Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Küresel düzende BM en önemli aktör sayılıyor. BM Antlaşması'na göre bu teşkilatın en önemli görevi, uluslararası barış ve güvenliği koruyup, yaygınlaştırmaktır.
Suudi koalisyonun Yemen'e yönelik savaşı 26 Mart 2015 tarihinde başladı ve bugün savaşın üzerinden 2 bin gün geçerken, sonu için bir ufuk görülmemekte. Demek ki BM, Yemen'deki çatışmalara son vermek ve barış tesis etmek için kendi esas misyonunu yerine getirememiştir.
Suudi koalisyonun Yemen'e savaş başlattığı günden buna yana, BM Yemen için 3 özel temsilcisi atadı.
Faslı siyasetçi Cemal Bin Ömer, savaşın başlamasından sonra sadece bir sene BM Temsilciliğini yaptı. Nisan 2015'te yerini Moritanyalı diplomat İsmail Valed el-Şeyh'e bıraktı.
Valed el Şeyh şubat 2018 yaklaşık 3 yılın ardından yerini İngiliz diplomat Martin Griffiths'e bıraktı. Ancak bu konu Yemen'de ne savaşı durdurabildi, ne de şiddetini azaltabildi. Başka bir ifade ile BM'nin Yemen temsilcileri, kendi görevlerinde başarılı olmadılar. Bunun da muhtelif nedenleri var.
Birincisi şu ki, aslında BM Yemen savaşında "tarafsız bir arabulucu" olarak rol ifa etmedi. Tarafsız arabulucu ilk adımda Yemen'de savaş ve çatışmaya son vermek için çaba göstermeli ancak BM, çatışmalara son vermeden Yemen'de Washington ve Riyad'ın yazdığı siyasi reçeteyi yürütmeye çalıştı.
Bu bağlamda Yemen'in Tahran Büyükelçisi İbrahim ed Deylemi yaptığı açıklamada BM Temsilcisi Martin Griffths’i, mütecaviz koalisyonun tarafını tutmakla suçlayarak, onun hiçbir zaman tarafsız bir arabulucu olmadığını ve tutumunun İngilizlerin yaklaşımına benzediği için savaşın uzayıp gitmesine yol açtığını kaydetti.
Demek ki bu savaşta BM, Yemen Ulusal Kurtuluş Hükümetinin karşıtları sahasında yer aldı. Bu nedenle, Yemen Ulusal Kurtuluş Örgütü, BM'ye bir arabulucu olarak güvenmedi.
İkinci ve daha önemli neden ise, BM’in başta büyük güçler olmak üzere bazı ülkelerden bağımsız bir varlığa sahip olmamasıdır. BM, siyasi ve mali açıdan ülkeler ve güçlere ciddi biçimde bağımlıdır. BM'nin geçen 2 bin günde yaptığı tek önemli girişim, Suudi Arabistan'ın ismini çocuk haklarını ihlal edenler kara listesine almasıydı, ancak bu da tam anlamı ile gerçekleşemedi çünkü BM siyasi olarak ABD'nin baskısı ve mali olarak da bazı zengin Arap ülkelerinin baskısı altında kaldı ve sonunda Suudi Arabistan'ın ismini kara listeden çıkarmak zorunda kaldı.
Aslında BM, burada bir hukuk teşkilatı gibi davrandı. Ancak Batılı güçler ve müttefiklerinin siyasi menfaatlerinin etkisinde kaldı. Bu da, Yemen örneğinde oldukça net gözüküyor.
Bu duruma göre, Yemen Ensarullah Hareketi Siyasi Büro Genel Sekreteri Fazl Abu Talib, Yemen milletinin tecavüz ve abluka karşısındaki direnişinin 2 bininci günü dolaysıyla Sana'da siyasi grup ve partiler ile düzenlenen toplantı sırasında yaptığı açıklamada, Yemen'e karşı saldırılar ve ablukanın, uluslararası ve BM'nin işbirlikçiliği ile devam ettiğini, bu işbirlikçiliğin saldırganları savaş ve insanlık suçu işlemeye devam etmeye özendirdiğini kaydetti.
Aslında, BM'nin etkin şekilde görevini yerine getirmemesi, Yemen savaşının uzaması ve 2 bin gün geçmesine yol açan önemli etkendir./
342/