5 Mart 2021 - 14:00
Aynel Esed Üssünün Vurulması

3 Mart Çarşamba günü sabah saatlerinde Amerika'nın Irak'ın Batısındaki El Ambar eyaletinde bulunan Aynel Esed üssü füze ile hedef alındı. Bu füzeli saldırıda bir Amerikan subayı ve 2 de Amerikan askeri öldürüldü. Amerika hükümeti ise bu saldırıya kesin karşılık vermek için acele etmeyeceklerini belitti.

 Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Aslında daha önce de Irak'taki Amerikan üsleri hedef alınmıştır.  Özellikle de son yılda  Amerika büyükelçiliği ve diğer askeri merkezleri Irak genelinde peyderpey saldırılara uğramıştır.  Bu saldırılar hususunda birçok nedene işaret etmek mümkün. Ancak en önemli faktörleri dört başlık altında ele almak mümkün. 

İlk faktör,  Amerika'nın Irak'ta sergilediği  davranış modelidir.  Amerikan askerleri defalarca Irak egemenliğini ihlal etmiş, kimi Irak askeriyesine bağlı kişileri ve direniş komutanlarını bile şehit düşürmüştür. Bunun doruk noktası ise 3 Ocak 2020 tarihinde yaşanmıştı. Bu bağlamda Amerika eski başkanı Donald Trump'ın talimatı ile  İran İslam Cumhuriyeti Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Kuvvetleri komutanı General Kasım Süleymani  ve Irak gönüllü güçleri Haşdi Şabi başkan vekili Ebu Mehdi Mühendis  3 Ocak 2020'de suikaste uğrayarak şehit düşürüldü. Bu cinayetin ardından   birçok analist ve hatta kimi Amerikanlı resmi ve gayrı resmi şahsiyet, Irak'ın artık Amerikalı askerler için güvenli olmadığını açıkça dile getirdi.  Buna ilaveten  Amerikalılar Irak topraklarını direniş güçlerine veya Suriye hükümet güçlerine saldırmak için de kullanıyor.  Bu doğrultuda   Amerikan savaş uçakları, geçen Cuma sabahında  Irak sınırında bulunan Suriye'nin Bukemal bölgesindeki direniş güçlerine saldırıp  bir direniş mücahidini şehit düşürdü ve dört kişiyi de yaraladı.  

İkinci faktör   Irak'ta Mustafa El Kazımi hükümetinin davranış modelidir.  Bu hususta El Kazımi hükümetine yönelik  iki konuda eleştiriler söz konusudur.  İlk eleştiri, 5 Ocak günü onaylanan Irak parlamentosunun Amerikan askerlerinin  ülkeden çıkarılması doğrultusundaki kararının  El Kazımi hükümeti tarafından ciddi bir şekilde takip edilmemesidir.  El Kazımi Çarşamba günü yaptığı açıklamada Aynel Esed üssüne yönelik saldırıyı eleştirdi ve şöyle bir açıklamada bulundu: " Amerikan güçleri  Irak hükümetinin talebi üzerine buraya gelmişler.  Biz de  Amerika ile stratejik diyaloglara giriştik. Bunun sonucu koalisyon güçlerinin yüzde 60'ının ülkeden çekilmesi oldu. Bunu dille yaptık silahla değil. "

 Aslında buradaki asıl husus  El Kazımi açıklamalarının Amerika'nın Irak'taki askeri varlığını istemeyen gruplar için inanılır olmamasıdır. Bir başka eleştiri noktası da El Kazımi hükümetinin  şimdiye dek  Amerika büyükelçiliği ve askeri merkezlerine saldıran grupları bulamamasıdır.   El Kazımi bu saldırılara güvenlik veya hukuki açısından ziyade siyasi olarak bakıyor ve sırf kimi direniş gruplarını suçlayıp bu tutumunu tekrarlayarak  Irak'ın yabancı aktörlerin çatışma sahasına dönüşmesine müsaade etmeyeceğini iddia ediyor.   El Kazımi Çarşamba günkü konuşmasında şöyle dedi: " Halka karşı milli ve ahlaki sorumluluğumuz  silah mantığının hükümet mantığına üstünlük kurmasına müsaade etmememizi gerektiriyor. "

Üçüncü faktör ise Irak'ta birçok silahlı grubun olmasıdır.  Son yirmi yılda  gerçekte Amerika'nın 2003 Irak saldırısının ardından Iraklıların çoğu silahlandılar.  Şimdi de silahlı olan nüfusun çoğu bu silahları kullanmıyorlar. Ancak bir bölüm de farklı silahlı yapılanmalar çerçevesinde gruplara dahil olmuşlardır.   Bu yüzden  hükümetin, Haşdi Şabi Örgütü ve kimliğe sahip Iraklı grupların kontrolü dışında gruplar oluşmuştur. Ancak bu grupların hepsi Amerika'ya karşıdırlar ve büyük ihtimalle de Amerika büyükelçiliği ve askeri üslerini hedef almışlardır. 

Dördüncü faktör, kimi Iraklı silahlı grupların Amerikan askerlerinin ülkeden çıkışına kayıtsız kalmasıdır. Bu gruplar aslında kimi başka gruplara ve dış aktörlere bağlıdırlar. Bunlar Irak direniş gruplarını ve İran İslam Cumhuriyetini Irak güvenliği için tehdit olarak göstermeye çalışıyorlar.  Bu gruplar ve ülkeler açısından   bu amaca ulaşmak için  en iyi yöntem  Amerikan askeri merkezlerine ve büyükelçiliğine saldırmaktır. Çünkü böylece İran ve Amerika ve Irak direniş güçleri ile Amerika arasındaki husumetten yararlanabilirler. Böylece bu saldırıları İran ve Haşdi Şabi'ye havale etmek istiyorlar. 

Son nokta ise  bu saldırıların kimler tarafından saldırıldığı bir kenara bırakılsa bile  bu saldırıların temel sonucunun  Irak'ta hükümetin konumunun zayıflamasıdır. Öyle bir hükümet ki zaten mevcutta da kırılgan bir durum yaşamaktadır. 

342/