2 Mart 2021 - 10:21
Ayetullah Ramazani: “Sahifeyi Seccadiye” Tüm İnsanlığın Mirasıdır / Muhammed Abdüssettar Es-Seyit: İslamofobi Tebligatı Karşısında “Nehcü’l-Belaga” ve “Sahifeyi Seccadiye” Anlam ve

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri 23 Şubat 2021’de Suriye ziyaretinde Suriye Arap Cumhuriyeti Vakıflar Bakanı Dr. Muhammed Abdüssettar Es-Seyit”le görüştü.

Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri 23 Şubat 2021’de Suriye ziyaretinde Suriye Arap Cumhuriyeti Vakıflar Bakanı Dr. Muhammed Abdüssettar Es-Seyit”le görüştü.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri bu görüşmede tekfir teröristlerin karşısında direniş gösterdiği için Suriye devleti ve milletine teşekkür ve takdirlerini sunarak şöyle dedi: Suriye halkı ve Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Beşşar Esed dimdik ayakta durmakla direniş kelimesine hak ettiği anlamı verdiler. Kendini Suriye’nin dostu ve kardeşi bilen İran da bu direnişi desteklemektedir.

“Bizim İslam’ımız rahmanidir, ne var ki sadece rahmani İslam yeterli değildir ve rahmaniyetin yanında direnişin de olması gerekir” noktasının açıklanmasının zorunluluğuna tekit eden Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri şöyle dedi: Peygamber Ekrem (s.a.a) Rahmetü’l-li’l-Alemin’dir (Alemlere rahmettir), ancak rahmet İslam’ın bir boyutudur ve İslam’ın boyutlarından bir diğeri direniştir.

Ayetullah Ramazani: Maalesef ortaya çıkan yeni dini akımların bazıları dinde ifrata gitmekle ve “IŞİD” gibi isimler altında gerçek İslam’ın karşısında yer almıştır. Bu akımlar İslam adıyla gerçekte Siyonizm akımını güçlendirmiştir. Bu akımlarla mücadele etmek için birlikte ve tek bir vücut olmalıyız ve direnişin yanında rahmani İslam’ı güçlendirmekle Müslümanların düşmanların karşısında çok daha güçlü olması için bilim, teknoloji ve hatta askeri alanlarda Müslümanların gücünü arttırmalıyız. Çünkü Müslümanlar direniş yolunda yeterli bilime ve kabul edilen askeri güce ulaşmazlarsa İslam düşmanları direniş eksenini zayıf görüp İslam’ı yok edecektir.

Allah’a hamdolsun ki biz bilim ve teknoloji alanlarında pek çok başarıya ulaştık. Son aylarda “Korona İran Aşısının Yapımı” adı altında büyük bir tıbbi gelişme gösterime sunuldu ve bu aşı, İngiltere ve Fransa örnekleriyle yarışabilecek nitelikte. İranlı bilim adamı tarafından bu gelişmiş aşıya ulaşılması direniş ekseninde bilimsel ve tıbbi yapının güçlendirilmesinin örneklerinden biridir.

Sahifeyi Seccadiyedeki dualar sadece Şialara ve hatta Müslümanlara bile has değil, daha ötesi insanlığın tamamı bu dualardan yararlanabilir.

Birkaç dile hakim olan Alman filozofu Annemarie Schimmel hatta hastanede yatan annesinin yanında bile Sahifeyi Seccadiyenin Almanca tercümesinden el çekmedi. Bu tercüme günümüzde Almanca dilini kullananların elleri altındadır ve Almanya’da Müslüman olmayanlar ve Avrupalılar bile bu kitabı yoğun ilgiyle karşılamıştır.

Sahifeyi Seccadiye’de var olan ahlaki ilkeler, beşeriyetin tamamı için ahlaki altın kurallara sahiptir. Nitekim Allah Teala Kur’an ayetlerinde “İnsanlara güzel söz söyleyin” buyruğuyla sadece Müslüman ve müminleri muhatap almaz, daha ötesi bu tabir insanların tamamını kapsar.

Ehlibeyt’in (a.s) duaları da Müslüman ve gayri Müslim olmak üzere beşeriyetin tamamını kapsar. Örneğin Mübarek Ramazan Ayı duasında şöyle buyrulmuştur: “İlahi fakirlerin tamamını zenginleştir! İlahi açların tamamını doyur! İlahi hastaların tamamına şifa ver!” Görüldüğü gibi bu dualar beşeriyet arasında sınır ve hudut tanımamıştır. Dolayısıyla biz de beşeriyetin ilahi nimetten yararlanması için cihanşümul ahlaki ilkeleri en güzel şekilde insanlık alemine açıklamalıyız.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Suriye Vakıflar Bakanının nesebine işaret ederek şu hatırlatmayı yaptı: Sizin İmam Seccet’ın (a.s) pak zürriyetinden olduğunuzu öğrendim. Sizin Ehlibeyt (a.s) nesebine nispetinizi tebrik ediyorum.

