İran dışişleri bakanlığı sözcüsü Nasır Kenani Cumartesi günü, siber ortamdaki kişisel sayfasında yayınladığı bir tweet'te şunları yazdı: "Fransa'da protestocuların, özellikle de kadınların bu ülkenin polisi tarafından şiddetle bastırıldığı sahneleri görünce, bu soru hala kamuoyu tarafından gündeme getiriliyor. Avrupa, Kanada ve Avustralya'nın feminist kadınları nerede ve Fransız protestocu kadınlarının haklarını destekleyen kitlesel konserlerinden neden haber yok?" Son günlerde, Fransız hükümetinin emeklilik yasası değişiklik tasarısını sonuçlandırmak için bu ülkenin parlamentosunu es geçme ve baypas etme eyleminin ardından, Fransa'da kadınların da önemli bir rol oynadığı büyük bir grev ve protesto dalgası başlatıldı. Aslında Fransa, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Başbakan Elizabeth Bourne'un, hükümetin Ulusal Meclis'in onayı olmadan bir yasa tasarısını onaylamasına izin veren mekanizma olan Anayasa'nın 49.3 Maddesini uygulamaya karar vermesinden bu yana aralıksız protestolarla karşı karşıya. Fransa İçişleri Bakanlığı 23 Mart'ta emeklilik yasası reformlarına karşı ülke çapında bir milyondan fazla protestocunun gösteri düzenlediğini duyurdu, ancak Le Monde gazetesi protestocu sayısını 1,2 milyon olarak verdi ve Fransa'nın en büyük sendikası CGT, protestocu sayısını 3,5 milyon olarak açıkladı. Bu gösteriye şiddet eşlik etti ve onlarca gösterici ve polis yaralandı ve aralarında önemli sayıda Fransız kadının da bulunduğu yüzlerce kişi tutuklandı.İran dışişleri bakanı sözcüsünün Fransa'daki yaygın protestolara ve kadınların protestolardaki güçlü rolüne ilişkin batılı kadın bakanlara sorduğu soru, kendilerini kadın hakları savunucusu olarak tanımlayan bakanların Fransa'da kadınlara yönelik baskıya neden tepki göstermediği sorusu. Halbuki bu kadınlar haklarını savunuyorlar ve Macron hükümetinin zorlayıcı ve zorbalığa dayalı eylemlerine karşı çıkıyorlar, buna neden tepki gösterilmediği sorgulanmalı. Aynı kadın bakanlar, İran'daki son olaylarda İranlı kadınların haklarının savuculuğuna soyunmuş , açıklama ve konuşmalarında kadın haklarının yaygın şekilde ihlal edildiğini defalarca ileri sürmüşlerdi.
Bu arada batılı ülkelerde kadın haklarını savunan kadınların durumuna bakıldığında, bu ülkelerdeki kadın ve kız çocuklarının kötü bir durumla karşı karşıya olduğu ve insan haklarının hiçe sayıldığı görülüyor. İnsan hakları alanında Batılı liberal sloganların başlıca sahiplerinden biri olan Fransa'nın durumu kadın ve kadın hakları alanında iyice düşündürücüdür. Fransa İçişleri Bakanlığı'nın 2021 kadın cinayeti istatistiklerine ilişkin yayınladığı rapora göre, kocası tarafından öldürülen kadın sayısı %20 arttı. 2020 ile 2021 arasında bu ülkede aile içi şiddet %21 arttı ve bunun çoğu fiziksel şiddetten kaynaklandığı belirtildi. 2022'de kaydedilen 208 bin aile içi şiddet vakası, şikayetçinin karakola veya jandarmaya gittiği vakaların sayısıdır ve karakola gidilmeyen şiddet olayları da bu rakamlara eklenmelidir.
Ayrıca Fransız toplumunu endişelendiren bir diğer konu da işyerlerinde cinsel taciz vakalarının çok olması. Aynı zamanda birçok batılı ülkede olduğu gibi Fransa'da da özellikle istihdam ve sosyal haklar açısından kadınlara karşı açık bir ayrımcılık söz konusu ve eşitsizliğin güçlü şekilde var olmasıdır. Bu ülkelerde maaş ve istihdam konusunda kadınlara karşı açık bir ayrımcılık var. Genel olarak kadının reklam işlerinde bir araç olarak kullanılması, aile kurumuna yönelik tehdit haline gelmiştir. Her türlü anormalliklerin yaygınlaşması ve kadınların özgürlük biçiminde baskı ve cinsel sömürüye maruz kalması, hangi koşulda olursa olsun eşit çalışma koşullarında eşit olmayan ücretler bu eşitsizlikler arasında yer alıyor. Kadınların fiziksel ve zihinsel güçlüklere maruz kalması, güvenli olmayan çalışma ortamları ve eğitim baskıları, kadınlara yönelik taciz ve tecavüz ile işyerinde ve okulda cinsel baskılar, ırk ayrımcılığı, kadın mahpus sayısındaki artış ve kadın hakları ile ilgili her türlü ihlal, kürtajın yüksek yüzdesi, yoksulluk, fuhuş ve kadın ticaretinin yaygınlığı Fransa da dahil olmak üzere, Batı'da kadın haklarının hiçe sayılmasının bir tezahürüdür.
342/