Reuters haber ajansı tarafından yapılan analizde, İran'ın egemenlik ve ordu direnişinin, Washington ve Tel Aviv'in stratejik inisiyatifini kaybetmesine neden olduğu ifade edildi. Raporda, ABD ve İsrail'in artık savaşın sonucunu belirleme konumunda olmadığı, aksine tamamen tepkisel bir pozisyona sıkıştıkları belirtildi. Ayrıca, savaşın başlangıcından bu yana Trump yönetiminin İran'a yönelik saldırganlığını haklı göstermekte büyük zorluk yaşadığı vurgulandı.
İran Dışişleri Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırganlığını "son 80 yılın en ağır insanlık suçları" olarak nitelendirerek, üniversiteler, hastaneler ve enerji altyapısının hedef alınmasını savaş suçu kapsamında değerlendirdi. Bekayi, ABD ile herhangi bir doğrudan müzakere olmadığını, arabulucularla yapılan mesaj alışverişinin "gerçekçi olmayan talepler" içerdiğini belirtti. Bölge ülkelerine, topraklarını ABD ve İsrail'in saldırganlığına açmama çağrısı yaptı.
İslam Devrimi Lideri’nin Siyasi Danışmanı Amiral Ali Şemhani, el-Meyadin’e verdiği mülakatta İran’ın nükleer programı, askeri kapasitesi ve bölgesel güvenlik anlayışına dair kırmızı çizgilerini açık bir dille ortaya koydu. Açıklamalar, Tahran’ın baskılara karşı geri adım atmayacağını bir kez daha gösterdi.
‘’Sosyal adaleti, ulusal birliğe giden bir köprü olarak görüyordu. Yoksulluğun, işgalden daha tehlikeli olduğuna inanıyordu. Böylece adı, aramızda yokken bile vicdanlarımızda varlığını sürdürdü: Eksik liderliğin, meyvesini veremeden yarıda bırakılmış bir projenin ve yokluğu derinleştikçe kolektif bilinçte büyüyen boşluğun simgesi olarak.’’
Sahadaki gerçeklik, giderek kimlik, mezhep ve coğrafyaya dayalı fiilî bir bölünmeyi yansıtıyor. Geçmişte halk, işgale karşı direnen atalarıyla gurur duyuyor ve birleşik devlet fikrini bu mirasa dayandırıyordu ancak Şam’daki otoriteyi hâlâ meşru gören bazı grupların bile artık bölünme fikrine yaklaştığı görülüyor.
Suriye’nin güneyindeki Süveyda’da Heyet Tahrir eş-Şam’a bağlı geçiş otoritesinin ilan ettiği ateşkes kısa sürede çöktü. Kuşatma altındaki Ulusal Hastane hizmet dışı kalırken, yüzlerce sivilin göç ettiği bildirildi.
İran’ın İsrail rejimine yönelik gerçekleştirdiği kapsamlı istihbarat operasyonu, Tel Aviv’de büyük yankı uyandırdı. Rejim medyası, böylesine kritik bilgilerin sızması ve başarılı bir operasyonun gerçekleştirilmesi karşısında derin kaygılarını gizleyemedi.
Suriyeli iş insanlarının, Avrupa’da İsrailli yetkililerle gizli görüşmeler yaptığını bildiren Suriye medyası, görüşmelerde, İsrail ile ilişkilerin “normalleşmesi” sinyali verildiğini söyledi