Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA – Suudi Arabistan bütçesi ile ilgili olan bildiride Riyad hükümetinin 45.58 milyar dolar kadar askeri alana para ayırdığı açıklandı. Bunun da 2021 yılındaki askeri bütçeye göre yüzde 10 düşüş yaşadığını söylemek mümkün. Esasında Suudi Arabistan'ın askeri bütçesinden söz edildiği zaman bu ülkenin Batılı ülkeler özellikle de Amerika'dan askeri silah alımı için ayırdığı masraflar ve bütçe kastedilir. Çünkü bu ülke hiçbir şekilde her hangi bir silah ve askeri teçhizatı yerli olarak üretememektedir.
Suudi Arabistan'ın ağır silah alımlarından güttüğü temel amaç bu ülkedeki hakimiyet yapısını korumak ve Batılı ülkelere dayanarak egemenliğini devam ettirmektir.
Amerika eski başkanı Donald Trump ise bu hususta defalarca Suudi Arabistan'ın Amerika'nın yardımları olmadan ayakta duramayacağını vurguladı. Donald Trump ABD başkanlık seçimlerinin ilk turundan önce seçim kampanyası konuşmasında bu konuya değinerek açık bir şekilde şöyle demişti: "Suudi Arabistan Amerika talebi üzerine dolar ve altın harcamak zorundadır. Amerika'nın desteği ve korumasının bedelini serveti ile ödemek zorundadır.”
Donald Trump ABD başkanlığı döneminde 450 milyar dolar değerinde olan ticari ve askeri anlaşmaları Suudi makamlar ile imzaladı. Amerika sadece 2015 ila 2021 yılları arasında Suudi Arabistan'a 64 milyar dolar kadar askeri teçhizat sattı. Bu yüzden son yıllarda Suudi Arabistan'ın imzaladığı ağır sözleşmelerden hareketle bu ülkenin askeri bütçesini azaltmasının çok dikkat çekici ve önemli olduğu, Riyad’ın ekonomik sorunlarından kaynaklandığı ve bu ülkenin belki de siyasi yaklaşımlarının değiştiğini gösterdiğini yansıtmaktadır.
Riyad son yıllarda önemli oranda bütçe açığı sorunu da yaşadı. Bunun başlıca nedeni ise petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, ekonomik kriz ve koronavirüs pandemisi olmuştur. Ancak bu ülkenin ekonomisini yıpratan hususlardan biri de Suudi Arabistan'ın Yemen'e karşı diğer bazı ülkelerin işbirliği ve Amerika’nın desteği ile 2015'te başlattığı ve halen devam ettirdiği yıpratıcı ve sonuçsuz savaş olmuştur.
Suudi Arabistan bu savaşla iligli yaptığı hesap hatası ile 7 yıl süren bu savaşta istediği hedefe ulaşamazken üstelik imajını bozmadan savaşı bitirmede çaresiz kalmıştır. Sonuçta Suudi Arabistan'ı feci bir yenilginin beklediği söylenebilir.
Halihazırda Suudi Arabistan bu kesin yenilgiden kurtulmak için diğer ülkelere sığınmaya çalışırken bölgeye yönelik siyasetlerini de gözden geçirerek revizyona gitmek zorunda kalmıştır. Bu yüzden temel değişikliklere gitmiştir. Bölgeye yönelik yaklaşımını bir şekilde değiştirmesi gerektiğinin farkına varan Riyad yönetimi halihazırda komşuları ile ilişkilerini düzeltmek istiyor; bu yüzden Umman siyasetine benzer dengeli bir siyaset izlemeye çalışıyor.
Nitekim son dönemlerde Suudi Arabistan veliahdı Muhammed bin Selman, Fars Körfezi kıyı ülkelerine dönemsel ziyareti sırasında bu yaklaşım çerçevesinde hareket etmeye başlamıştır. Bu nedenden dolayı Suudi Arabistan'ın askeri bütçesini azaltması zoraki bir durumun sonucu olduğu ve bizzat Riyad’ın benimsediği bir siyaset olmadığını söylemek gerek. Bu da Suudi Arabistan'ın zafiyetlerinden dolayı böyle bir yaklaşıma geçmesini gösteriyor./
342/