrasında ABD Başkanı oğul Bush, “Bizden yana olmayanlar düşmandan yanadır” diyerek koalisyon ortakları ile birlikte Afganistan’ı işgal etti.
Bu koalisyon içinde Türkiye dahil bir çok müslüman ülke vardı.
Aynı koalisyon 2003’te Irak’ı işgal etti.
Ama her nedense hiç kimse, “Bir de şu İsrail için bir koalisyon kuralım” demedi, diyemedi ve diyemez.
“Arap Baharı” sonrasında “Suriye Dostları Grubu” denilen bir tür koalisyon kuruldu.
Bu grubun içinde 100 kadar ülke ve bölgesel ve uluslararası örgüt vardı.
Hepsi el ele vermiş Esad’tan kurtulmaya çalışıyordu.
Bu amaçla Suriye’de savaşan gruplara ve dünyanın dört bir yanından taşınan binlerce ‘cihatçı’ya sınırsız destek verildi.
Dünya tarihinde bunun başka bir örneği yoktu.
Sonuçta Suriye Ordusu, halkı ve Esad direndi, koalisyon dağıldı.
Dağılmadan önce de Mısır’da Müslüman Kardeş ve Mursi devrildi, Libya’da iç savaş çıktı ve son olarak Tunus’ta Müslüman Kardeşler’in iktidarı seçimle düşürüldü.
Peki geriye ne kaldı ?
Suriye Dostları Grubu’nun yemeyip yedirdiği, yatmayıp beslediği ruh hastası cihatçılar IŞİD, Nusra ve benzeri örgütler olarak karşımıza dikildi.
Kafa kesme gösterileri başlayınca bu kez Suriye Dostları Grubu’nun ‘çok değerli’ mensupları bu kez ‘IŞİD Düşmanları Grubu’nu oluşturdu.
Adını da ‘IŞİD’e karşı Uluslararası Koalisyon’ koydular.
Bu Koalisyon’un uçakları 7-8 aydır Irak ve Suriye’de IŞİD ve başlangıçta birkaç kez Nusra’cıları bombalıyor.
Ama IŞİD ve Nusra hala güçlü.
Koalisyon ise unutuldu gitti.
Çünkü Araplar yeni bir Koalisyon kurdu.
Başını Suudi Arabistan’ın çektiği 10 Arap ülkesinin katılımı ile ‘Yemen’i Şiilerden Kurtarma Koalisyonu’.
ABD ve bazı Avrupa ülkeleri bu Koalisyon’a destek verdiklerini açıkladılar.
AKP yönetiminde Ankara, “Ben de bu işte varım” dedi.
Suriye’de “Alevi Esad’ı devirme projesi” ile yola çıkıp bunu başaramayanlar şimdi de “Bari Yemen’deki Şiilerden kurtulalım” diyorlar.
Nasıl olsa her ikisinin arkasında Şii İran var.
Tıpkı Irak’ta olduğu gibi.
Üstelik ABD’nin itirafı ile İran’ın bu desteği olmazsaydı Irak Ordusu IŞİD’i Tikrit ve diğer bölgelerden atamazdı.
Belki de yalnızca bu nedenden dolayı Batılı ülkeler nükleer program konusunda Tahran ile anlaşmaya yanaştı.
Çünkü IŞİD’e karşı mücadelesinde Batı, İran gibi önemli bir ülkenin yardımına ihtiyaç duymaktadır.
Çünkü IŞİD’e karşı mücadelesinde Batı, “Sünni” müslüman ülkelerin IŞİD ve benzeri örgütlerin dostu yönetimlerine güvenmemektedir.
Güvenmemekle de haklıdır.
Çünkü Kaide ve Taliban örneğinde olduğu gibi IŞİD, Nusra ve benzeri örgütlerin arkasında da dolaylı-dolaysız bu yönetimler bulunmaktadır.
Çünkü bu ülkelerin tümünde IŞİD üyesi, sempatizanı, hayranı ve destekleyicisi milyonlarca insan var. Üstelik bu yönetimlerin pompaladığı ya da pompalattığı mezhepsel düşmanlık hala birçok çevre tarafından kabul görüyor.
Yani Sünnilik, Şiilik, Alevilik…
Türkiye’de bile piyasası var.
Alıcılar ve satıcılar.
Pazarlayanlar her zaman bulunur.
Önemli olan ödenen komisyondur.
Boşuna bu kadar Koalisyon kurulmuyor.