Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - Berlin İmam Rıza İslam Merkezi hocası Şeyh Sabahattin Türkyılmaz son Cuma hutbesinde İran'ın dünya üzerindeki etkisi üzerinde durarak aşağıdaki konulara dikkat çekti:
" 2019 yılında dünyanın güvenlığını bozan etkenler adı altında İran aleyhinde çeşitli yerlerde uluslararası konferanslar yapılıyor.
Birinci konferans, Amerika‘nın önderliğinde 60 ülkenın katıldığı Varşova/Polonya’da yapıldı. ABD ve Polonya ortaklığında düzenlenen konferansa İsrail, Suudi Arabistan, Ürdün, BAE ve Kuveyt gibi bölge ülkeleri başta olmak üzere 60 ABD müttefiki katıldı.
Konu; Dünyanın özellikle de Ortadoğu‘nun güvenlığini bozan İran‘a karşı alınması gereken tedbirler. Konferans Bahreyn Dışişleri Bakanı Al Halife'nin bu iki cümlesinde özetlenebilir;
- “İran tehdidi, Filistin davasından daha önemlidir ve İsrail'den daha tehlikelidir“.
- Ve Donald Trump'ın Avukatı Giuilani, İran yönetimini tehdit ederek "Polonya'yı yıllar önce komünist rejimden nasıl kurtardıysak, bugün de İran halkını Tahran'daki rejimden kurtararak orada kutlama yapacağız" demesi bu konferansın sonuç bildirgesi olarak görülebilir.
İkincisi konferans yine Amerika‘nın önderliğinde Almanya’nın Münih şehrinde yapılacak Münih Güvenlik Konferansıdır. Bu konferansta da İran ve Suriye‘nin dünya güvenliğini tehdit ettiği konusunun gündeme geleceği belirtiliyor.
Şimdi vicdan ve akıl sahiplerine sormak gerekir;
Bütün dünya haksız da bir İran mı haklı, herkes yanlış yolda da tek İran mı doğru yolda?!
Uluslararası kuruluşlar, İran’ın aleyhine konferanslar yapıp kararlar alıyorsa, İran’ın geri adım atması gerekmez mi?
Evet! İran haksızdır, çünkü Amerika tarafından oluşturulmuş bir düzen var İran bu düzeni bozmaya çalışıyor.
Güya dünyanın emniyet ve düzeni Amerika’dan sorulur ve dünyanın jandarması Amerika’dır. İran da bu düzeni kabul etmediği için doğal olarak tehlike oluşturuyor.
Amerika’nın kuruduğu bu düzen nedir?
-küresel bir sulta kurmuş ve ülkeleri de müttefik adı altında etrafına toplamış. İran ise bu eksenden ayrılmış ve kendisi bir ezilenler/mustazaflar ekseni oluşturmaya çalışıyor, ayrı bir ifadeyle ilan edilmiş olmasa da bu sulta sistemine kafa tutuyor.
-ABD ve müttefikleri siyasal-okonomik alanlarda liberal/kapitalist bir sistem kurmuş, İran ise bu sömürü sistemine uymadığı gibi sömürülen ülkeleri de uyandırmaya çalışıyor.
-ABD, kültürel alanda batı kültürünü egemen kılınmak istiyor. Bunun karşısında İran, İslam medeniyetini oluşturmaya çalışıyor.
-Diğer alanlarda olduğu gibi ABD “bilim ve teknolojide“ herkesi kendisine bağımlı kılmak istiyor. İran, “biz de yapabiliriz“ sloganıyla ortaya çıkmış emperyal hegemonyanın çarkına çomak sokuyor.
Amerika’nın İran‘ı bozguncu görmesi normal değil mi?
Kur‘an’da buna benzer peygamberler siretinde örnekler çoktur.
Hz. Musa (as), asırlarca insanları sömürüp köleleştiren “ben sizin rabbinizim“ diyen Firavun’un Mısır‘a hakim kıldığı sisteme, düzene karşı geliyor.
Firavun, hz. Musa’yi (as) çok iyi tanıyordu, insanları uyandıracağını, haklarını almaya yönelteceğini, sömürü sistemine karşı ayaklanacağını anlayınca aynı sloganları kullanıyor. “Musa ülkenin güvenliğini tehdit ediyor“, “Musa İsrailoğulları arasına tefrika salıyor“, “Musa sizi dininizden döndermeye çalışıyor“, “Musa büyük tehlikedir“.
Günümüzde ABD de Firavunun taktiğini uyguluyor, İran da hz. Musa (as) siretini takip ediyor.
Şimdi ABD İran’ı dünyanın düzenini ve emniyetini bozan olarak göstermekte haklı değil mi? Firavun’un hz. Musa’ya (as) yaptığının aynısı değil mi?"
16 Şubat 2019 - 14:11
News ID: 929332
Evet! İran haksızdır, çünkü Amerika tarafından oluşturulmuş bir düzen var İran bu düzeni bozmaya çalışıyor.