27 Nisan 2015 - 12:14
Hüsnü Mahalli: Garip bir durum

IŞİD’in Musul’u işgalinden bu yana 10 ay geçti. Başını ABD’nin çektiği Koalisyon güçlerinin uçakları 19 Eylül’den bu yana IŞİD’i bombalıyor.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Yapılan açıklamalara bakılırsa bu bombalamalarda şimdiye kadar yaklaşık 7 bin IŞİD’çi öldürüldü. Ama bütün bu militan ve askeri kayıplarına rağmen IŞİD hala Irak ve Suriye’de çok güçlü ve zaman zaman yeni mevziler kazanıyor. IŞİD bu yeni mevzileri kazanırken Koalisyon güçleri ve bu güçlerin ülkelerinden ciddi bir tavır yok. Bu yetmiyor IŞİD ve onun cihat’daşı Nusra Suriye’de yeni yerler işgal ederken ABD destekli Suudi Arabistan yanına Körfez ülkelerini alarak bir aydır Yemen’i bombalıyor. Onlar ABD uçakları ile birlikte Yemen ordusunu ve müttefiği Şii Husi’leri bombalarken IŞİD ve Nusra’nın fikir babası Kaide yeni şehirler işgal ediyor. IŞİD, Nusra ve Kaide ‘düşmanları’ Irak, Suriye ve Yemen’de eğlenirken bu örgütlerin farklı versiyonları Somali, Afganistan, Pakistan, Nijerya, Libya , Mısır ve daha bir çok yerde çatışıyor ve büyük eylemler için hazırlıklar yapıyorlar. Bu eylem ve saldırılar gerçekleştiğinde Koalisyon ülkeleri yaygarayı koparıyor.

Tıpkı Paris’te olduğu gibi.

Tam bir iki yüzlülük.

Bu örgütleri kuracaksın, istediğin zaman ve mekanda kullanacaksın sonra da ucu sana dokununca kıyameti koparacaksın.

Batı’nın ve onun bölgesel müttefiklerinin tipik karekteri.

IŞİD’çilerin Batı ülkelerine yönelik saldırıları olmazsaydı bu ülkelerin IŞİD, Nusra, Kaide ve benzeri örgütlere olan dolaylı-dolaysız desteği geçmişte olduğundan çok daha fazla devam ederdi.

Çünkü bu örgütleri kuranlar Batılı ülkeler ve onların bölgesel müttefikleridir.

Kurulduğu günden beri Müslüman Kardeşler’in arkasında hep İngilizler olmuş.

Cumhuriyetin ilk yıllarında yaşanan tüm gerici ayaklanmaların arkasında aynı İngilizler vardı.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra devreye ABD girdi ve İslamı ve Müslüman örgütleri kullanma işini kendi tekeline alarak Müslüman ülkelerin yönetimlerine gerekli talimatları verdi.

O yönetimler de her zaman ABD’nin yani CİA’nin talimatlarını en iyi şekilde yerine getirdiler.

Herkes Komünizme, solculara, devrimcilere, laiklere ve hatta liberallere karşı İslamı kullandı.

Kaide, Taliban, El-Şabab ve benzerleri bu amaçlar için kuruldu.

CİA ile birlikte Pakistan, Suudi Arabistan, BAE ve Mısır istihbarat örgütleri tarafından.

‘Arap Baharı’ tezgahında oyunun farklı versiyonları sahnelendi.

Batılı ülkeler ve onların bölgesel müttefikleri ‘Alevi’ Esad’ı devirmek için Suriye’nin üzerine çullandı. Esad direnince bu ülkeler dünyanın dört bir yanından topladıkları on binlerce ruh hastası katili Suriye’ye taşıdılar.

Taşınan bu katiller ile IŞİD, Nusra, ÖSO ve benzeri örgütler kuruldu.

Batılı ülkeler ve onların bölgesel müttefikleri bu örgütlere sınırsız mali, askeri ve siyasi destek verdiler.

Hala de verenleri var.

Örneğin Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye.

Arap ve Batı medyasına göre bu ve başka ülkeler Suriye ve Irak’ta IŞİD, Nusra ve ÖSO’ya dolaylı-dolaysız yardıma devam ediyorlar.

‘Sünni’ olan bu ülkelerin tek amacı : Şii İran destekli Alevi Esad ve Şii Irak yönetimlerini yıkmak.

Aynı slogana sarılan bildik örgütlerin ruh hastası katilleri böylesi büyük destek sayesinde Suriye ve Irak ordularına karşı direniyor, yeni mevziler kazanıyor ve Koalisyon güçlerine el sallıyorlar.

Tam anlamı ile bir rezalet.

Herkes İslamı ve Müslümanlar’ı kullanmaya çok meraklı.

Hem de İslam ve Müslümanlara karşı.

Şii ve Alevilik bu kullanmanın bir boyutu.

57 Müslüman ülkenin haline bakın.

Hemen hemen hepsinde yöneticiler dini kendi iktidarını güçlendirmek ve halklarını kandırmak ve sindirmek için kullanıyorlar.

Bu yöneticiler dinin yasakladığı tüm günahları işliyorlar. Yalan, dolan, talan, rüşvet, hırsızlık, yetim hakkını yemek, faiz parasını cebe indirmek, israfta bulunmak, zalimlere yardım etmek, küstahlık yapmak, başkalarını aşağılamak, insanlar arasında nifak sokmak , riyakarlık…

Alışageldiğimiz ve her gün karşılaştığımız kavramlar.

Türkiye ve müttefiği Müslüman ülkelerde.

Buna da ‘Büyük Cihat’ diyorlar.

Tıpkı IŞİD, Nusra, Kaide ve benzerleri gibi.

Neyse ki bu örgütler 7 Haziran seçimlerine katılmıyor.