5 Şubat 2020 - 06:29
Erdoğan'ın Kırım Hususunda Rusya'ya Rest

Moskova ve Ankara arasında Suriye'nin Kuzeyindeki durum ile anlaşmazlıkları ve ihtilaflarının tırmanması ardından Türkiye Cumhurbaşkanı Kırım yarımadasının Rusya'ya ilhakını tanımadığını, bunun yasa dışı bir girişim olduğunu söyledi.

Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Ukrayna’nın başkenti Kiev’de Marinskiy Sarayı'nda baş başa görüşme ve ardından gerçekleştirdikleri Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantısı sonrasında ortak basın toplantısı düzenledi.   

Ukrayna'nın, Zelenskiy liderliğinde yürüttüğü reform sürecini takdirle izlediklerini belirten Erdoğan, "Değerli dostum, modern ve güçlü Ukrayna vizyonunuzu paylaşıyor ve destekliyoruz. Türkiye olarak Kırım'ın yasa dışı ilhakını tanımadığımızın altını bir kez daha çizmek istiyorum.

Ukrayna'nın egemenliğine ve Kırım dahil toprak bütünlüğüne desteğimizin aynı şekilde süreceğini de teyit etmek istiyorum.

Ülkenin doğusundaki durumun Ukrayna'nın toprak bütünlüğü ve uluslararası hukuk temelinde barışçı ve diplomatik yöntemlerle en kısa sürede çözülmesini umuyoruz." diye konuştu.

Erdoğan, bölgedeki insani krizin sona erdirilmesine yönelik çabaları desteklediklerini dile getirerek bölgenin barış ve istikrarı ile Ukrayna halkının esenliği için kendilerinin de ellerinden gelen katkıda bulunmayı sürdüreceklerini söyledi.

Bu süreçte Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı AGİT Ukrayna Özel Gözlem Misyonunun önemli bir rol üstlendiğini vurgulayan Erdoğan, "Kuruluşundan bu yana Başkanlığı Türk büyükelçiler tarafından yürütülen misyona desteğimiz tamdır." ifadesini kullandı.

Aslında Recep Tayyip Erdoğan'ın Kırım'ın Rusya'ya ilhakı ile ilgili sözleri, her şeyden ziyade siyasi tutum çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bu açıklamaların sahadaki gelişmelere bir etkisi olmayacağı söylenebilir. Fakat Türkiye, bu açıklamalar ile Kremlin'i iki ülkenin ilişkilerinin geleceği hususunda kaygılandırmak istiyor.

 Ancak Rusya da Türkiye'nin Moskova'dan uzaklaşamayacağı bir durumda olduğunu biliyor. Şimdi de 2 yılın aşkın süredir Türkiye ile Batılı ortakları arasındaki ilişkiler iyice gerilmiştir. Öyle ki Türkiye bu süreçte hava savunma sistemleri dahil askeri ihtiyaçlarını karşılamak için Rusya'ya baş vurup bu ülkeden S-300 ve S-400 savunma sistemlerini almaya girişti.

Bu çerçevede Rusya, Türkiye ile işbirliğini arttırarak Türkiye'nin enerji ve turizm sektörünü de etkileme gücüne sahip oldu. Böylece Türkiye ekonomisi Rusya'ya anlamlı bir şekilde bağlı sayılır. Yıllık olarak Türkiye 5 milyon Rus turiste ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca Türkiye'nin enerji ihtiyaçlarının büyük bir bölümü de Rusya tarafından karşılanmaktadır.

Bu yüzden Rusya'nın Türkiye'nin bu girişimi karşısında tutumunu değiştirmeyeceği söylenebilir. Böylece Türkiye de Kırım meselesini Suriye Kuzeyindeki sorunlar hususunda bir koz olarak kullanamayacaktır. Buna ilaveten Türkiye'nin bu durumu kabul edip etmemesi de Rusya'nın Kırım'a yönelik tutumunu etkilemeyeceği kesindir.

Aslında Suriye'nin Kuzeyi de Suriye topraklarının bir bölümüdür ve Suriye hükümetinin hakimiyeti altında olmalıdır. Bu yüzden Türkiye'nin Suriye'nin Kuzeyine yönelik Şam hükümeti ile koordinasyon ve onayı haricinde yapacağı her türlü girişim de bu ülkenin milli egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlalidir.

Böyle bir durumda Türkiye hükümeti de Suriye Kuzeyi ile ilgili herhangi bir girişimde bulunmadan önce Suriye'den çekilme ve bu bölgeleri Suriye hükümetine devretme veya bu bölgelerde kalıp gerginlikleri arttırma arasından birini seçmek zorundadır.


.............
340