Dünya Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Bazıları söz ve davranışlarıyla Ehlibeyt’i (a.s) tekelleştirip onların öğreti boyutlarının sadece bir kısmının dikkate alınmasını hedefliyorlar. Halbuki Ehlibeyt (a.s) kapsamlı ve kuşatıcı örnektir ve biz İslam’ın hakikatlerinin gerçeklik bulması için onlardan en güzel şekilde yararlanmalıyız.
- Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri, Sekreter Yardımcısı ve Kurultay çalışanları “Şafakta On Gün” münasebetiyle 9 Şubat 2021’de İmam Humeyni’nin (r.a) türbesi ve İslam şehitlerinin kabirlerini ziyaret etti. Bu merasimde kurultay müdür ve çalışanları İmam Humeyni’nin (r.a) kabrine çelenk takdim ederek saygı duruşu yaptılar ve İslam İnkılabının büyük mimarıyla misak yenilediler.
Bu merasimde Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani şunları dile getirdi: İran İslam İnkılabının üç rüknü vardır: Birinci rüknü tüm boyutlarıyla İslam’ın kuşatıcılığının tanıtılmasıdır. Özellikle bu boyutlardan birisi rahmetli İmam (r.a) tarafından ihya edilen sömürü ve diktatörlük karşıtı olmaktır. İkinci boyutu rehberliktir ve günümüzde Yüce Rehberlik Makamı, rahmetli İmam’ın yolunun sürdürücüsüdür. Üçüncü boyutu halk ve millettir.
İslami nizam ve düzen cumhuriyet kalıbında tanımlanmış ve kanuni esasi, nizamının içeriğini İslamiyet olarak tanıtmıştır. Dolayısıyla İmam Humeyni’nin (r.a) idealleri esasınca akılcılık ve maneviyatla nizamı ihya etmeliyiz ve çeşitli alanlarda adalet yolunda adım atmalıyız. Ülkenin en uzak noktasında yaşayan halkın hissedip duyumsayacağı şekilde adaletin kapsayıcı olması gerekir. Dolayısıyla nizamın güvenlik kaç sayısının arttırılması için bu üç rüknünü güçlendirmeliyiz.
Bazıları söz ve davranışlarıyla Ehlibeyt’i (a.s) tekelleştirip onların öğreti boyutlarının sadece bir kısmının dikkate alınmasını hedefliyorlar. Halbuki Ehlibeyt (a.s) kapsamlı ve kuşatıcı örnektir ve biz İslam’ın hakikatlerinin gerçeklik bulması için onların sözlerinin güzelliklerini tanımak kaydıyla onlardan en güzel şekilde yararlanmalıyız. Biz Ehlibeyt’in (a.s) kelamını ihya etmekle görevliyiz. Tebliğciler, yerel kuruluşlar ve ilmi çalışmalar aracılığıyla bu önemli vazifeler kurultayın sorumluluğuna bırakılmıştır, bunun için faaliyetlerin Ehlibeyt (a.s) mektebi doğrultusunda olması gerekir.
Teşeyyü tarihinde temel rükün unvanında Gadir-i Hum’un iki önemli öğretisi vardır. Bunlardan birisi insanların en iyisi ve en mükemmelinin toplumu yönlendirmesi ve ikincisi ise İmam Humeyni’nin (r.a) Gadir hadisesinden çıkarsamasıdır, yani Gadir, toplumun kendi yazgısını belirlemesi için gelmiştir ki toplumun kendi yazgısını belirlemesi de güvenlik kaç sayısını yukarı çıkartır. Hatırlatılan bu üç rükün güçlendirilirse kesinlikle
nizam kendi ideallerine ulaşacaktır. Bu üç rüknün her hangi birisisinin zarar görmesi nizamın zayıflamasına sebep olur ki nizamın bu üç rüknünün zayıflatılması haramdır.
Ümitsizliği ve düşmanların halkla mesullerin arasını açması için gayretlerini üç güç organı aracılığıyla hizmet ederek yok etmeliyiz. Düşmanlar nizamın edinim ve kazanımlarının eşine az rastlanır olduğunu itiraf etmiştir, ne var ki bu, ideallerimizin tamamına ulaştığımız anlamına gelmez. İlmi ve askeri gelişimde çok ilerledik, ama adalet bölümünde çok çalışılması gereklidir. Dolayısıyla meclis, devlet ve yargı İslam nizamı ayarında olmalıdır. Modernizmden geçilip postmodernizmin gerçekleştirilmesi söyleminin olduğu günümüz dünyasında İslam’ın hükümet etmek için programının olduğunu ispat etmesi Rahmetli İmam’ın hüneriydi.
Bazıları nizamın işlevselliği, meşruluğu ve kalıcılığını yok etmek için komplo peşindeydi ve bu doğrultuda pek çok engel icat ettiler, ama Allah’ın yardımıyla İran halkının derin bakışı, İnkılap Rehberinin İslam maarifini kapsamlı derki ve İmam Humeyni (r.a) ve Yüce Rehberlik Makamının cesur ve hikmete dayalı liderliğiyle bunların tamamı geride bırakıldı ve bu gün İnkılabın ikinci adımı olan yeni bir dönemdeyiz. İkinci adımın gerçekleşmesi için ilmi açılardan ilerlemek zorundayız. Keza ahlak, maneviyat, adalet, iktisadi fesatlarla savaşım ve keza İslam medeniyetine ulaşılmasının yazılımı olan Ehlibeyt (a.s) mektebi ekseni esasınca yaşam tarzında ileri atılmalıyız. Çünkü Ehlibeyt (a.s) mektebi esası üzerine kurulan yaşam tarzının kuşatıcılığı vardır ve insan hayatı alanlarının tamamını kapsar.
İran İslam İnkılabı bu gün dünyada İslam ümmetinin vahdeti için bir kanal olabilir ve siyasi ve sosyal sahada nüfuz edilemeyecek bir güce ulaşılması mümkündür, ne var ki yapılması gereken işler çoktur ve her birimizin kendi vazifesine doğru amel etmesi gerekir.
Akılcılık, maneviyat, adalet ve direnişin simgesi İslam inkılabının dünyaya ulaştırılması gerekir. “Direniş”, General Kasım Süleymani’yle gerçekleşti ve bu yolun genişletilip devam ettirilmesi gerekir. Bu fırsat bize verilmiştir ve biz kendimizi ve başkalarını yetiştirerek İmam-ı Zaman’ın (a.s) zuhur alt yapısını hazırlamalıyız.
...........................
167