Suriye Vakıflar Başkanı: Sizin Derin, İnce ve İçerik Dolu Açıklamalarınıza Katılıyorum

Dr. Şeyh “Muhammed Abdüssettar Es-seyit” de bu görüşmede Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri ve eşliğindeki heyete hoş geldiniz demenin yanında şu açıklamada bulundu: Ben de Peygamber Ekrem (s.a.a) ve Ehlibeyt’in (a.s) pak nesebinden olduğum için iftihar ediyorum.

Biz geçen yıl “Sahifeyi Seccadiye Konferansı” düzenlemeyi başardık ve bu konferansı düzenlememizin sebebi bu kitap içinde var olan duaların içeriğinin önemiydi.

Ben sizin derin, ince ve içerik dolu açıklamalarınıza katılıyor ve şu noktayı teyit ediyorum: Sahifeyi Seccadiye’nin dini ve mezhebi sınırları yoktur ve beşeriyetin tamamına aittir. Bu kitaptan yararlanmanın özel zaman ve mekanı da yoktur.

Nehcü’l-Belaga ve Sahifeyi Seccadiye bizim ihtiyarımızda olmasaydı İslami bilim ve maarifinde – özellikle dualar alanında – hali hazırdaki konuma ulaşamazdık.

İslami övülmüş ahlakı görmezlikten gelip Müslümanları terörizm ve huşunetle suçlayan düşmanların girişimleri karşısında bu içerik ve anlamların yayılması gerekir.

İslam’da direniş unsurunun görmezlikten gelinmesi tamamen yanlış bir yorumdur ve rahmani İslam’da kabul edilemeyecek bir tefsirdir. Nitekim Peygamber Ekrem (s.a.a) Ebu Talib Mahallesinde ve keza Mekke’den Medine’ye hicrette İslam’da direnişin gerçek anlamını tanıtmıştır.

Günümüzde bazı Arap ülkelerinin “Bizim dinimiz rahmani bir dindir ve diğer dinlerle – örneğin Yahudilerle – kardeşçe yaşamalıyız” deliline dayanarak Siyonist rejimle ilişkilerini sıradanlaştırdığını görüyoruz. Bu istidlal tamamen yanlıştır.

Öncelikle Allah Teala açıkça Yahudi’yi İslam’ın düşmanı tanıtıyor ve ikincisi Yahudiler sizi ve sizin Peygamberinizi kabul ediyorlar mı ki siz Arap ülkelerinin başkanları, Siyonistleri kardeş olarak kabul ediyorsunuz? Onlar Müslümanları terörist bilmeye devam etmiyorlar mı?

Kendi dinlerini tahrif eden Yahudileri nasıl kardeşimiz biliriz? Filistin ve Mescidü’l-Aksa’yı Müslümanlardan alan ve tahrif edilmiş Yahudiliği tebliğ eden Siyonistleri nasıl kardeş kabul edip onlarla ilişkileri sıradanlaştırabiliriz?

Direnişin anlamını bilmemiz gerekir. Nebilerin kendi zamanlarındaki müstekbirlerin karşısında durmaları, bizlere günümüz müstekbirlerinin karşısında direnmenin hakikatini ortaya koymaktadır.

Allah’a hamdolsun ki İmam Humeyni (r.a) zamanından İslam İnkılabı Rehberi İmam Hamanei’nin zamanına kadar İran İslam Cumhuriyetinin ilerlemesi Müslümanların ve direniş ekseninin övünç kaynağıdır.

Bu gün İran İslam Cumhuriyetinin bilimsel ve askeri gücü bundan böyle Saddam gibi kimselerin bu ülkeye tecavüz edememesinin sebebi oldu. İran askeri alanda kabul edilebilir bir güce ulaşmıştır ve başka sahalarda da İran’ın gelişmelerine şahidiz.

Ümit ediyoruz ki İran ve Suriye arasındaki kardeşlik irtibatları gün geçtikçe daha da güçlenir. Bizim aramızdaki birlik ve kardeşliğin şifresi Kur’an ve Peygamber Ekrem’dir (s.a.a).

..........................
167